Çiftçi, bu ülkenin
-en vefakâr,
-en cefakâr,
-en çalışkan,
-en üretken kesimini oluşturur.
Buna itirazı olacak bir Allah kulu olmaz, o-la-maz.
Gün ışımadan, horozlar ötmeden yatağından kalkar çiftçi.. Hazırlıklarını yapar.. Traktörü varsa ona, yoksa eşeğine biner tarlasında iner.
Açlığına aldırmadan, susuzluğuna bakmadan "gün ağarana kadar" çalışır, çalışır, çalışır.
Tek amacı vardır;
-Kimseye mihnet etmemek, ailesine yetişmek.. Bankalara, sağa sola olan borçlarını denkleştirip ödemek.
**
Bu ülkenin kurtarıcısı, Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk;
"Çiftçi milletin efendisidir" demiş.
Neden demiş?
-Hak ettikleri için demiş. -Haklarının teslim edilmesi için demiş.
Akıttıkları tere saygı duyulması için demiş.
-"Onlar aç kalırsa, hepimiz aç kalırız" anlayışında olunması için demiş.
Atatürk bunu demiş de... Denen yapılmış mı?
-Hayır.
Yapılacak mı?
-Hayır.
Sebep ne?
-Denen "dandik hale" dönüştürülmüş de onun için!..
** MaZOOOOORT 80 liraya dayanan fiyatı ile benzine "nanik" yapıyor.
-Gerçek bu.
-Yaşanan bu
-Yaşatılan bu.
-Hâl ve gidiş de bu.
Bugün, traktörü bankalar eli ile haczedilmemiş, tefeci ağına düşmemiş çiftçi yok gibi.
Bu, işin iyi tarafı (!)
Bir de "öteki taraf" var...
Oraya da bakalım;
-Antalya'da yaşayan bir üreticinin 4.5 dekarlık serasında 36 ton domates daha dalında "yeşilken" icralık oluyor.
Sebep ne?
-Borçlu olması.
Ana borç ne kadar?
-Düve kadar.
Faiz ne kadar?
-Çift hörgüçlü deve kadar.
Geliyorlar.. Yazıyorlar, çiziyorlar bedeli de;
"1 milyon 620 bin lira" olarak belirliyorlar.
Sonuç ne?
-Alıcı yok.
Ne yapılacak?
-Fiyat yarıya düşürülecek.
İkinci sonuç ne?
-Yine alıcı yok.
Ne yapılacak?
-Fiyat "yarının yarısına" düşürülecek.. Toplama parası, toplayan kişiye "KİŞKİŞ" edilecek.
Atatürk, "çiftçi milletin efendisidir" demişşşşş.
Kim bakar kim takar.
Bu söz; "Kralın soytarısı" olarak algıladıktan sonra!..