Nerede 19. Tümen?

18 Mart; Çanakkale Zaferi’nin yıldönümü.

Çanakkale Savaşı; Mustafa Kemal’in zincirleri kırdığı, içindeki tüm cevheri Dünya’ya gösterebildiği bir olaydır.

Harp okulundan mezun olduğu günden beri, devrimci özelliğinin farkına varan yetkililer, onu pasifize etmek amacı ile yerden yere sürmüşler.

Bir Şam’a bir Balkanlar’a, bir Trablusgarp’a gönderilmiş.

Oradan da 1913’de Çanakkale’ye tayin edilmişti.

Daha sonra’da Sofya’ya ateşe yapılarak hepten pasif duruma getirilmek istenmişti.

Kader, Mustafa Kemal’i 2. defa Çanakkale’ye gönderecekti.

Sofya’da ateşe iken dilekçe üstüne dilekçe yazarak, aktif görev istemiş, ancak her seferinde bu isteği red edilmiştir.

Onun bu husustaki dilekçelerinden bıkan Enver Paşa; Mustafa Kemal’i gerçekte var olmayan bir tümen’e (19. Tümen) tayin eder.

Mustafa Kemal “Tümen komutanı oldum” diye heveslenip İstanbul’a gelir.

Ancak burada  19. Tümen’in yerini kimse bilmez.

Çünkü; Osmanlı’nın 18 Tümen’i var.

O günlerde Çanakkale Savaşı yeni başlamış, başlarında da; ileriki günlerde Adana’da Yıldırım Orduları Kumandanlığını devraldığı Alman General  Liman Von Sanders  bulunmaktadır.

Mustafa Kemal Gelibolu’ya giderek, tayin edildiği tümeni arar.

Ancak bilen yok.

Von Sanders’e gider.

Von Sanders de(sonradan tamamının şehit edildiği meşhur 57’ci alayı göstererek  “Bu alayı Tümen yapacaksın”der.

Mustafa Kemal; 57’ci Alay’a ilave 58 ve 59’cu Alay’dan birer tabur ve

Acemi birliklerden oluşan 2 alay daha oluşturup, meşhur 19’cu Tümen’i kurar.

İşte Dünya’ya nam salan “Size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum”  dediği Tümen bu.

MUSTAFA Kemal, Çanakkale’nin yabancısı değildi.

1913’de Trablusgarp dönüşüne buraya tayin edilince, boş durmamış, Truva Savaşı’nı incelemiş, Homeros’un mitoloji’de anlattığı yerleri incelemiş, Herodot’u okumuş, M.Ö. 334 yılında 35 bin kişi ile Boğaz’dan geçen Büyük İskender’i  incelemiştir.

Bazı cahiller “Mustafa  Kemal, Çanakkale Deniz Zaferi’nde yoktu” diyorlar.

Mustafa Kemal denizci değildi ki…

Ayrıca 25 Nisan’da başlayan kara savaşı olmadan, 18 Mart’taki zafer, kalıcı olabilir miydi?

Biz 18 Mart 1915 Deniz Zaferini kutluyoruz.

Bir gecede Nusret Gemisi ile boğaza mayın döşedik.

İngiliz gemilerini havaya uçurduk, onu kutluyoruz.

Yani; 25Nisan’da göreve başlayan Mustafa Kemal olmasaydı, düşmanın Seddülbahir’den karaya çıkacağını tahmin etmeseydi, 18 Mart’taki zafer, bir hüsrana dönüşürdü.

19’cu Tümen, bir ihtiyat birliğiydi.

Yani yedekte bekletilip, ihtiyaç olursa, ordu komutanının emri ile göreve başlayabilirdi.

Mustafa Kemal yedekte beklerken, ordu komutanın yanlış kararı ile, düşmanı yanlış yerde beklerken, onlar Gelibolu’ya çıkmak ister.

Bunu gören Mustafa Kemal, Ordu komutanına bir türlü ulaşamaz.

O yüzden; komutanın  talimatını beklemeden, o Dünya’ca meşhur emrini verir.

“Ben size taarruz etmenizi değil, ölmeyi emrediyorum” der.

Yani “siz ölünceye kadar değil, biz ölünceye kadar”

19’cu Tümenle düşmanı durduran Mustafa Kemal, Von Sanders’ten tüm orduların kumandasını talep ediyor.

Sanders “Fazla olmaz mı?” deyince gazi şöyle cevap veriyor;

“Az bile”

Anafartalar Savaşı 18 Mart 1915’tebitmeyip 20 Aralık 1915’e kadar devam etmiş, İngilizler 9 Ocak 1916’daÇanakkale’yi terk etmiştir.

Mustafa Kemal, bu savaştan sonra “Anafartalar Kahramanı” ünvanını almıştır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ünsal Özdiker - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.