Ofiste oturduğum sırada bir arkadaşım odama geldi ve “Orkun Parsak ile röportaj yapar mısın?” dedi. Ben de “Olur” dedim ve kendisiyle buluştuk.
Beni bilirsiniz, patavatsızın önde gideniyim; ilk sorumla başladım:
HAŞARI ÇOCUK: ASKİ’deki işlerin tamamını siz mi alıyorsunuz? İddialar bu yönde.
ORKUN PARSAK: Tabii ki anlatayım. 2019 yılında, Zeydan Başkan’ın büyükşehir belediye başkanı olduğu ilk dönemde, diğer avukat arkadaşlarla birlikte ASKİ’deki vekaleti alan avukatlardan biriyim. Şu anda tam sayıyı net hatırlamamakla birlikte, yaklaşık 70 civarında ASKİ’nin icra takiplerini yürüten sözleşmeli avukat bulunmaktadır. Bu avukatlar ASKİ’den herhangi bir maaş ya da akdi vekalet ücreti almamaktadır. Yani ASKİ tarafından tarafımıza doğrudan herhangi bir ödeme yapılmamaktadır. Aldığımız tek ücret, borçlunun ödediği karşı vekalet ücretidir. Kısacası, ASKİ’den cebimize 1 TL dahi para girmemektedir.
HAŞARI ÇOCUK: ASKİ’den ihale alıyor musunuz?
ORKUN PARSAK: ASKİ’nin icra işlerini yürüttüğümüz için, örneğin bir borçlunun 10 bin lira borcu varsa, bu borcun karşı vekalet ücreti ne kadar çıkarsa, o tutarı ASKİ bizim adımıza tahsil eder. ASKİ, bu ücretleri her ay toplar ve ödemeleri başlarda oldukça geç yapıyordu — bazen bir yıl, bazen sekiz ay sonra ödeme yapıldığı oluyordu. Süreyi tam hatırlamıyorum ama gerçekten çok geç ödüyordu. Daha sonra, büyükşehrin ve ASKİ’nin ekonomik durumu düzeldikçe bu ödeme süreleri de yavaş yavaş kısaldı. Şu anda ise ödemeler ortalama 2-3 ay içinde yapılmaktadır.
Benim ASKİ’den bugüne kadar ne doğrudan emirle ne de ihale yoluyla — ister açık ihale, ister pazarlık usulü olsun — hiçbir şekilde, ne kendim ne de ailem, yakın çevrem, arkadaşlarım veya dostlarım aracılığıyla herhangi bir iş ya da ödeme alınmamıştır. Vekalet ücreti dışında ASKİ’den elde ettiğim hiçbir gelir yoktur.
HAŞARI ÇOCUK: ASKİ’den ne kadar para aldınız?
ORKUN PARSAK: Bugünkü rakamlarla ifade edecek olursam, bununla ilgili 2025 Ocak ayına ait dekontu da WhatsApp üzerinden gönderebilirim. VakıfBank’tan hesabıma gelen, 2025 Ocak ayında aldığım para 6.000 TL’dir. Bu tutar bir kamu kurumundan gelen paradır.
Son aylarda aldığım tutarlar ise her ay değişiklik göstermektedir; kimi zaman 30 bin, kimi zaman 35 ya da 40 bin TL olmaktadır. 2025 yılı için konuşacak olursak, ASKİ’den aylık ortalama 30–35 bin TL civarında bir ödeme almaktayım. Ayrıca, ASKİ için ofisimde bir personel çalıştırıyorum. Bir stajyer arkadaşım var ve kendisine düzenli olarak maaş ödüyorum.
Bununla birlikte, ASKİ’de benden başka 69 avukat olmasına rağmen, ben bugüne kadar ne bir kişinin ne de bir müteahhidin ödemesiyle ilgili olarak mali hizmetlerle, genel müdürle ya da herhangi başka bir kişiyle bir kez bile görüşme yapmadım.
HAŞARI ÇOCUK: Karataş Belediyesi’ndeki bütün işleri siz mi alıyorsunuz?
ORKUN PARSAK: Karataş Belediyesi’nden vekalet alarak belediyenin avukatı olacaktım. Ne maaşını biliyordum ne de başka bir detayını. Meclisten karar çıktıktan sonra sözleşme önüme geldi. Maaş 10 bin küsur TL idi — 2024 yılının Nisan ya da Mayıs aylarından bahsediyorum.
Sözleşmedeki tutarı görünce, “Bu para buraya gelirken yaktığım mazotu bile karşılamaz” dedim. KDV ve diğer masraflar da var; 10 bin liraya çalışabileceğim bir yer değil. Ancak ben bu göreve para için gelmemiştim. “Tamam” dedim ve sözleşmeyi imzaladım.
Bu olaydan bir iki hafta sonra Caner Ballı’nın düğünü vardı. Düğünde Karataşlı bir avukat, beni — daha doğrusu hem beni hem de belediye başkanını — il başkanına şikâyet etmiş. “Avukatlar vardı, vekaleti Orkun’a verdiler” demiş.
İl başkanı da, “Ya kardeşim, bu adam çalışkan bir avukat. Bugüne kadar her yerde görev yapmış birisi. Aldığı maaş 10 bin TL, sen bu maaşa çalışır mısın?” diye sormuş. O da “Hayır, çalışmam” demiş. Anlayacağınız, Karataş’taki olayın neticesi budur.
Eee, elçiye zeval olmaz… Siz sorun dediniz, ben de sordum!