KÜHEYLÂN AT'IN ARABASI DA KÜHEYLÂN OLUR!

-Canbolat gardaş.
-Buyur gardaş.
-Ben Halil İbrahim Genç... Nasılsın?
Allaha şükür iyiyim, sen nasılsın. -Tanışıyormuyuz?
-Seni seven biriyim.
-Eyvallah gardaş, buyur...
-Kabasakal Mezarlığının nerede olduğunu biliyon degilmi?
-Biliyorum...
-Biliyon da neden orayı yazmıyon?
-Ne var orada?
-Ne yokki.
-Yok'u geç, o sende kalsın. Bana ne demek istediğini söyle...
Kabasakal Mezarlığının giriş kısmına trafik ışıkları yapılsa iyi olmaz mı?
-Olurmu?
-Tabii olur, hemde çok iyi olur... Mezarlıktan çıkan araçlar, karanlık olunca kaza yapıyor... Kabasakal Köyüne doğru giden yolda sayısız kazalar oldu, insanlar pisi pisine öldü gitti... Buraya trafik ışıkları konmuş olsaydı, o canlarımız bugün yaşıyor olurdu.
-Sıkıntı bu mu?
-Sen beni dinlemiyon mu Canbolat gardaş?
-Dinliyorum elbet, iyi anlattın.... Sen anlatırken, bende "neyi ne kadar yapsam da, o bölgeye daha çok fayda saglarım" diye düşünüyorum... Bir taşla iki kuş meselesi...
-Mezarlıkta başka ne gibi sıkıntılar var?
-Akşam olunca, etraf çok karanlık oluyor... Mezar yeri parası öyle böyle değil... Kaybettiği canını gömecek adam... Önce senden büyük bir parça koparıyorlar, sonra cenazeni sana teslim ediyorlar.. Zengin ölür, mezarı ve yeri Cennet gibidir, fukara ölür, nerede oldugu belli degildir... Fukara, kalsa da, ölse de fukadır be Canbolat gardaş.
Yakın zamanda bir akrabamızın 15 gün arayla önce babası, sonra anası göçtü gitti... Babasına mezar alırken atını, anasını gömeceği zamanda arabasını sattı...
Sermayesi kalmadı, serveti bitti...Baba gitti, ana gitti, at gitti, araba gitti, adamın HÂLI bitti.
-At ne kadar?
-Ata bağlı, küheylân gibi bir at nerden bakarsan 20 -25 bin eder...
-Eder mi?
'Eder.
-Peki araba ne kadar eder?
-Arabaya bağlı... Küheylân gibi bir araban varsa en az 30 bin eder?
-Atın küheylân olduğunu duydum da, arabanın küheylânını hiç duymadım...
-Canbolat gardaş...
-Buyur gardaş.
-Küheylân bir atın çektiği araba da kendisi gibi küheylân olur... Böyyük para ider... Sen mezarlığın ışıklarını yaptırırsan hekes atana, babana, dayına, dezzene, emmine, bibine, rahmet okur...
-Yaptıramazsam okumaz mı?
-Hem okunur, hem okunmaz.
!!!!!!!!
-Sağolasın be gardaş.
-Sende sağolasın,
be Canbolat gardaş.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Süleyman Canbolat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.