SEÇİM VE SONUÇLARI

Ülke olarak çok önemli bir seçim dönemini daha atlattık. Her şeyden önce seçimin önemine, seçim ile ilgili çeşitli söylentilere rağmen insanımız tatsız olayların olmasına izin vermedi ve son derece olgunluk içerisinde yapılan bir seçim yaşadık. Birkaç yerde ufak tefek olayların olması bu kadar büyük bir coğrafya ve bu kadar büyük bir nüfus ile değerlendirildiğinde bir anlam ifade etmez. Doğrudur Van’da olaylar oldu. Ancak, o olaylar seçim günü ve seçim için değil, seçimden sonra gelişen olaylardır. Bu Van konusunu enine boyuna incelemeden, düşünmeden gündeme almak istemiyorum. Sonraki gelişmelere bağlı olarak değerlendirme yaparız. Hatay seçimleri ile ilgili gelişmeler son derece önemlidir. Çünkü Hatay bu aşamadan sonra daha da önem kazanmış bulunmaktadır. Gerek Suriye konusu, gerek orada bulunan pyd/pkk konusu ve oradan denize açılacak bir koridor ve de gerekse İsrail ile ilişkiler açısından Hatay ilimiz son derece önemlidir. Bu nedenle bu ilimizin seçim sonuçları oldukça önem kazanmış bulunmaktadır. Bu konuyu da dikkatle takip etmek gerektir. 

Seçim günü ile ilgili özel konumlu yerlerden söz ettik. Şimdi daha genel olarak seçim ve sonuçlarından söz etmek gerektir.

Her şeyden önce şunu söylemeliyim: Türkiye Cumhuriyeti bir muz cumhuriyeti değildir. Bunu hepimiz kafamıza sokmalıyız. Neden böyle söylüyorum? Çünkü birkaç seçimden beri birileri bir propaganda pompalıyor. Seçim olmayacak, bu yapılacak seçim son seçim vesaire. Türkiye’de seçim yapmamaya, seçimleri kaldırmaya kimsenin ama kimsenin gücü yetmez. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundaki ana omurga korunmalıdır ve de mutlaka ama mutlaka korunacaktır. Yani bu tür ifadeleri kullanarak muhatap olmayı ve almayı bile istemem ama galiba ara sıra gerekiyor. Ne demek seçim olmayacak? Herhalde bu aşamadan sonra bu tür yaygaralara tenezzül edilmez. Neyse…

Seçim sonuçları her şeyden önce mevcut iktidarın belki de beklenmeyen bir yenilgisi ile bitmiştir. Bu ifade son 22 yılın seçim sonuçlarını değerlendirdiğimizde çok açık olarak belirteceğimiz bir ifadedir. Mevcut iktidarın kalesi olarak bilinen Kayseri, Konya ve Erzurum’da bile ne kadar düşüşte olduğu görülmektedir.

Benim seçimlere bakışım aslında farklıdır. Dünya dengelerini ve dünyayı yönetmeye çalışan egemen güçleri ve onların özgül ağırlığı olan ülkelerde neler yapmak istediklerini düşünmeden, göz önüne almadan o ülkelerde seçimler ve sonuçlarını değerlendirmek eksik bir değerlendirme olacağı düşüncesindeyim. Bu nedenle seçim sonuçlarını yorumlarken ortaya konacak parametrelerden biri olarak bu dediğim ölçeğin de göz önüne alınmasını tercih ederim. Bu anlatmaya çalıştığım konuyu hatırlatıp bir tarafa bırakırsak son yerel seçim değerlendirmelerine devam edebiliriz.

Belediyelerin ve Belediye Meclislerinin CHP tarafından büyük ekseriyetle alınmış olmasının yanında bence daha da önemli olan CHP’nin birinci parti konumuna gelmesidir. 28 Mayıs seçim sonuçlarından sonra yapılan okumada yerel seçimlerde böyle bir değişim beklemek benim için çok zor olmamıştı. Ancak CHP’nin birinci parti olması hiç de okuma içerisine konacak bir ihtimal değildi. Ama bu kadar belediye ve meclis üyesi aldıktan sonra da bu birincilik normal olmaktadır. CHP’nin bundan sonra ne yapacağını söylemek şu aşamada ne kadar doğru olur bilemem. Çünkü zaman olarak erken buluyorum. Ancak bu konuda tek bir uyarıda bulunabilirim. CHP, gerçek ATATÜRK’E dönmelidir. Gerçek ATATÜRK’E dönme konusu olağanüstü derecede üzerinde durduğum bir konudur. Çok sık olarak bu konuda yazılar yazıyorum. Bu konuyu şimdilik bu kadarla bırakalım. 

Seçim sonuçları ile ilgili olarak şunu da söylemeliyim. 22 yıllık iktidarın büyük bir kesim insanımızda yarattığı yılgınlık, kırgınlık, küskünlük ve özellikle ümitsizlik de sandığa yansımıştır. Çünkü iktidar değişimi isteyenlerin büyük bir kısmı aynı noktada birleşmiştir. Bu açıdan bakıldığında bu seçim sonuçlarını büyük bir kesin insanımız açısından bir nefes alma, bir rahatlama ve ümitsizlikten bir çıkış olarak de değerlendirebiliriz.

Seçim sonuçlarında yaptığım bu çok genel değerlendirmelerden sonra son olarak şunu da eklemeliyim. Yeniden Refah Partisi’nden ve dolayısıyla Fatih Erbakan’dan mutlaka söz etmeliyiz. Çünkü sonuçlarda inanılmaz etkilidir. Refah Partisi’nin devamı Saadet Partisi iken, YRP’’NİN birden bu kadar öne çıkması anlamlıdır hem de çok kısa süre önce yapılan seçimlerde mevcut iktidar ile ortaklık yapılmasına rağmen. Çok ilginç değil mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Altıparmak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Okur. - Chp'yi Amerika ele geçirmiştir. Gerçek Atatürk'ün chp'si pkk'nin siyasi kolu Dem partisini savunmaz onunla iş birliği yapmaz. Atatürk'le bir alakası olmadığı halde seçmen iktidara ders vermek için en büyük ikinci parti olduğundan oyunu vererek ikitdara bir uyarıda bulundu. Ancak terör örgütleriyle iş birliği yapan bir chp'ye ne olursa halkımız ülke yönetimini teslim etmez. Yerel seçimlerde Atatürk'ün yolundan çıkmış terörle yanyana gelmiş hatta kent uzlaşısı altında iş birliği yaparak kendi Atatürkçü devrimci seçmenini keriz yerine koymuş bir chp'nin başarılı olması genel seçimlerde de başarılı olacağı anlamına kesinlikle gelmiyor.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Nisan 17:01