Yükselişten Çöküşe Adolf Hitler-1

Tarihin en gaddar, en acımasız, en vahşi liderlerinden biri olan Adolf Hitler’i bilmeyeniz yoktur. Adolf Hitler, (20 Nisan 1889 Braunau am Inn-30 Nissan 1945 Berlin), Avusturya doğumlu, Alman politikacı ve Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi lideri, 20. yüzyılın en güçlü ve kötü şöhretli diktatörlerinden biri olarak kabul edilir.

 

Sovyetler Birliği'nin yıkılmasının ardından ortaya çıkan rakamlarla birlikte, yakın dönemdeki tahminlerle, 10-11 milyon civarında insanın Nazi rejimi tarafından öldürüldüğünü göstermektedir. Holokost öncesinde sayıları 9 milyonu bulan Avrupalı Yahudilerin aşağı yukarı üçte ikisi öldürüldü.

 

Nazi Almanya’sının 1 Eylül 1939'da Polonya'ya saldırmasıyla başlayan İkinci Dünya Savaşı, yaklaşık 80 milyon kişinin ölümüne yol açarken, insanlık tarihinin en büyük felaketlerinden biri kabul edilen bu olayın üzerinden 85 yıl geçti.

 

***

Peki, Avusturya vatandaşı olan ressam bir çocuk, nasıl oldu da siyaset basamaklarını tırmanıp, Almanya’nın başına geçti ve Avrupa’nın yüzde 70’ni işgal etti?

Hitler’i gerek filmlerden, gerekse belgesellerden az çok takip edenler vardır. Ama ben bu hafta, Almanya’nın bir dönem dünyaya hükmetmesini sağlayan Adolf Hitler’in, yükselişinden çöküşüne kadar yaşadıklarını yazmaya çalışacağım.

 

Adolf, 20 Nisan 1889 tarihinde Almanların yoğunlukta olduğu Avusturya-Macaristan İmparatorluğuna bağlı Braunau am Inn Kasabası’nda doğdu. Çocukluk yıllarında başarılı bir öğrencilik geçirmesine rağmen, o hayalindeki meslek olan ressamlığa yöneldi. Ancak güzel sanatlar okulu onu kabul etmeyince hayalleri yarım kaldı. Ailesini kaybettikten sonra Mayıs 1912’de Münih’e gitti. Askerliğe elverişsiz olmasına rağmen, Almanya I. Dünya Savaşı’na girdiğinde kendisini kabul ettirerek gönüllü olarak orduya katılır. Cephede çeşitli görevlerde yer alarak onbaşılığa terfi eder.

 

1917 yılında Adolf Hitler, Batı Cephesi’ndeyken tam yakınına bir top mermisi düşer ve arkadaşlarından bir kaçı patlamada can verir. Ancak Hitler tek bir sıyrık bile almadan kurtulmayı başarır. Savaşın sonlarına doğru Hitler, bu sefer de müttefik kuvvetlerin hardal gazı saldırısına maruz kalır. Hitler’in durumu bu sefer ağırdır. Yakınlardaki bir hastanede tedavi görürken yanına gelen bir doktor ona kötü haberi verir; I. Dünya Savaşı bitmiş ve Almanya teslim olmuştur. Bunu duyan Hitler ufak çaplı bir sınır krizi geçirerek geçici körlük yaşar. Hastanede kaldığı bu dönemde aklında ulusunun düştüğü bu durumdan kurtarmak ve bir dünya gücü haline getirme fikri gelir. Ama işe nereden başlayacağını bilmemektedir.

 

Bu dönemde I. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’da enflasyon aşırı yükselmiş, işsizlik tavan yapmış ve halk yalnızca bir kuru ekmek alabilmek için bile dünyanın parasını vermekteydi.

Adolf’un durumu da çok farklı değildi. 3-5 resim yapıp bunların parasıyla geçinmek istese de, başarılı olamadı. Sokaklarda gezerek ne yapacağını düşünen Hitler’in aklına yeniden eski mesleğine dönmek geldi. Orduya yazıldı ve Bavyera’da istihbarat subayı oldu. 1919 yılının Eylül ayında bir gün Ordu Siyasi Şubesinden bir emir aldı. Münih’te Alman İşçi Partisi adında küçük bir siyasi gurubu denetleyecekti. İşte bu görev Hitler’in hayatının dönüm noktası oldu. Yalnızca iş için orda olmasına rağmen, bir konuşmacının Bavyera Eyaleti’nin Almanya’dan ayrılıp Avusturya ile birleşmesi gerektiğini söylemesiyle, Hitler hiddetli bir şekilde ayağı kalktı… Yıllarca biriken hiddeti ile Alman halkını düşkün duruma getiren Yahudilerin başını çektiği bu fikirlere ateş püskürdü. Bu konuşmaları parti üyeleri tarafından dikkat çekince, Hitler kendisini partinin bir üyesi olarak buldu. Gün geçtikçe partideki konuşmalarında nefret söylemlerine arttırmaya başladı. Ülkesinin Yahudilerden temizlenmesi gerektiğini, Almanya’nın aşağılanmasının öcünü alacağını ve Almanya’nın milli haysiyetini tekrardan yücelteceğini haykırmaktaydı. Parti üyeleri ve Münih halkı, Hitler’in bu konuşmalarından oldukça etkilenmekteydi. Kısa süre sonra da Hitler, partinin lideri oldu ve partinin ismini Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi olarak değiştirildi. Bir diğer adıyla; Nazi’ler…

 

(Devam Edecek…)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Toytekin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.