Memleketimden insan manzaraları… Ahmet Yılan

Bu genç delikanlıyı, değerli dostum Halil Kaplan’ı Kırıkhan’daki ziyaretimde tanıdım.

Zeki, cevval, kıpır kıpır bir genç.

Halil; oğlu Metin’den söz ederken “bir çok meziyetine rağmen sürekli ve iyi bir iş bulamıyoruz” diyordu, Ahmet Yılan içeri girdi.

“İşte bir vasıflı ve işsiz daha geldi” diye tanıttı onu.

İsterseniz hikayesini Ahmet’in ağzından dinleyelim,

***

Ben Ahmet yılan, 33 yaşındayım ,Hatay ili Kırıkhan ilçesi Çamseki mahallesinde yaşlı anne ve babamla hayatımı sürdürüyorum, ayrıca üniversite mezunuyum ve yıllardır işsizim.

Kamu kurumlarında nerede alım olursa başvuruyorum.

Bu sebeple Son 5 yılda Malatya’da, Kırıkhan’da, İskenderun’da, Antakya’da olmak üzere 7 kere mülakata girdim .

Ben Allahıma dua edip girdim, hep sınavlara.

Mülakatlarda rakiplerimin aşırı torpilli olması nedeniyle hiçbirini kazanamadım.

KPSS’ den 70 almış lise mezunlarının sözlü sınavdan 90 ve üstü puan alarak kazandığı mülakatlardan bana hep düşük puan (58,60,61) verildi.

Oysa KPSS puanım da diplomam da onlardan yüksekti.

Ama onlar milletvekili yakını, siyasetçi akrabası, yani hep torpilliydiler.

Kısacası sürekli hakkım yendi.

2019 yılında yine bir mülakat öncesi hakkım yenmesin diye Hatay milletvekili Hüseyin Yayman ile AKP ilçe yönetimi, ilçe başkanı, ziraat odası başkanı vesaire herkesle görüştüm, derdimi anlattım.

Dürüstçe, söz verdiler yardımcı olacaklarına dair.

Onlara işsiz olduğumu, işe ihtiyacımın olduğunu, yıllarca okuduğum halde şuan çobanlık yaptığımı anlattım.

77 yaşında babam ve 75 yaşında annemin kendilerine aylık 700 er lira yaşlı maaşı çıkmasına rağmen “bu parayı almayız, haram para, bu parada 82 milyon vatandasın hakkı var, sen atanırsan bize bakarsın oğlum” diyerek reddettiklerini, bi yerlere atanarak devletime milletime hizmet etmek istediğimi söyledim.

Şu konuyu açmak istiyorum; bizim buralar kırsal yerler ve 65 yaş üstü olup da yaşlılık maaşı almayan yok.

Ama benim annem ve babam yaşlı ve kronik şeker kalp hastası ikisi de, anne babam, maaş almaları yönünde herkesin diretmesine rağmen “bu para haram “diyerek almadılar “Bizim bahçeden sebzeden aldığımız 3-5 kuruş bize yeter de artar bile” dediler.

Demek ki dürüstlük, haramzade olmamak, hakkına razı olmanın yeri yok.

Neyse Hatay Mv. Hüseyin Yayman bana söz verdi her konuda, kendisiyle defalarca görüştüm.

Bana bol bol hayal sattılar.

Gerek seçim dönemlerinde gerekse daha sonraları.

2019 Eylül’de girdiğim mülakat 2019 Aralık’ta açıklandı ve daha öncekilerde olduğu gibi kaybetmişim.

Kendime değil de yaşlı anne ve babam üzüldü diye kahroldum, bunalıma girdim, intihar etmeyi bile düşündüm .

Çünkü; anne ve babam kazanacağımı düşünüp “göreve baslarım diye” hayal kurmaya başlamışlardı.

Hayal mayal bırakmadı bunlar bizde, hevesimiz kursağımızda kaldı.

Böyle bunalımlı günlerden sonra ; Ünsal abiyle tesadüfen tanıştım.

Sağ olsun şimdiye kadar hiç kimsenin önemsemediği dinlemediği şahsiyetimi dinledi, sıkıntımı paylaştı.

Allah razı olsun, bana moral ve yaşama isteği aşıladı tekrardan.

Daha sonra, 14 Haziran 2020 tarihinde milletvekili ve beraberindeki siyasetçi tayfayı bir kahvaltıda yakaladım.

70 lira yevmiye ile kayısı toplarken kahvaltıya geleceklerini duydum.

Yanlarına gittim ve söz hakkı istedim.

Başımdan geçen mülakat ve işsizlik mevzusunu anlattım.

Söz verdiklerini hatta 5-6 tane köy muhtarı yanında söz verdiklerini söyledim. Milletvekili Hüseyin Yayman bana söz vermediğini söyledi, inkar etti.

Oysa defalarca görüştüm kendisiyle.

Soyadımız zengin bir aileye ait değil akrabası veya yakını değiliz ya bizi adam yerine koymamışlar.

Yanındaki ilçe başkanı ve ziraat odası başkanı (yeğen -amca oluyor bunlar zaten) bana iftira attı, kendilerini savunmak için “Sana iş bulduk da çalışmadın” diye.

Dedim “bana iş buldunuz da ben niye şuan günlük 70 liraya kayısı topluyorum”

Hiç kimseden ses soluk çıkmadı .

Ziraat odası başkanı Mehmet Çelik “benim kızım da işsiz evde oturuyor” dedi. Bir araştırdım Denizbank’a atamaya çalışıyorlarmış.

Bunlar geçen sene Belen belediyesinden kovulan yeğenlerini Kırıkhan Belediyesi’ne aldılar.

Neyse lafı fazla uzatmadan söyleyeyim; kendi akrabalarına yakınlarına iş var, biz

gariban ailelere iş yok bu memlekette.

Durum bunu gösteriyor.

33 yasındayım, ne evim var ne arabam, ne de evlenebıliyorum.

Çünkü, işsizim.

Bırakın bunları hayal bile kuramıyorum, kursağımızda kalıyor kurduğumuz hayaller.

Ne yapacağımı bilemiyorum!