SEÇİM VE TARİH

Gittiğim yerlerde, yanıma geldiklerinde insanlar seçim ile ilgili sorular soruyorlar. Bu konuda da yazılar yazmamı istiyorlar. Ben ise seçim ve seçim sonuçları konusundan özellikle ve özenle uzak durmaya çalışıyorum. Bu söylediğim uzak durma elbette köşe yazılarım için geçerlidir. Yoksa günlük yaşantımda seçim konusundan uzak durmak pek mümkün değildir.

Seçim konusunda çok farklı düşüncelerim var. Bir kere, dünyayı yönetmek isteyen, bu konuda olağanüstü gayretler sarf eden güçlerin olduğunu hepimiz biliyor olmalıyız. Bu güçlerin dünyayı yönetme istekleri sadece kendi içlerinde kalarak gerçekleşemez. Bu açıdan bakıldığında etkin ülkelerin bu emperyalist gayretleri en aza indirgeyecek çaba içerisinde olmaları şarttır. Aksi takdirde bu egemen güçlerin seçimlere bile müdahil olması yaşanmayan, bilinmeyen, anlaşılmayan bir durum değildir ve çıplak gözle bile görülebilecek bir gerçekliktir. Genel seçimler için geçerli olduğunu düşündüğüm bu görüşlerim yerel seçimler için de geçerli midir diye kendi sorgulamamı yaptığımda bir takım farklılıkların olduğunu da görmüyor değilim. Yerel seçimlerde adayların dar bir alanda denetim yapabilme imkânları olduğu için genel seçimlerden farklılık gösterir.

Bu söylemeye çalıştıklarım seçim olmasını tereddüde düşürecek biçimde algılanmamalıdır. Çünkü seçim şarttır ve mutlaka yapılmalıdır, hatta her şeye rağmen yapılacaktır. Seçim monarşinin tek panzehiridir.

Kişisel oy verme gerekçelerim ise memleketin meseleleri ile ilgilidir. Yani ülkemin meselelerini sıralayıp ona göre değerlendirme yapıyorum. Bu seçimde de ona göre bir ölçü ile kişisel oyumu vereceğim.

Ben kamuoyuna soruyorum: Ülkemizin bugün içinde bulunduğumuz şartlarda ve yakın gelecekte en önemli sıkıntısı nedir? Bu soruya kim ne cevap verecekse oyunu da ona göre vermelidir. Yerel seçime gittiğimiz için bu soru fazla genel bir soru gibi görünebilir, ancak gerçek olan şudur ki yerel seçim sonuçları da ülke çapında bir değerlendirmeye tabii olmaktadır. Ölçüyü böyle koyduktan sonra kişilerin, grupların, partilerin önemi değil ülkenin sıkıntılarının, meselelerinin önemi belirlenmekte ve ortaya konmuş olmaktadır.

Esas olması gereken de budur. Yoksa ahbap-çavuş ilişkisi dediğimiz bir biçimde oy vermek ülkenin sıkıntılarına çare bulmak demek olmamaktadır.

Zaten gerek genel seçimlerde, gerekse yerel seçimlerde aday belirleme çok tutarlı ölçülerle olmadığı için hiç olmazsa oy vermede tutarlı bir yol takip etmek önem kazanmaktadır.

Seçim bu kadar… Aslında bu konuya hiç girmemeyi düşünüyordum ancak kamuoyunun isteği nedeni ile bu kadar da olsa düşüncelerimi aktarmayı gerekli gördüm.

Başlık seçim ve tarih oldu. Seçimi anladık da tarih ile seçim neden bir arada?

Yukarıda seçim ile ilgili düşüncelerimi çok genel olarak aktardım.

Bu düşünceyi aktarabilmek için seçimlerle ilgili tarihsel bilgilere sahip olmak gerektir diye düşünüyorum. Örneğin, 1973 yılında ülkemizde yapılan Genel Seçimlerden beri fiilen yaşayarak ve öncekileri de okuyarak takip etmiş bir kişiyim. 1977 Genel Seçimini, 1979 Ara Seçim ve sonuçlarını, istifaları, yeni hükümeti, atananları, 24 Ocak Kararlarını ve sonunda 12 Eylül Darbesini bizzat yaşamış bir kişiyim. Sonra yapılan seçimleri takip etmiş, içinde yaşamış, yapılan çözümlemelerle sonuçlar elde etmiş bir kişiyim. Bu arada sadece kendi ülkende değil dünyada etkin diğer ülkelerde de seçimleri ve sonuçlarını mümkün olduğu kadar takip etmek, analizler yapmak ve sonuçlar elde etmek de gerektir. Burada da örnekler verecek olursam, şu açık örnekler belki de yeterli olacaktır: Hüseyin(!) Barak Obama’nın 2008’de seçilişi, Doğu Almanyalı Merkel’in seçilişi, Rusya’da Yeltsin’in ikinci defa seçilişi vesaire.

Evet, seçim sadece seçim günü oy verilen bir iş değildir.

Seçim, tarihsel boyutları ve sonuçları olan bir iştir.

Bu nedenle oy vermek de çok ciddi sorumluluğu olan bir iştir. Durum böyle olunca da oy vermenin önemi ve oy verenlerin hayata, dünyaya, ülkeye, tarihe bakışı oldukça etkili olmaktadır ve olmalıdır.

Mutlaka seçim yaz diyenlere başka ne söyleyebilirim?

          

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Altıparmak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.