TÜRKİYE ÇOK ZOR COĞRAFYA

Ülkemiz gerçekten çok zor bir coğrafya. Coğrafyadan kastım öncelikli olarak fiziki coğrafya değildir. Esas kastım bu coğrafyaya sahip olmaktır. Tam ifadesiyle böylesine önemli bir coğrafyaya sahip olmaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin sahip olduğu bu coğrafya, insanın bilinen tarihinden beri hep gözde, hep önde, hep istenen, hep savaşılan coğrafya olmuştur. O kadar çok medeniyet, ülke, millet, topluluk bu bölgeden gelmiş ve geçmiştir ki saymakla bitmez.

Bir kere ülkemiz topraklarını gözde kılan en önemli nedenlerden birisi boğazlardır. Çanakkale ve İstanbul boğazları Eski Dünya adı verilen Avrupa ve Asya’yı birleştiren, birbirine bağlayan iki geçiş noktasıdır. Dolayısıyla bu çok önemli iki geçiş noktasına sahip olmak insanlık tarihi boyunca olağanüstü önem kazanmıştır. Bu uğurda çok kanlı savaşlar olmuş ve denebilir ki tarihteki kanlı savaşların ciddi bir kısmı bu boğazların etrafında olmuştur. Bu konuda en iyi örnek 1. ve 2. Dünya savaşlarıdır.

Anadolu coğrafyası dünyada kabul edilen adıyla Bereketli Hilal ile çevrelenmiş verimli ve zengin topraklara sahiptir.

Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin sadece kara parçası zenginliği değil her tür denizcilik imkânının oluşu da ayrı bir değer katmaktadır.

Hıristiyanlığın ortaya çıkış merkezi bizim ülkemizdir. Gördüğü rüya ile bu dinin doğuşunu ortaya koyan Sen Pol’ün mezarı Tarsus’tadır. Hıristiyanlığın ilk Konsülleri, yani bütün mezheplerinin bir araya geldiği toplantı yerleri Hatay ve İznik’tir. Meryem’in hayatının geçtiği yer iddia edilen topraklar Ege’dedir. Yani Hıristiyanlığın ilk dönemlerinin geçtiği topraklar bizim ülkemizdedir.

Bütün bunların yanında Doğu Roma İmparatorluğu’nun (Bizans’ın) son kalesi olan İstanbul bizimdir. İstanbul, Hıristiyan dünyasının ve daha doğru bir ifade ile Batılıların ve hatta dünyanın incisidir. Tarihte o kadar çok yazılmış ve söylenmiştir ki; İstanbul’a sahip olan dünyaya hâkim olur. Biz Türkler bunu uzun asırlar ispat ettik.1453’te İstanbul’u aldıktan sonra dünya hâkimi olduk. Ama ne yazık ki, her şeyin olduğu gibi o işin de sonu geldi.

Topraklarımızın önemi konusunda bir konuyu daha belirtmeden elbette olmaz. Nedir o? Dünyanın en görkemli mabetlerinden biri olan Ayasofya! Gerçekten Avrupalıların ve Hıristiyan Dünyasının hiç kabul etmediği ama bir türlü halledemedikleri bir konu Ayasofya’nın bizde oluşudur.    

Bütün bu coğrafi özellikler nedeni ile Batılıların Şark Meselesi adını verdikleri bir meseleleri vardır: Türkleri bu özel topraklardan atmak!

1071’den sonra tamamen Türklere geçen Anadolu’dan Türkleri atmak için iki yüz yıl süren çok kanlı Haçlı Seferleri düzenlemişlerdir. Ancak yine çözemedikleri bu konuyu yaklaşık bin yıl sonra Sevr ile çözdüklerini düşünürken Türkler Mustafa Kemal adında Başbuğ çıkarıp Sevr’i yırtıp atmıştır.

Bu Başbuğ, anlatmaya çalıştığımız tarihi ve bu coğrafyayı çok iyi bildiği için 9 Eylül 1922’de Yunan’ın denize dökülmesi ile işin bittiğini düşünmemiştir. Ne yapmıştır? Türk Ordusu’nu Çanakkale üzerine sevk etmiştir. Dünya yeniden karışmış ve yeni bir Dünya Savaşı’nın kapısı aralanmıştır endişesi her yeri ve özellikle de İngiltere’yi kaplamıştır. İngiliz Parlamentosu’nda ve Basını’nda büyük kavgalar olmuştur. Bir ara taciz ateşi ile Türk Ordusu’nu durdurma kararı almışlar ama Ordumuz, Başbuğ’un emri ile ilerlemeye devam etmiştir. Sonunda Çanakkale’yi ve bir süre sonra da esas amacımız olan İstanbul’u boşaltmışlardır.       

 Yani, Atilla’nın, Cengizhan’ın ve Fatih Sultan Mehmet’in korkuttuğu Avrupalılar onların torunu olan yeni Başbuğ Mustafa Kemal’e de yenilmişlerdir. Bu olayların hemen sonunda büyük Türk düşmanı olan İngiliz Başbakanı Gladston’un büyük Türk düşmanı olarak yetiştirdiği Loyd Corc Başbakanlıktan istifa etmiş ve bir daha Liberal Parti İngiltere’de tek başına iktidara gelememiştir.

Sonuç:

Ülke coğrafyamız dünyanın ve özellikle son 3-4 yüz yıldır dünyaya egemen olmak isteyen Avrupalıların gözde merkezidir. Bu nedenle güçlerini bu topraklarda hep göstermeye çalışacaklardır. Biz de karamsarlık, ümitsizlik, yılgınlık, küskünlük içine girmeden bu gerçekleri kabullenerek uyanık olacağız ve Büyük Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN izini bırakmayacağız.

Anlaşıldı değil mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Altıparmak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Orkun - Yazdığınız yazıya sonuna kadar katılıyorum. Atatürk bizlere bu değerli vatanı miras bırakmıştır. Atatürk aslında bizlere kurucusunun kendi olduğu Cumhuriyet Halk Partisini de emanet etmiştir. Ancak Amerika 2012 yılından sonra rahmetli baykala fetöcü polislerle düzenlediği operasyonla kılıçdaroğlu'nu koltuğa getirerek chp'yi ulusalcıları da tasviye ederek ele geçirmiştir. Ülkemizin insanlarını Türk Kürt diye ayrıştırarak bölmeye çalışan pkk'nin siyasi uzantısı Dem ile Chp kolkola girmiştir. Atatürk Türk Milletinin tanımını yaparken hiç bir insanı biribirinden ayırarak tanım yapmamıştır ki insanlar birlik içinde olsun. 'Türkiye Cumhuriyetini Kuran Türk Halkına Türk Milleti' denir demiş. Ancak Chp Atatürk'ün çizgisinden saparak Dem ile beraber kürt sorunu deyip insanlarımızı Türk-Kürt diye ayrıştırarak kürtçülük yapmaktadır. Bizler devrimci insanlarız ancak chp'nin bu günkü Atatürk'ün çizgisinden ayrılmış durumu bizleri çok üzmektedir. Amerikanın chp'nin başına getirdiği kişiler solda ikinci güçlü bir parti olmadığından da bunu çok rahat bir biçimde yapıyorlar. Chp'li insanların çoğu istemeye istemeye chp'ye gidip sandıkta oy veriyor. Chp'nin başına eski İstanbul Barosu başkanı Avukat Ümit Kocasakal' gibi hakiki devrimci sapına kadar Atatürkçü birinin geçmesi lazım kesinlikle. Yoksa bu chp'de gelecek yok. Vatan partisi'nin başına perinçek sonrası düzgün biri gelirse belki Vatan partisinden chp'ye oy geçişi olabilir.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Nisan 19:18