Biz mi Yokluk Çekmişiz, Yoksa Siz mi?

Geçtiğimiz gün kızımın canı sıkılmış olmalı ki, telefondan başını kaldırıp, odasından çıkıp yanıma geldi.

Bana; “Babacığım, baba-kız karşılıklı kahve içelim… Biraz sohbet ederiz, ne dersin?” dedi.

Ben de, ‘Tabii, olur kızım’ dedim.

Baba-kız oturup kahve eşliğinde sohbet ettik.  

İlk doğduğu günlerden, genç kız sürecine kadarki zaman dilimini kısaca anlattım.

Küçücük bir bebeyken, zamanın nasıl da geçtiğini anlatırken, kızım bir soru sordu;

 “Baba, sizin zamanınızda internet, tablet, akıllı telefon, klima, doğalgaz, AVM, oyuncak yokmuş. Ne kadar çok yokluk görmüşsünüz. Bu saydıklarımın hiç biri yokken, siz neler yapıyordunuz?”

Kahvesini yudumlarken masanın ucunda, iki eli yanaklarında merakla dinlemeye başladı.

Hazır mısın kızım?

***

Evet, bu saydıklarının hiç biri yoktu.

Biz çocukken ne mi yapıyorduk? Zaman nasıl geçiyordu, nelerle uğraşıyorduk?

Bilmek ister misin?”

“Evet, anlatır mısın lütfen?”

Peki, o zaman; biz küçükken,

Klima, doğalgaz, kalorifer falan yoktu. Soba vardı…

Bütün aile sobanın etrafında bir arada olurdu. Bu sebepten anne-baba ve çocuklar arasında sohbet vardı.

Evet, oyuncağımız da yoktu..

Kendi oyuncağımızı kendimiz yapar, olmazsa sokağa atardık kendimizi. Sokaktaki bilye, top, gazoz kapağı, taşlar bile oyuncağımız olurdu.

Hayal gücümüz, yaratıcılığımız vardı.

Bayramdan bayrama ayakkabı, kıyafet alınırdı.

Bu yüzden kıymet bilmek vardı.

***

Tatilde denize değil, yaylalara, köylere gidilirdi. Oralara gidemeyen çocukların tatil rezervasyonu sokaklardı.

Oyun arkadaşlarımız tablet, bilgisayar, akıllı telefonlar değil, akranlarımızdı.

Sosyalleşmek, paylaşmak, dokunmak vardı.

Geceleri uyurken kulaklıktan gelen müziğin sesi değil, ninelerimizden dinlediğimiz masallar vardı.

Akraba ilişkilerimiz vardı…

Bizim zamanımızda şimdiki gibi görüntülü konuşma yoktu, yüz yüze hasret gidermek vardı.

Sizler ekran arkasından görüşüyor, bizler ise yüz yüze, göz göze görüşüyorduk.

Sizlerin 3 kuruşun hesabını yapan AVM’leri var. Bizim ise 3’ün, 5’in hesabını yapmayan bakkal amcalarımız vardı.

Sizin hamburger kolanız var, bizim de simit gazozumuz vardı.

Sizler odalarınızdan çıkmıyor, eve hapsoluyorsunuz… Biz de ise tam tersiydi.. Annelerimiz, çocuklarını gece yarılarına kadar eve sokamazdı. Yani, sokaklar bizimdi ve o sokaklarda özgürce koşup, oynardık.

Evet, sizlerin tabletleri, telefonları, bilgisayarları var…  

Bizim zamanımızda teknoloji yoktu,

Lakin sevgi saygı, birlik beraberlik, paylaşım ziyaret etmek vardı.

Ee, şimdi söyle benim güzel kızım; bizler mi yokluk çekmişiz, yoksa sizler mi?

***

Kahveler bitti, sohbetin sonuna geldik,

Kızım;

“Haklısın babam.. Şimdiki zamanla, sizin zamanınız arasında çok fark var. Yalnız senin de dediğin gibi, biz daha çok yokluk çekiyoruz. Baksana, sizin her şeyiniz varmış... Bizim ise internetten, sanal âlemden başka bir şeyimiz yok.

Ne de güzelmiş o eski günler…”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Toytekin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.