Reklamı Kapat

Nedir bu inat!

Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla bütün yurtta saatler; her yıl Mart ayının son Pazar günü saat 03.00'ten itibaren bir saat ileri alınır ve her yıl Ekim ayının son Pazar günü saat 04.00'ten itibaren bir saat geri alınırdı. 1973'ten beri devam eden bu uygulamaya 2016 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile son verildi ve o tarihten bu yana saatler ileri veya geri alınmadan "yaz saati" uygulamasına devam ediliyor.

Dönemin Enerji Bakanı tarafından kalıcı hâle getirilen bu uygulamaya gerekçe olarak; "enerji tasarrufu sağlamak, gün ışığından daha fazla faydalanmak" olduğu ileri sürülmüştü. Bu kararla birlikte, daha önce 1 saat fark olan Orta Avrupa ülkeleriyle Türkiye arasındaki saat farkı 2 saate, İngiltere ile 3 saate çıkarken, Suudi Arabistan ile aynı saat dilimi kullanılmaya başlandı. Bu da borsa, bankacılık, ulaşım gibi birçok teknolojik etkileşimde sorunlara yol açtı. Fakat bu uygulamanın yarattığı tek sorun bu değil!

***

Sabit saate geçen ya da geçmeyi planlayan birkaç ülke bulunuyor. Fakat bu ülkelerin çoğunda Türkiye'deki gibi doğu-batı arasındaki saat farkı çok fazla değil. Saat farkı olan ülkelerdeyse birden fazla zaman dilimi bulunuyor (ABD gibi). Bu da hâliyle bazı sorunları beraberinde getiriyor.

Örneğin, Van'da yaşayan bir kişi gün ışığını almış bir şekilde uyanıp işe/okula gidiyorken, İstanbul, İzmir gibi batı şehirlerinde yaşayan milyonlarca insan ise, karanlıkta uyanıp işe/okula gitmek zorunda kalıyor. Oysa saatler geri alınsa, batıdakiler de doğudakiler de gün ışığı almış bir şekilde güne başlayacaklar.

Peki, bu çağ dışı uygulamada enerjiden tasarruf mu sağlıyoruz, yoksa daha çok israfta mı bulunuyoruz?

Bu uygulama, tabii ki israftan başka bir işe yaramadı..

Adana’da sabahın 7:15’ine kadar hava zifiri karanlık.. Saat 6:30’da okuluna/işine gitmek için uyananlar, halen gece yarısı olduğunu düşünüyor ve alarmlarını kapatıp tekrar uykuya dalıyor. Çünkü odalar zifiri zindan! Zaten hava soğuk, üstüne birde gece yarısı gibi kapkaranlık odalarda insan nasıl olur da güne başlasın! Karanlık ve soğuk odalar, kapalı veya yağmurlu bir hava.. Hadi bakalım, kalk da işine gücüne bak! Psikolojik sendrom yaşatan, insanın yaşam enerjisini sömüren bu uygulamadan bir an önce vazgeçilmeli. Tekrar eski sisteme dönülmeli.

En basiti, fazla elektrik tüketiminden ve enerji sarfiyatından kurtulmuş olacağız.. Karanlık sokak ve caddelerde esneye esneye okula giden çocuklarımızı düşünün. El kadar çocuklara yazık değil mi? Karanlık sokaklarda yaşanacak zorlukları ve birçok vatandaşın sabahın köründe muhtemel yaşayacağı felaketleri düşünün! Araç kullanan sürücüler, halen gece mesaisinde olduğunu düşünerek uyuklaya uyuklaya aracını sürüyor. Bu durum herkese büyük zarar vermekle birlikte, büyük masrafa da yol açıyor.

 

***

Demem o ki; Sayın yetkililer, acaba tehlikenin farkında mısınız?

Bir an önce bu çağ dışı uygulamadan vazgeçilip, gün ışığından tam manasıyla faydalanmak için,  eski sisteme dönmemiz gerekiyor.

Zaten ben dahil ülkenin yüzde 90’nı aynı görüşte değil mi?

Nedir bu inat! Anlamış değilim…

Sağlıcakla kalın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Toytekin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yüreğir Belediye Başkanı Olarak Kimi Görmek İstersiniz?
Tüm anketler