Reklamı Kapat

YEREL SEÇİMLER ÖNCESİ MUHALEFET NE YAPMALI

Yurttaşlar olarak bizlerin ve ülkemizin sosyal-ekonomik krizler yüzünden nefes almakta zorlandığı bir yılı geride bırakıyoruz.

2024 Yılında da bu sorunların büyüyerek devam edeceğini görmek için kahin olmaya gerek yok.

Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik koşullarının yaşandığı 2023 yılında, hukuksuzluk, yasa tanımazlık ve keyfi uygulamalar öyle boyutlara ulaştı ki artık mevcut iktidar sürekli gündem değiştirmeye çalışıyor.

Çok uzun yıllardan beri tarikat ve cemaatler eliyle cumhuriyet değerlerini yok etmeye çalışanlar, son zamanlarda gerçek niyetlerini de saklamıyorlar.

Cumartesi annelerine ters kelepçe takanlar, yurt sorununa çözüm arayan gençlere biber gazı sıkanlar, Akbelen’de topraklarını, ormanlarını, su kaynaklarını korumaya çalışan köylüleri yaka paça gözaltına alanlar “hilafet isteriz diye” bağırarak gösteri yapanları görmezden geliyorlar.

Anayasa Mahkemesinin art arda aldığı hak ihlali kararlarına karşın Hatay Milletvekili Can Atalay’ı akıl almaz gerekçelerle hala rehin tutan, yüzlerce gazeteci, yazar, siyaset insanını attığı bir tweet, yaptığı bir eleştiri, söylediği bir söz yüzünden cezaevinde tutan bu iktidardan kurtulmanın yolu yaklaşan yerel seçimlerde alınacak başarıya bağlı görünüyor.

O yüzden artık muhalefetin hata yapma lüksü yoktur.

Kişisel egoları, grupsal çıkarları, siyasi kompleksleri bir kenara koyup muhalefetin yerel iktidarı ele geçirmesi bu yüzden yaşamsal öneme sahip.

Aksi halde ülkemizi sonu belirsiz bir karanlığa sürükleyen bu iktidar, bir kez daha seçimlerde istediği sonuçları alırsa; laik sosyal, hukuk devletinden söz etmek mümkün olmayacaktır.

Atatürk’ün adını anmaktan sakınan bakanların, yöneticilerin ve siyasetçilerin var olduğu bir ülkede demokrasiden zaten söz edilemez de cumhuriyet de şekil değiştirecek, adım adım hilafet devletine doğru sürükleneceğiz.

Yokluğa, yoksulluğa alışır da insan, umutsuz, çaresiz ve de en önemlisi onursuz yaşamaya alışmak çok zor.

İnsan onuruna yaraşır, eşitlik ve özgürlük temelinde, emek odaklı bir yaşamın temellerini atmak istiyorsak eğer,

Eğer ki, çocuklar yatağa aç girmesin, gençler eğitimsiz, emekliler sahipsiz kalmasın, kadınlara şiddet uygulanmasın; işçiler, memurlar işinden olmasın, ülkemizin kaynakları adil paylaşılsın istiyorsak,

Her ne şartta olursa olsun, ne tür baskılar uygulanırsa uygulansın, her türlü saldırılara rağmen bu yerel seçimlerde toplumsal muhalefetin büyük sorumluluğu vardır.

Sorumlu yurttaşlar olarak bizlere de düşen önemli görevler vardır ve hiçbir gerekçe, bu görevden kaçma, savsaklama ve de yok sayma nedeni olamaz.

Akbelen’de ağaca sarılıp güvenlik güçlerine direnen 90 yaşındaki “marjinal Zehra Nine” ye borcumuz var.

Hiçbir maddi delil olmadan cezaevinde rehin tutulan Gezi tutsaklarına sözümüz var.

Faili meçhullerde yitirdiğimiz on binlerce insanımıza, Kahramanmaraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta, Gazi mahallesinde, Ankara tren garında alçakça katledilen yurttaşlarımızın anısına saygımız ve unutturmama görevimiz var.

Unutursak yüreğimiz kurusun!

İktidarın bu pervasız, halkı yok sayan tutumuna, hukuk tanımaz uygulamalarına, açlığa mahkum edilen yoksul halk kesimine layık görülen bu sosyal felakete dur demenin yolu, demokrasiden, barıştan, laik yaşamdan, cumhuriyet devrimlerinden yana olan tüm demokratik güçlerin ortak mücadelesini örgütlemekten geçiyor.

İktidara talip olan tüm siyasi partilerin gerçek politik yörüngesine dönmesinin, ideolojik ve siyasal duruşunu yeniden gözden geçirmesinin tam da zamanıdır.

Yarın çok geç olabilir.

Hiçbir siyasi parti lideri ve yöneticisinin bu mücadelenin önüne kişisel hırs ve beklentilerini, anlamsız kaprislerini çıkarma, toplumsal muhalefetin vereceği mücadelenin yönünü çevirme hakkı yoktur.

Özellikle de Ana Muhalefet Partisi CHP’ye çok büyük sorumluluk düşüyor.

Eskiden olduğu gibi rotasını sağdan alacağı referanslara göre değil, devrimci, demokrat sol örgütlere göre belirleme konusunda kararlı bir duruş sergilemek zorundadır.

Genel Başkan Özgür Özel’in geçmiş yöneticilerin o mahcup, utangaç tavırlarının aksine emek örgütleriyle kurduğu sıcak ve samimi diyaloğun, gerçekçi iş birliklerinin devamında yarar vardır.

Gerek Belediye Başkanları gerekse meclis üyesi adaylarının belirlenmesinde kurultayda verdiği söze sadık kalarak emek ve liyakati öne alacağına inanmak istiyorum.

Bu yoksul ve de yoksun halkın, bu iktidarın giderek artan baskı ve zulmüne tahammül gücü kalmamıştır.

O yüzdendir ki,” tabanın söz ve karar sahibi olma” ilkesi gereği olabildiğince demokratik yöntemler uygulanmalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ayhan Ongun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yüreğir Belediye Başkanı Olarak Kimi Görmek İstersiniz?
Tüm anketler