Eşkıyanın Böylesi-1

Bugün siz değerli okurlarımızı Malatya’nın Arguvan İlçesine bağlı Şotik Köyü’ne davet ediyorum. Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, hikâye tadında yaşanmış bir hayat hikâyesi ile karşınızdayım. Dönemin Valisi İbrahim Etem Akıncı’nın arşivinde yer aldığı ve Bursa’da yaşayan Valinin kızı tarafından Arguvan’ın Çobandere Köyü muhtarlığına gönderilmesiyle gün yüzüne çıkan bu olaya gelin birlikte göz atalım.

Tarih 14 Kasım 1933...

Yer; Sivas-Hekimhan arasındaki Ballıkaya mevkii...

Meydana gelen olayda, Sivas’tan Harput’a para götüreceği ihbarını alan Atmalılar Aşiretine mensup Seydi Battal Çıplak, Hüseyin Sırma ve Mehmet Rıza adlı üç kafadar, para ile gelecek aracı beklerken, tesadüfen gelen dönemin Malatya Valisi İbrahim Etem Akıncı’nın jeepini durdururlar...

***

İşte hikâyenin devamı…

Malatya Bankası’ndan, Sivas Bankası’na para gideceği haberini alan Seydi Battal Çıplak Mehmet Rıza ve Hüseyin Sırma adlı üç Atmalı (Şotik Köyünden), Malatya-Hekimhan Ballıkaya mevkiinde pusuya yatar. Banka arabasını beklerler, öğle saatlerine doğru bayraklı bir jeepin geldiğini görürler. Bayrak asılı olduğundan para arabası olduğu kanısına varırlar. Jeep atış menziline girdiğinde lastiklerine ateş açıp, hızla arabaya dalarlar ve arabada bulunanları derdest ederler. Arabada bir fötr şapkalı adam, bir kadın, genç bir kız ve iki koruma polisi vardır. Parayı sorarlar, ardından jeepi ararlar ama boş çıkar.

Fötrlü adam; “Ben Malatya Valisiyim” der.

Mehmet Rıza derhal ceketini çıkartmasını ve şapkasını ister. Valinin ceketini giyer, şapkasını da takar ve sorar valiye:

“Bana mı yakıştı, yoksa sana mı?” der.

Vali; “Sana yakıştı ağam.”

Ceplerini karıştırır, cüzdanından 20 lira çıkar.

Mehmet Rıza valiye döner;

“Hem valiyim diyorsun, hem de cebinde para çıkmaz. Ne biçim valisin?”

Vali; “Ben ne bileyim ki Ballıkaya’ da eşkıyaya borçlu çıkacağımı!”

***

Yapacakları bir şey yoktur, hepsini bağlarlar. Kadına kıza asla yanlış bakmazlar, hatta onların ellerini gevşek bağlarlar. Hızla Atma’ya doğru kaçarlar. Arabadaki kadınlar hemen ellerini çözer, hepsini kurtarır. Arabada telsiz vardır, bizimkiler telsizi bilmediklerinden imha etmemişlerdir. Telsizle yardım isterler.

İkinci bölümde kaldığımız yerden devam edeceğiz…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Toytekin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.