Türkiye'de Hilafet (1)

Son zamanlarda ülke gündeminde konuşulur oldu.

Türkiye'de Hilafet rejimini isteyenler var.

Bunu, açık açık da ifade ediyorlar.

İrfan Foto yollamış.

Yılmaz Özdil'in anlatımı ile "Türkiye'de Hilafet"

Mutlaka okuyanlarınız da olmuştur.

Ama beni o kadar iyi ifade ediyor ki; ola ki okuyamamış okurlarım da bir baksın diye sütunlarıma aktardım.

***

Hilafet isteyen o zırcahiller iyi dinlesin.

Abdülmecit efendi, son Halife.

Fransızca, Almanca,Farsca, İngilizce, Arapça, tam 5 lisan biliyordu.

Ressamdı.

Türk resim sanatının öncüleri arasındaydı.

Osman Hamdi Bey'in öğrencisiydi.

Zonaro ile arkadaştı.

İbrahim Çallı, Hikmet Onat ve Nazımı Ziya gibi, 1914 kuşağı sanatçılarla birlikte aynı atölyede resim yapıyordu.

Bu topraklarda kurulan ilk " Ressamlar Cemiyeti'nin Başkanıydı.

Paris'te kişisel sergi açtı.

"Haremde Bethoven, Haremde Gothe" gibi tabloları Viyana'da  sergiledi.

Bu tabloları şu anda "Devlet Resim Sergisi Müzesi" ile İstanbul'da sergileniyor.

Taassup göstermedi, çıplak model kullandı.

Halife, malife isteyen zır cahiller iyi dinlesin.

Haremdeki kadınları bile havuz başında çıplak resimledi.

İstanbul'da resim atölyeleri açtırdı.

Gençlerin Avrupa'da sanat eğitimi almaları için burs verdi.

Hüseyin Avni'nin, Paris'te okumasını sağladı.

Entellektüeldi.

Zamanın aydınları ile dostluk kurardı.

Abdülhak Hamit Tarhan'ın, Recaizade Mahmut Ekrem'in,Tevfik Fikret'in, Piyer Loti'nin portrelerini yaptı.

Tiyatro sevdalısıydı; kaçırmazdı.

Bir akşam mesela "Baykuş" isimli oyuna gitti.

Başroldeki genç sanatçıya hayran kaldı.

İhtiyar birini canlandırıyordu.

Gerçekten ihtiyar gibiydi.

Ama aslında sadece 24 yaşındaydı.

O genç sanatçıyı köşküne davet etti.

Tiyatrodaki gibi ihtiyar makyajını yaptırdı.

Yağlı boya portresini yaptı.

Henüz şöhret olmadan önce keşf ettiği o delikanlı kimdi, biliyor musunuz?

Türk Tiyatrosunun ve Sinemasının temeli Muhsin Ertuğrul'du.

Halife Abdülmecit Efendi, müziğe de özel bir ilgi duyardı.

Keman, Viyolonsel çalardı.

Lucas marka viyolonsel'i vardı.

Bunlar şu anda Dolmabahçe Sarayı'nda korunuyor.

Müzik kütüphanesi vardı.

Klasik Müziği bestecilerinin Avrupa'dan notalarını getirtti.

Dolmabahçe Sarayı'nda; 10.867 kitaplık, muhteşem bir kütüphanesi vardı.

Bunların,  6.454 tanesi Fransızca'ydı.

Victor Hugo okurdu.

(Devam Edecek)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ünsal Özdiker - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.