ŞARTLANMIŞLIK

En zor insan karakterlerinden biri şartlanmışlıktır. Şartlanmış bir insan ile şartlandığı konuda konuşabilmek, sohbet edebilmek, güzel güzel fikir alışverişi yapabilmek mümkün değildir.

Şartlanmışlık ve diğer bir ifade ile beyni yıkanmışlık gerçekten bir insan için kaçınılması gereken bir karakter tiplemesidir.

Şartlanmış insan derken her konuda şartlanmış bir insan tipinden söz etmiyorum. Herhangi bir konuda şartlanmış olunabilir. İşte o insan ile şartlandığı o konuda konuşabilmek mümkün değildir.

Herhangi bir konuda şartlanmış insan ne yapar ve nasıl belli olur?

-         Her şeyden önce konuşulan konuyu çok iyi bildiğini tereddütsüz iddia eder.

-         Karşısındakinin o konudan anlamadığını ısrarla iddia eder.

-         Hiçbir belge, hiçbir kanıt onun için geçerli değildir.

-         Gösterilen belgeler ya sahtedir veya yanlıştır.

-         Şartlanmış beyne sahip kişinin karşısındaki kişi o konuyu çarpıtmaktadır.

-         Şartlanmış kişi o konuda bildikleri ve söylediklerini güvenilir kaynaklardan almaktadır.

-         Beyni yıkanmış kişinin kaynakları belirsizdir veya gizlidir, söylemez.

-         Şartlanmış bir beyne sahip kişi için kendi bildikleri ve söylediklerine inanmayan kişi ve kişiler haindir, zalimdir, bilgisizdir ve kötüdür.

Bu anlattıklarım şartlanmış kişinin çok açık göstergeleridir. Bunun yanında her kişiye göre değişen bir de kurnazlık biçimleri olabilir. Yani, güya bilgili, ilgili bir insan tipi görünümünde kendisini gösterip aslında aynı şartlanmışlığı sunan kişilere de çokça rastlamak mümkündür.

Peki neden böyle bir konuyu kaleme alıyorum?

Çünkü bugün maalesef en büyük sıkıntı çektiğimiz konulardan birisidir de onun için!

Birbirimizle konuşup güzel güzel fikir alışverişi yapabilmek zorlaştı. Bunun en önemli nedenlerinden birisi ve belki de birincisi beyazcamlarda, yani televizyonlarda yapılan tartışma programlarıdır. Bu programlarda yapılan tartışmalar hiçbir tartışma adabına, hiçbir insanca konuşma kurallarına, hiçbir kaliteli fikir alışverişi yapma ilkelerine, hiçbir insanî ölçülere uymamaktadır. Bu kadar ağır konuşmak zorunda kaldığım için üzgünüm. Ama maalesef bugün içinde bulunduğumuz kutuplaşmanın, karşı tarafı düşman görmenin vesaire gibi toplumsal ortaklık ölçülerini son derece hırpalamaları nedeniyle bu tartışma programlarından bu kadar ağır söz ediyorum. Böyle gördüğüm ve hatta böyle olduğu için çok uzun yıllardır hiçbir tartışma programını asla ama asla izlemiyorum. Tartışma yapmadan bilgi veren programlar olursa ona bir sözüm olamaz.

Bir kere tartışmanın adabı olmalıdır. Bir insan, tartıştığı konuda kendisine sunulan belge ve kanıtlardan etkilenmelidir. Bu sunulan belge ve kanıtların doğruluğu araştırılmalıdır ve bu etkilenme fikir değişikliğine bile neden olabilir. Bu fikir değişikliğinden de bir insan asla korkmamalıdır.

İnsanların elbette temel aldığı fikir ve görüşleri vardır. Ancak dünyadaki ve çevredeki bütün olaylar, kişiler, konular o fikir ve görüşe uymak zorunda değildir. Bu nedenle fikir ve görüş sahibi olmak başka bir iştir, çevreye açık olmak başka bir iştir.

Cahillik eğitim ile okul bitirmek ile giden bir karakter biçimi değildir. Cahillik, şartlanmış beyine sahip olmak demektir. Şartlanmış bir beyin sahibi iseniz ne kadar okul bitirseniz de cahillik sizin karakterinizdir. Bu nedenle cahil kelimesini çoğunlukla yanlış olarak kullandığımız eğitimsiz insan etiketlemesinden çıkarmalıyız.

Fikir alışverişi yapabilme adabını uygulayabilmek için her şeyden önce ezberlerini bozabilme cesaretine sahip olmak gerektir. İşte aslında yukarıdan beri anlatmaya çalıştığım konunun ana temeli, ana direği budur.

Hangi görüşe, hangi fikre, hangi düşünceye sahip olursa olsun bir insanın kendi şartlanmışlığından, kendi beyin yıkanmışlığından kurtulması için, beynine bağlanmış zincirleri kırabilmesi, ezberinde olan bir takım bilgileri bozabilme cesareti gösterebilmesi gerektir.

Hangi konumda, hangi eğitimde, hangi şartlarda, hangi çevrede, hangi görüşte olursa olsun bir insanın beyninde ne kadar zincir var ise o insan o kadar cahildir.  Bu nedenle beyinlerdeki zincirler ve bu zincirlerin kırılması gayretleri esas belirleyici olandır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Altıparmak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.