Reklamı Kapat

BAŞKA HİÇ BİR ŞEY YAZAMAM

Gerçekten başka hiçbir konu yazmaya içim elvermiyor.

Gerçekten başka bir konuyu yazmaya cesaret bulamıyorum.

Neden?

İki gün içerisinde 12 evladımızı şehit ettiler.

İki gün içerisinde 12 ocağı söndürdüler.

İki gün içerisinde hepimizin içine ateş doldurdular.

Bunları daha önce de yaşadık elbette ama bir süreden beri acaba bu işlerde bir durgunluk devri mi geldi diye ufaktan ufaktan düşünmeye başlamıştık.

Maalesef heyhat!

Kahpe düşman yüzünü yine gösterdi ve iki gün içerisinde 12 canımızı aldı.

Oluyordu. Zaman zaman şehitlerimiz oluyordu.

Ama maalesef bu boyutlarda bir şehit olma konusu son zamanlarda gerçekleşmemişti.

12 vatan evladının şehit edilmesi üzerine daha ne söylenebilir, daha başka ne yazılabilir?

Sözün bittiği noktadayız.

Bu aşamadan sonra artık ne gerekiyorsa o yapılmalıdır.

Bu meselenin iktidar, muhalefet, parti, görüş gibi tartışmaları kalmamıştır. Bütün bu farklılıkların bir tarafa atılması gerektiği noktadayız.

Ama maalesef, TBMM’nde yazılan ve bu 12 evladımızın şehit olmasını kınayan bir yazıyı bile imzalamayan partiler olmuş ki akıl alır gibi değil. Bu partileri bütün kamuoyu görmelidir ve değerlendirmelidir. Umarım gerçekler bu şekilde değildir.

Bugünkü yazımda dönemi geldiği için Menemen Şehitlerimiz Kubilay ve iki askerinden ve yine dönemi geldiği için Sarıkamışta donarak ölen canlarımızdan bahsedecektim. Şimdi o konulardan şöyle bahsetmek zorunda kalıyorum: Görülüyor ki, devlet ve millet hayatında verilen masum canlar unutulmuyor ve asırlar bile geçse de anılıyor ve hatırlanıyor. Bu askerlerimizin şehit olmalarından dolayı öfke, kin ve üzüntü bitmiyor.

İşte bugünkü 12 şehidimiz ve önceki şehitlerimiz de unutulmayacak ve asırlar geçse de hatırlanacak. Bunun ne demek olduğunu herkes bir gözden geçirsin.

Başka konuları yazmaya çalışsam, 12 masum şehidin bugün ailesinin yaşadığı ev ortamı aklıma geliyor ve kahrolmaktan başka bir iş yapamamanın üzüntüsü ile kalemim gitmiyor, yazmıyor.

Olmaz, kabul edilemez, sindirilemez.

Bu kadar masum bir ölüm insanın kabul edebileceği bir durum değildir.

Bizler böyle duygular ile tahammül sınırlarımızı aşıyorsak, o şehit ailelerinin durumunu düşünmek mümkün mü?

Elbette bu 12 şehit sadece o ailelerin çocuğu değil, hepimizin çocuğu.

Bu 12 şehidin ve yaralı gazilerin senin, benim çocuğum olmaması ihtimali var mıydı?

Bu nedenle, bu masum 12 şehit ve yaralı gaziler bütün Türk Milletinin çocuğudur.

Kahpe kurşunlar aslında hepimize saplanmıştır.

Bu mesele artık gerçekten tahammül edilir bir mesele olmaktan çoktan çıkmıştı ama bu aşamadan sonra artık tahammül sınırları çok çok aşılmıştır.

Devlet yönetmek, hükümet etmek bu tür meseleleri mutlaka ve bir an önce  halletmek ile olur.

Daha fazla söyleyecek hiçbir söz bulamıyorum.

Yalnız bir söz biliyorum: Kahpe kurşunları atan hain eller ve onların arkasındaki güçler, bu ülkeden istediklerini alamazlar, alamayacaklardır.

Bütün unsurlarıyla Türk Milletinin başı sağolsun.

Şehitlerimize Tanrıdan rahmet, yaralı gazilerimize acil şifalar diliyorum.

Ateşin doğrudan düştüğü ailelere de sabır ve dayanıklılık diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Altıparmak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yüreğir Belediye Başkanı Olarak Kimi Görmek İstersiniz?
Tüm anketler