ATATÜRK’E HAKARET

Bu konuyu önceleri daha üzerinde durarak ve daha çok kızarak yazmaya çalışırdım.  Bugün gelinen noktada ise çok gerekmedikçe bu tür konulara cevap vermek veya üzerinde durmak istemiyorum. Neden? Çünkü yüz yıldır bu konuda enerjimizi boşuna harcadığımızı görmeye başladım.

Yani, bir kesim ve ıslah olmaz, değişmez, gizli görevlerini böyle almış bir kesim bu konuda sürekli bir mücadelenin içerisinde olacak. Dolayısıyla bunları kendi dünyaları içerisinde bırakıp kendi kendilerine fikri boğulmalarını izlemek daha iyi olacak diye düşünmeye başladım.

Ama, yine de bazen olmuyor ve sabır taşı çatlıyor.

Örneğin, şevki yılmaz diye bu ıslah olmazlardan birisi ATATÜRKE söz söylemekte yine çok ileri gitmiş ve ağır hakaretlerde bulunmuş. Aslında yukarıda söylediğim gibi bu türleri kendi dünyaları içerisinde bırakmak ve hiç de  muhatap almamak gerektir ama bu galiba soyu sıkıntılı kişinin sözlerini ciddiye alıp üzülenler ve kızanlar olunca ve bu da çok sayıda olunca insan yine de dayanamıyor.

Bu kişi aslında İngiliz emrini çok iyi yerine getiren ve bu konuda daima başı çeken kişilerden biri olarak kamuoyunca iyi tanınmalıdır. İngilizin ATATÜRK düşmanlığı çok açıktır ve hiç de bitmeyecektir. Sürekli ülkemizde adamlar besleyecek ve ATATÜRK düşmanlığını bitirmeyecektir. Zaten ben de bu nedenle bu İngiliz destekli içimizdeki adamları çok iyi tanıyıp enerjimizi onun için harcamamak gerektiğini söylüyorum.

Üzerinde güneş batmayan İngiliz İmparatorluğunu Mustafa Kemal ATATÜRK önderliğinde Türk Milleti batırmıştır. Önce Çanakkalede, sonra Milli Mücadelede Sevri yırtarak ve sonra da Lozanda İngiliz İmparatorluğu çökmüş ve aslanın pençeleri, dişleri sökülmüştür. Zaten kısa süre sonra 2. Dünya Savaşında ABD sayesinde kurtulmuş ve savaşın arkasından da emperyal gücünü bu devlete devretmek zorunda kalmıştır. Bu özet, İngilizin Türk ve ATATÜRK düşmanlığını anlamaya, görmeye yetmez mi? Milletler, devletler arası düşmanlık nasıl olur? Buğuz ederek, küserek, oynamıyorum diyerek mi olur? Yoksa püsküllüler ve onun gibilerin yolundan gidenleri içimize göndererek mi olur?

Bu anlatmaya çalıştığım anlaşılmaz bir durum mu? Diğer bir ifade ile akla uymayan bir durum mu?

Bakın ben hiç hakaret ediyor muyum? Aslında tam bir Adanalıyım. Yani, hakaret etmenin, küfür etmenin,  Adana tabiri ile sövmenin babasını bilirim ama yukarıdaki gerçekleri bildiğimden, gördüğümden ve anladığımdan dolayı yapmıyorum.

Bir kere Selanik, Selanik deyip duruyorlar, güya kafa karıştıracaklar. Oysa Selanik, Osmanlı Devletinin en değer verdiği liman şehirlerinden birisidir. Selanik, aslında Osmanlı Devletimizin Avrupa ve hatta dünya ticaretine açılan en önemli iki kapısından birisidir. Osmanlı Devletimiz oranın nüfus yapısında Türklerin varlığını artırmak için gayret göstermiştir. Bu nedenle özellikle İç Anadoludan bir çok Türk ailesini oraya göndermiştir. Bu konuyu görmezden gelirler.

Geçtik...

Soy üzerinde duracaksak, Arap soyuna necip diyenlerin bu konuda söyleyecekleri ne gibi bir söz olabilir? Koca bir Türk Milletini, Araplaştırma kavgası verenlerin Ne Mutlu Türküm Diyene diyen bir kişiye soy ile ilgili bir olumsuz söz kullanmasının akla, mantığa, ahlâka uygun bir tarafı var mı?

Osman oğlu ailesini göndermek üzerine bitmeyen bir karın ağrısı olanların tarihi bilerek çarpıtmalarını görmemek mümkün mü?

Biz Türk Milliyetçileri, bugüne kadar Osmanoğlu Ailesi ile ilgili kan tükürdük kızılcık şerbeti içtik dedik. Bu konuda ıslah olmaz kişilerin oyununa gelmiş olmamak için hâlâ direnmeye çalışıyoruz. Ama çok zorluyorsunuz. Osmanlı Devleti, Osman oğlu ailesinden önce Türk Milletinin devletidir. Bu devleti Türk Milleti kurmuş ve dünya hakimi yapmıştır. Belirli bir sürenin sonunda devlet yönetimi bir denge sağlamak düşüncesi ile olsa gerek  Türk Milletine bakışını değiştirse de Türk Milleti, devlete olan bağlılığını her şeye rağmen hiç kesmemiştir. Türk aydınları, devleti, son zamanlarda Osmanoğlu ailesinin yaptıklarına rağmen kurtarmak için çırpınmış, ama olmayınca Türk Milletini kurtarmak için Milli Mücadele vermiş ve başarmıştır.

Söylemek istemiyorum ama, babanın oğlunu, oğulun babayı öldürdüğü ve hatta maalesef içinde bebeklerin de olduğu 19 kişinin bir gecede boğdurulduğu bir yapıdan hadi kardeşim Türkiye Cumhuriyeti Devleti, artık Türk Milletinin kurduğu bir Milli devlettir, rızkınızı başka bir ülkede arayın deyip can ve mal emniyeti ile yurtdışına göndermek neden kabul edilemez? İdam kararı çıksa ne olacaktı, daha mı iyiydi?

Zorlama Şevki, derdini biliyor ve anlıyoruz. Gücünü nereden aldığını da biliyoruz. Öyle 5. Göbek filan deyip üretilmiş kişilerle Türk Milletini Araplaştırma gayretlerinin altında ne yattığı çok açık.

Yoksa Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Osmanlı Devletinin devamı, ancak Osmanoğlu ailesinin devamı olmadığını anlamamak için İngiliz ajanı olmak gerektiğini kim anlamaz, kim görmez?

Osmanoğlu Ailesi iyisiyle kötüsüyle Türk Milleti adına tarihteki görevini yerine getirmiştir ve tarihe mal olmuştur. Kötüleri eleştiririz, iyiler zaten başımızın tacıdır ve hepsi ecdadımızdır. Ama Cumhuriyet, aile egemenliğini ister istemez kaldırır ve hele Milli Devlet ise egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milletine teslim edilir.

Ne var bunda?

5. göbek filan deyip birilerini üretmeye çalışırken kalan kanın son damlası ile düşmanı ülkeden kovan ve İstanbul hükümetinin onayladığı Sevri yırtıp atan kadroların lideri ile alıp veremediğiniz nedir? Ne istiyor olabilirsiniz? Yurdun düşman işgali altında kalmasını mı? Bu soysuzluğa neden razı oluyorsunuz? Bu onursuzluğu hangi nedenle kabul edebiliyorsunuz? 

Eğer yok biz Milli Mücadeleyi kabul ediyor da şu eksikler var diyorsanız – ki öyle demediğiniz belli – tartışılabilir, eksikler var ise iktidarı kullanarak bu eksikleri giderirsiniz. Hangi eksikler giderildi? Hangi yanlışları düzeltme çalışmaları yapıldı? Ya da hangi eksikler, yanlışlar, hatalar ortaya kondu?

Örneğin, yüz yıllık gizli Lozan maddelerine ne oldu?

Şevki, Türksüz İslam peşinde koşmak, Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya benzer. Yapma, olmaz.

Şevki, görmüyor musun, görmüyor musunuz, böyle yaptığınız için Türk Milleti, milliyetine ve ATATÜRKE daha çok sarıldı ve sarılıyor.

Şevki, görmüyor musun ve görmüyor musunuz, böyle yaptığınız için Türk Milletini maalesef o çok bağlı olduğu dininden soğutmaya başladınız. Bu nedenle gel yapma Şevki, gel etme Şevki sus, olmayacağını anla ve kenara çekil artık. Çünkü her tarafın görüldü.

Sonuç: Bu tür saldırılar bitmez, biz işimize bakalım.  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Altıparmak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Hali̇l Işık - İSLAMA, DİNİ DEĞERLERE KÜFREDİLİRKEN NERDESİN TÜRKÇÜ KARDEŞ!!!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 26 Şubat 09:53