ULAŞIMDAKİ ÇOKBİLMİŞLERE..!

Adana Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Ulaşım Daire Başkanlığı birimi var...

"Ha var, ha yok" derlerya hani,

Onun gibi yani.

Bu birimin başı kimdir?

İkinci kimdir?

Üçüncü kimdir?

Onuncu kimdir?

Sonuncu kimdir?

Hiç merak etmiyorum, umurumda da değil...

Ben, işleyişe bakarım,

Ben, sorumlu olan zatı muhteremin (!)görevini yapıp yapmadığını önemserim...

Ben, o kişinin sorumluluk bilinciyle hareket edip, etmediğine DİKKAT ederim...

O kişinin aldığı maaşı ne kadar hâk ettiği önemlidir benim için...

Sorumluluk bilinciyle hareket ediyor mu?

Etmiyor.

Etmiş olsaydı, otobüs işletmesine TIRLAR dolusu şikayet gelirmiydi.

Aldığı maaşı hak ediyormu?

Etmiyor.

Etmiş olsaydı, geregini yapar, takdir görürdü...

Vatandaşa EZA çektirenler artmaz, azalırdı, azar işitenler GANİ olmaz, KANİ olurdu. Vatandaş, sorumsuz bazı şoförlerin elinde "meccane" durumlara düşmezdi.

Güzergahın birinde hergün, ama her gün böylesi düşündürücü hadiseler yaşanıyor ve yaşatılıyorsa;

Bu anlayışa, bu koftirik duruşa, bu zottirik bakışa kocaman YUUUUH çekilmezde ne yapılır?

Hoca-cemaat meselesindeki gibi... BAŞ kokuşmuşsa, gereğini yapmaktan acizse, meseleye siyasi acıdan bakıyorsa;

gayrısını siz düşünün GARİ.

Güzergah, tamamen otobüsü kullananın elinde...

Canı ister, yana sapar, canı ister, alttan geçer, canı ister basar geçer, canı ister hiç geçmez, canı ister mesajlaşır, canı ister, altılı ganyanın nasıl bittiğine bakar, canı ister, mahbubesiyle telefonda hasbıhal eder.

.........

Sözkonusu işletmenin

"Alo 153" hattı var.

Ne işe yarar?

Nereye kadar yarar?

Kime, kimlere yarar?

Ne zaman yarar?

Belli değil.

Diyelim ki; haksızlığa uğradınız, ŞEKVA'nız var... Otobüs şoförünü şikayet edeceksiniz...

Hem yandınız, hem tükendiniz demektir...

Telefonun ucunda bir süre beklersiniz, bolca müzik dinletilir size... Sonra, karşınıza telesekreter çıkar, "ne alaka" sorular sorar.

-Hizmetimiz nasıl?

-Memnun musunuz?

-Memnunsanız, falan tuşa başınız, değilseniz filânca tuşa geçiniz... Tuşu bulamadıysanız komşunuz Muhteber hanımdan yardım isteyiniz... Muhteber hanım evinde yoksa, bakkal Sait efendiden medet umunuz... O da yoksa; Yapacak bi şey yok... Umudumuzu süzecek, kaderinize kü-se-cek'si-niz.

Muhatap kişi, sizi yönlendirmeye (!) devam eder, NOKTA'yı da şöyle koyar;

-Şikayetiniz kayıt altına alınmıştır... Rahat olun, en kısa zamanda size dönüş yapılacaktır...

5 dakikadan daha fazla eliniz mecbur, kendiniz mahkûm duruma düşer, FES BAŞIMA noktalarda "derin" bir gezintiye çıkarsınız...

Bazılarının kafası karışır; "Ben bunları niye aradım ki yahuu?" deme gereği hisseder.

.........

 Altını kalın hatlarla çizmek isterim ki;

"Olsada olur, olmazsa da olur" konumda olan 153'ü, degil 153 defa, birmilyon yüzelliüç defa arasanız BOŞTUR...

Kendilerinin BOŞ olduğu gibi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Süleyman Canbolat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.