KAVRAMLAR

Kavram konusu yaşamanın en önemli konularından birisidir. Çünkü, her yaptığımız işin bir açıklaması, anlatılması ve anlaşılması vardır. İşte bu açıklama, anlatılma ve anlaşılmayı yani kısaca yaşanmışlığı kavramımızı sağlayan kavramlardır. Dolayısıyla kavram kelimesi son derece derin içeriğe sahip bir kelimedir.

Kavram kelimesinin içeriği kabaca ve özetle böyle açıklandıktan sonra, bu içeriğin tarihi kökenlerine de gitmek gerektir.

Batılıların bizzat, bilerek ve isteyerek yarattığı Doğu-Batı ayrımı, Doğu-Batı Medeniyetleri farklılığı ifadelerinde kavram kelimesinin içeriği tarihsel boyutları açısından çok önemlidir.

Batılılar bu kavram kelimesinin içeriğindeki bilgilerin tamamını kendilerine mal etmek yolunu seçmişler ve adeta bilinen ve kullanılan bütün kavramların mucidi, kâşifi kendileri imiş gibi bir düzen kurmak istemişler ve hatta dikkatli gözlerin dışında bu düzeni maalesef kurmuşlardır da.

Aslında, kendi ürettikleri Doğu-Batı farklılığı kapsamında Batının ürettiği ve dayattığı kavramların hemen tamamının doğu kaynaklı olduğunu biraz dikkatli göz ve düşünce ile baktığınızda çok rahatlıkla görebilirsiniz.

Batılıların insanlıkta ilkler anlamında dünyaya getirdiği ve koyduğu hiçbir kavram ve kolaylık yoktur.

Örneğin; yazının icadı, ateşin bulunması, hayvan ehlileştirilmesi, tarımın gelişmesi, paranın icadı, barutun bulunması, sigorta düzeni, madenlerin işlenmesi, savaş taktikleri, felsefe-Tanrı ve insan, tekerleğin bulunması, ev yapımı vesaire gibi insanlığı ileriye taşıyan hiçbir keşifte batılıların katkısı yoktur.

Çok önemli ve anlattıklarımı destekleyen, pek bilinmeyen bir örneği mutlaka açıklamak gerektir.

Nedir o?

İlkler anlamında açıkladığım kavramlar arasında Felsefe-Tanrı ve insan kavramları var. Ben felsefe eğitimi alana kadar, bütün insanlığın ezberine yerleşmiş bir bilgi var: Felsefe Batılıların ezberlettiği biçimde Antik Yunan icadıdır. Oysa Felsefe eğitimi aldığımda gördüm ki, bu bilgi tamamen batılıların kurnazca insanlığa dayattığı bir bilgidir. Çünkü, bu Antik Yunan felsefecilerinin asıl kaynağı Mısırdır. O en büyük Filozof  dedikleri Platon(Eflatun) bile Mısırda eğitim görmüştür. Antik Yunan Tanrıları kavramı da aslında Mısır Tanrılarından çalmadır. Zaten biraz dikkatlice baktığınızda, Antik Yunanda Felsefe var da onlardan daha önceye rastlayan Buda, Konfüçyüs, Brahman vesaire gibi kişilerin yaptıkları felsefe değil mi? Bunlar ilk filozoflar değil mi?

Bizim tarihimizden bir örnek verelim: Daha sekiz yüz yıl önce yaşamış, ölümü 1227 olan Cengizhanın batılılara öğrettiği kağıt para gibi bilgiler bile önemli kavram aktarımlarıdır.

Batılılar, bin beş yüzlerden sonra dünyada yeni bir gelişmenin öncüsü olmuşlardır, doğru. Zaten Ümit Burnunu keşfetmese idiler Avrupa, karanlık Ortaçağlarını aşmaya asla imkân bulamayacak, kendi akıl almaz karanlıkları içerisinde boğulup gideceklerdi.Öyle olsun istediğimden değil elbette. Ama vurgulamaya çalıştığım şudur:  Batı dünyası, insanlık tarihinde, insanlığa hizmet konusunda kendi ürettiği Doğu-Batı medeniyetleri kavramı kapsamında geç kalmış olmanın ezikliğini maalesef çok acı biçimde insanlığa boca etmiştir ve etmektedir. Yakın tarihimizden bir örnek daha verelim:

O günün şarlarında okuduğu dört binden fazla kitaptan yaklaşık 1200-1300 tanesi tarih ile ilgili olan ATATÜRKÜN talimatları doğrultusunda 1930 yılında Türkocağı Heyeti tarafından yazılan bir kitap vardır. Bu kitabı yazan altı kişilik kurulun başkanı da dünya tarihçiliğinde söz sahibi olan Yusuf AKÇURAdır. Tarihi en eski dönemlerinden alan, Sümerlere, Asurlulara, Hititlere vesaire kadar insanlığı mercek altına alan bu kitabın adı da Türk Tarihinin Ana Hatlarıdır. Bu kitap basıldığında Avrupada kıyamet kopmuştur. Ne demişlerdir? Biz tarihi yazmıştık bu nereden çıktı diye büyük bir yaygara koparmışlardır. Büyük Başbuğ ATATÜRKÜN cevabı da şu olmuştur: “Tarihi biz yaptık ve biz yazacağız. Bundan sonra kendi yazdığımız tarihi okuyacağız.”Bu örnek bile yukarıdan beri anlatmaya çalıştığım kavram, Doğu-Batı gibi konuları anlatmaya yetmez mi?  

Aslında batının ürettiği kavramların insanlığa neler getirdiğini açıklayan günümüz ile ilgili olanlarına da değinmek isterim ama onu da bir daha ki yazılara bırakmak istiyorum.

Sadece mutlaka açıklama gereği olan Bireysel Özgürlük kavramını ele almak bile bugün insanlığa yapılacak en önemli hizmetlerden biridir.

Yakın gelecekte...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Altıparmak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.