Metin Türel’i tanımak…

Şanslı insanlardanım.

Yaşattığı şampiyonluk süreci, devamında yine kulübün kötü duruma düştüğündeki taşın altına gövdesini koyması unutulur mu ?

Demirspor’un başı ne zaman dara düşse kayıtsız şartsız koşardı.

Demirspor’un eski binasının arkasındaki küçük sahada takımını çalıştırırdı. Daha sonra şimdi ki Demirspor’un tesislerinin hemen yanındaki yani nehre yakın bölümdeydi idman sahası; orada da takımı çalıştırırdı.

İlk tanışmamız, göz temasımız sulardaki minik sahada çalıştırırken olmuştu. O zaman yönelteceğim soruları not defterime yazmıştım. O sinirli Metin Türel, sorularımı dinleyip hepsini de yanıtlamıştı. Tabi karşınız da Metin Türel gibi sinirli ve disiplinli teknik direktör olunca dikkat etmeniz gerekiyordu. Yani dünyalar benim olmuştu. Zira ilk haberimdi. O tarihten sonra bir teknik direktör değil de bir ağabey gibi davrandı bizlere. Ancak futbolcularına o kadar şefkatli değildi. Ama bir özelliği vardı ki çalıştırdığı takım 90 dakika mücadele ederdi.

Demirspor’un son kez Süper lige çıktığında takımın başındaydı. O tarihten itibaren henüz Süper Ligi göremedik.

Dün, Demirspor camiasında bir çok kişiyle telefonda Metin Türel’i konuştum. İnanın hepsi ağlamaklıydı.

Adana’dan gittikten sonra da burayla bağlantısını koparmadı. En azından Merhum Orhan Demirdal’ı anma törenlerinde gelir konuşma yapardı. Tabi fırsat Demirsporlu dostlarıyla da kısa süreli de olsa sohbet etme imkanı bulurdu.

Metin Türel hayata gözlerini yumdu ama hep kalbimizde yaşayacak. Öyle bir derin iz bıraktı ki kapanmayacak cinsten.

Metin Türel, iyi bir insan, iyi bir ağabey , iyi bir dost ve büyük Demirsporlu idi. Onu tanıma, sohbet etme, röportaj yapma fırsatını yakalayan şanslılardanım. Metin hocadan ben de çok şeyler öğrendim.

Üzüntümüz çok büyük…

Işıklar içinde uyu Büyük Demirsporlu…Seni unutmayacağız…