Altın diye vitrine koyun!

Simit…

Fakirin, fukaranın, garibin, gurabanın olmazsa olmazıydı...

Çayımıza tat verendi,

Ayranımızın balı, kaymağı, tereyağıydı,

Garibanın yetişeni,

Fukaranın tokluğuydu,

Vazgeçilmezimizdi.

Kaşla göz arasında simit'e zam yapıldı...

Ne kadar olduğunu söylemek çok zor…

Çünkü şaşı bakıyorum,

Çünkü salaklaşıyorum,

Çünkü kalakalıyorum,

Çünkü ufalıyorum,

Çünkü sıkılıyorum,

Çünkü daralıyorum,

Çünkü hicap duyuyorum,

..Ve çünkü insanlığımdan utanıyorum.

*

Simit'in bugünkü durumu ne?

Yani geldiği nokta neresi?

İsterseniz gelin ondan söz edelim ve bazı hususları irdeleyelim...

Simit'in yegane rakibi ekmek...

Ekmek denilince akıllara simit gelir...

Simit denilince de ekmek…

Ekmek, Adana'da kaça satılıyor?

8 liraya...

"Ekmeğin gramajı ne kadar simit'in ne kadar?" sorusu sorulduğunda, insan ister istemek cevap vermekte zorlanıyor... Burnundan buharlar çıkartarak, şu cevabı veriyor, "Ekmek, gramaj olarak simit'in 3-4 kat fazlasıdır be arkadaş... Görünümüne baktığınızda neyin ne olduğunu, daha doğrusu neyin ne olamadığını çok daha net anlıyorsunuz... Simit bu yahuuu… Bu fiyata satılmaz, sa-tı-la-maz.”

-Vırt zırt zam...

-Nerede gam?

Tam da bu noktada konunun muhatabı olan beylere, "Ekmek fiyatlarını sanise sanise takip ediyorsunuz da, simit'in fiyatından ne derece haberdarsınız?" sorusu sorulmaz da ne yapılır?

Koca ekmek 8 lira, bir lokmalık simit 10-12lira.

Vah babam vah, deliloy anam deliloy…

Yeri ve zamanı gelmişken simit'e  zam yapan efendilere şunları söylemek istiyorum,

"Sarraflarla anlaşın, vitrinlerinde bundan böyle simit'in de olması gerektiğini hatırlatın... Hatta aranızda akit yapın... Yani bu işi ak'de bağlayın ki, bu mesele "akide şekeri" durumuna dönüşüp, zamanla erimesin... Simit bu... Vitrine de, vitrin sahiplerine de yakışır... Simit bu... Allı da, morlu da olur... Simit bu... Hem alaylıdır hem mektepli...'Zaman bu zamandır' diyerek, kendinize düşen görev ve sorumluluklarınızı yerine getirin ve bu işi bir an önce sonuca bağlayın... 'Simit'i bile alamaz duruma düşürüldük' diyenlere de kulak verin... ‘Sallayın düşsün, süpürün gitsin’ anlayışından da vazgeçin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Süleyman Canbolat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.