SEÇİMDEN SONRA EKONOMİ

Yurt genelinde mahalli idareler seçimi 31.03.2024 Pazar günü yapılacak, seçmen vasfına haiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, yaşadıkları yerdeki Muhtarları, İl genel Meclisi Üyelerini ve Belediye Başkanlarını seçmiş olacaktır. İlk bakışta mahalli idareler seçimi, genel seçim kadar önemli değilmiş gibi görünmektedir. Ne var ki bu bakış açısı doğru değildir. Zira, seçimin sonucu “iktidar bloğunun” icraatlarının seçmen tarafından onaylandığını veya onaylanmadığını göstereceğinden, özellikle orta ve dar gelirli kesim için hayati derecede önemli hale gelmiştir.

2018 yılından itibaren uygulanan yanlış ekonomi politikalarının, ihtiyaç olup olmadığı veya öncelik sırası tartışmalı YAP-İŞLET-DEVRET şeklindeki projelerin, üretici olmadıkları için milli gelirin artmasına katkı sağlamayan dini ve siyasi yapılara aktarılan paraların, kontrolsüz dış göçün, genel ve mahalli idarelerin yani kamu yönetiminin israfının tüm yükü orta ve dar gelirli kesime yüklenmiştir. Pazar günü yapılacak seçimde, başta emekliler olmak üzere orta ve dar gelirli kesime, bu güne kadar yapılanları onaylayıp onaylamadıkları sorulacak, onaylandığı sonucu çıkarsa, eksik kalan “yük bindirme” işlemi seçimden sonra tamamlanacaktır.

İktidar bloğunu oluşturan partiler, seçimde oy oranlarını yükseltirse, seçimden sonra orta ve dar gelirli kesime yapılacağı düşünülen “ek yük”  bindirmelerin neler olabileceği, bu günkü yazımın konusunu oluşturmaktadır. İlk düşünülen doğalgazdaki devlet desteğinin kaldırılmasıdır. Zaten bu desteğin 1 Nisan itibariyle kaldırılacağı iktidar tarafından açıklanmıştır. Kış mevsimi bitmek üzere olduğundan ilk etapta binecek yük pek hissedilmeyecek, ancak 2024 kasım ve aralık ayı ile 2025 yılı ocak ve şubatında ne demek istediğimi orta ve dar gelirli kesim net bir şekilde anlayacaktır.

Uzun süredir ertelendiği farz edilen elektrik zamlarının, nisan ayında yürürlüğe konulması hususunda hemen hemen her kes mutabıktır. Zammın ne kadar olacağı ise alınacak oy oranına bağlıdır. Yüksek oy oranı alınması durumunda yapılacak zammın bütçe açığını toparlayacak kadar olması beklentiler dahilindedir. Benzin, mazot ve LPG’ye (tüp gaz) yapılacak artışlar uzun süre beklemeyecektir. İşin en kritik noktası döviz kurunun serbest bırakılıp bırakılmayacağıdır. Genel beklenti, döviz kurunun kontrollü bir şekilde serbest bırakılacağı yönündedir. Bu şekilde hareket edilirse, ithal ürünlerine dayalı ekonomimizin, yüksek oranlı döviz kuru artışından ne kadar etkileneceğini, hep birlikte bir kez daha görmüş olacağımızı belirtmek istiyorum.

Servet vergisi, ek motorlu taşıtlar vergisi, değerli konut vergisi ile KDV ve ÖTV’nin artırılmasının düşünüldüğünün ekonomi yazarlarınca dillendirilmesi üzerine,  Hazine ve Maliye Bakanı’nın bunu yalanladığını hatırlatmakta fayda görüyorum. Ancak, toplumumuzu oluşturan fertler, siyasetçilerin yapmayacağız dediği şeyleri genellikle yaptıklarını hatırlayacaklarıdır.

Siyasetçilerin en çok korktuğu şeyin “seçim kaybetmek” olduğunu söylememe gerek var mıdır? Şayet Pazar günü yapılacak seçimde iktidar partilerinin alacağı bir seçim yenilgisinin, onlarda iktidarı kaybetme korkusu yaratacağı açıktır. Böyle bir durumda, seçimden sonra orta ve dar gelirli kesime yüklenmesi düşünülen “ek yüklerin” diğer kesimlere yayılması kaçınılmaz olacaktır. Yetki ve karar başta emekliler olmak üzere dar ve orta gelirli kesimlerindir. Değinilen kesimin nasıl karar vereceğini Pazar günü görmüş olacağız.      

  

Saygılarımla,

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Maden - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Okur. - Ülkemiz insanı cebinde 3-4 kredi kartıyla cebindeki paradan daha fazla para harcayarak yaşıyor ve kimse bu sorumsuz davranışı özellikle de muhalefet kanalları sorgulamıyor. Artık deniz bitti. Bu güne kadar ve bu günde dahil her zaman merkez bankası faizleri açıklanan enflasyonun hep altında oldu ve insanların haklı olarak Türk lirasına güveni kalmadı.İkinci bir sıkıntı da geçen sene Cumhur başkanlığı seçiminden önce sosyal güvenlik sisteminden maaş alan emeklilerin düzeninin seçimi kaybedeceğini anlayan Kemal kılıçdaroğlu'nun yaklaşık 5.5 milyon insanın yaş nedeniye emekli edilmemesini kendi ikbali için kullanaran bu insanlar oylarını versin diye kendisine hepsine hepinizi emekli edecem demesi. Mevcut hükümet emeklilere maaş verilen sepetteki para artmadan bu yaşa takılan emeklileri asla emekli etmeyecekti. Ancak Kılıçdaroğlu bu emeklilerin oyunu almak için vaadde bulununca Cumhurbaşkanı da yarışta geriye düşmemek için bu 47 - 53 yaş arası emeklilikte yaşa takılmış milyonlarca insanı seçimden önce emekli etti. Sistem bozuldu. Kim gelirse gelsin 60 yaşından önce emekli olarak maaş alan ne kadar emekli varsa hiç birinin maaşı bundan sonra kim iktidara gelirse gelsin geçinmelerine yetmeyecek. Amerika - Avrupa'daki gelişmiş ülkelerde Devlet seçimi kazanmak adına hiç bir adaya sosyal güvenlik sistemindeki emeklilik yaşını daha erken bir yaşa çekmesine müsaade etmez. Emeklilerin düşük maaşla perişan olmasının en büyük sorumlusu son 1 yıl içinde kılıçdaroğlu'nun gazıyla erken emekli edilenlerdir. Ancak gelde bunu emeklilere anlat. Kılıçdaroğlu her yere geçen sene 'Loading' yazıları astırıyordu . Ne oldu , hem seçimi kaybetti hem de emeklilik sistemini bozdurdu mevcut hükümete. Emeklilerin asıl oy vermeyecekleri parti Chp'dir.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 06 Nisan 23:59