YABANCI DİLLE EĞİTİME HAYIR

Şarkıcı Kıraç bir söyleşide yabancı dille eğitime karşı olduğunu söylemiş ve Cengiz Özakıncı da Kıraçın bu fikrine karşı çıkanlar olduğunu söyleyerek Kıraçı desteklemiş. Özakıncının söylediğine göre Kıraça karşı çıkanlar, onun yabancı dil öğrenmeye karşı olduğunu ileri sürüyorlarmış.

Konu çok dikkatimi çekti. Çünkü, bu konuyu yaşamış bir kişi olarak o yaşadıklarımı kamuoyu ile  paylaşmak adına ilgi duymam gayet olağandır.

Hemen baştan söylüyorum:

Ya-ban-cı dil-le e-ği-ti-me kar-şı-yım. Çünkü, yabancı dille eğitim olmaz.

Bir ülkede eğitim ülkenin ve milletin kendi dili ile olur.

Neden?

1975 yılında ODTÜ öğrencisi oldum. Profesyonel meslek olarak burada başladığım Bilgisayar Programcılığı işini yaptım ama aslında resmi anlamda Ekonomi Bölümünü bitirip Ekonomist oldum. Yani, sözlü tarafı ağır bir bölüm eğitimi aldım. Dersler tamamen İngilizce. Kaynaklar, ders anlatımları, sorular, cevaplar hep İngilizce. Ama hayatın diğer alanları hep Türkçe. Bu ne demek şimdi? Böyle bir ortamda yabancı dili öğrenmek nasıl olabilir? Hayatın her alanında Türkçe, ama dersler İngilizce. Git kardeşim işine böyle dil öğrenilmez. Ancak benim yaptığım gibi okul bitirilir, hem de işkence ile. Kendi ülkemde bu işkenceye neden razı olayım?

Bu durumu geçin...

Bir ülkede başka bir dil eğitimi demek o ülke sömürge ülke demektir değil midir? En azından sömürge olmaya aday olmak demek değil midir?

Bakın, yabancı dille eğitime karşı olmak yabancı dil öğrenmeye karşı olmak demek değildir. Keşke ODTÜ ‘de düzen şöyle işlese idi: madem siz yüksek puanlı ülkenin çalışkan öğrencileriniz. O zaman bu üniversiteden 3-5 yabancı dil öğrenmeden mezun olamazsınız diye bir kural koysalar idi. Alın size dünyada geçerli on dil veriyoruz  az 3 tanesini öğrenmeden diploma alamazsınız deseler idi. Hazırlık böyle olsa idi. Ama, bölüm eğitiminde herkes Türkçe eğitim yapacaktır. Böyle bir düzene hiçbir itirazım olmaz. Yani, mesele yabancı dil öğrenmeye karşı olmak değildir. Mesele, ülkemizde Türkçe dışında bir dille eğitim yapmak meselesidir.

Bakın, daha açık bir konuya değinmek istiyorum.

Emperyalizm bir ülkeye nasıl girer? Fiili işgal veya kültür emperyalizmi  dolayısıyla. Kültür emperyalizminin en önemli göstergesi ve kaynağı dildir. Biz Türkler uzun asırlar dünya hakimi olduk. Fiilen hakim olduğumuz ve Türk olmayan hangi ülkede ve hangi millette bugün Türkçe duyuyoruz? Peki neden? Çünkü, Türkler tarih boyunca dünyaya hakim olma ama milletleri kendi halinde bırakma anlayışı ile davrandılar. Oysa, diğer milletler, ele geçirdikleri yerlerde kendi dillerini zorla kullandırmak gibi bir yolu seçtiler. Bunun öneği bugün sayılamayacak kadar çoktur.

Kültür emperyalizminin açık göstergesi dildir. Yabancı dille eğitim yapılan okullarda Anti-emperyalist gösteriler ve itirazlar neden olmadı acaba? Çok  ilginç değil mi?

Ben sıfır İngilizce ile Üniversiteye gitmiş bir öğrenci olarak kendi ülkemde o kadar çok sıkıntı ve zorluklar çektim ki, anlatsam gerçekten çok uzun bir yazı olur.

Neden kendi ülkemde böyle bir ortam olsun? Burası sömürge ülke mi? 

Tekrar tekrar söylüyorum. Yabancı dil öğrenmek ile yabancı dil ile eğitim çok farklı konulardır. Yabancı dil öğrenilmelidir. Hem de bir tane de değil. İmkânı ve yeteneği olanları birden fazla dil öğrensin ve öğrenmelidir. Ama kendi ülkemde kendi dilimle eğitim almalıyım.

Bu arada fırsat bulmuşken hemen söyleyelim. Canım bütün terimler yabancı dille kullanılıyor ve Türkçesi yok diyorlar . Hiç öyle değil. Türk Dil Kurumu bütün yabancı dillerin Türkçe karşılığını buluyor ve yayınlıyor. Dünyada yeni kelime üretmenin en kolay olduğu dil Türkçedir. Dünyada en kısa, kolayca ve uygun kelime üretebilen dil Türkçedir. Dünyada tek kelime ile çok şey anlatabilen dil Türkçedir. Dünyada ana dil olarak kullanılan ilk beş

dilden birisi Türkçedir. Dünyada bir çok yabancının belirttiği gibi kulağa şiir gibi gelen dil Türkçedir. Daha da önemlisi, dünyanın bilinen en eski dili Türkçedir. Bu konuda Kâzım Mirşan ve Muazzez İlmiye Çığ ve daha bir çok başkalarına kulak verelim.

Çok önemli bir konuya daha değinmek istiyorum.

Biz Anadolu Türklerinin bu coğrafyadaki devletleri Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlıdır. İlhanlıyı kamuoyunun çok fazla bilmemesi nedeni ile bu yazıda dışarıda tutuyorum. Selçuklu ve Osmanlı Devletlerimizde yönetim anlamında Türkçe biraz geride tutulmaya çalışılmıştır. Sözlerimi yumuşak seçmeye çalışıyorum. Türkçeye yönetimin böyle bakmasına rağmen Türk Milleti bütün unsurları ile Türkçesini bırakmamış ve en güzel biçimde koruyarak bugüne getirmiştir. Bugün de bize miras kalan bu güzel dilimiz yeni üretilen kelimelerle birlikte dünyanın sonuna kadar taşımalıyız ve de taşıyacağız.

Ben mesleğe ilk başladığımda, yani üniversitede 78-79 yıllarında Compütürcüydüm, sonra Elektronik beyinci oldum ve sonra özel şirkette IBM ci oldum. Ama daha sonra TDK ve ona katkı sağlayan - ki mutlaka anmalıyız - Aydın Köksallar sayesinde bilgisayarcı, yazılımcı oldum. Bu kadar kısa sürede üretilmiş ve müthiş anlamlı kelime hangi diller var acaba? Yazıcı, tarayıcı, fare vesaire gibi kelimeler çok kısa sürede hayatımıza girdi ve benimsendi. Bu örnekler sadece bir dalda üretilen örneklerdir.

Bir diğer konuya değinmek istiyorum. Bir ülkede asıl olan eğitimin kalitesini yükseltmek midir, yoksa yabancı dil öğretmek midir? Siz ülkenin eğitim kalitesini yükseltin o kaliteli eğitim alan öğrenci kendisine ne gerekir ise onu alır ve uıygular. O kaliteli eğitim almış öğrenci, hangi dile ihtiyaç duyarsa onu çabucak öğrenir. Bu nedenle bırakın yabancı dille eğitim ile göz boyamayı filan da ülkemizde eğitimin kalitesini yükseltmeye ve yaygınlaştırmaya bakın.

Türkiye Cumhuriyeti daha onuncu yılını doldurmadan çok tarihi, kültürel ve milli bir iş yaptı: Önce Türk Tarih Kurumunu ve sonra da Türk Dil Kurmunu kurdu.Türk Milleti ile birlikte Milli Bağımsızlık mücadelesini veren ve kazanan Büyük Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK bu işi sizce neden yaptı?

Sonuç: Anti-emperyalist, Türk Milletine ve Mustafa Kemal ATATÜRKE bağlı biri olarak yabancı dille eğitime hayır, her türlü yabancı dil öğrenmeye sonuna kadar evet diyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Altıparmak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.