Reklamı Kapat

Dünyayı Değiştiren Devrim -2

 

Bu bildiri, yeni sistemin doğum sertifikası olarak kabul edilir

Temsilcilerin tenis kortunda toplanması, Fransız İhtilali’nin en sembolik duruşlarından biridir. Bu süreçte kral, halk taraftarı olan bazı isimleri de görevlerinde alır. Bunun üzerine Paris halkı ayaklanarak monarşinin, baskının ve zulmün sembolü olarak gördükleri Bastille Hapishanesi’ni işgal eder. Bastille Hapisanesi’nde sadece 7 mahkûm vardır, olaydaysa 98 kişi ölür. Buna rağmen isyancılar geri adım atmaz, artık halk hareketi başlamıştır. O gün tarih 14 Temmuz’du, kralın günlüğünde birkaç gün önce yaptığı av partilerinde yakalanan avların sayısı bile yazarken, 14 Temmuz için hiçbir şey olmadı satırı kazılıydı. Bastille baskını onun için hiçbir şeydi, ancak halk birkaç gün içinde Paris’in tamamını ele geçirmeye başaracak ve kralın hiçbir şey olarak gördüğü gün tüm Fransa’yı değiştirecekti. Her yerde tutkulu konuşmacılar boy gösteriyor, insanlar birbirlerine Mösyö değil, Yurttaş diye sesleniyordu. Bu genel ayaklanmanın ardından bir Kurucu Meclis toplandı, İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi bu sefer de resmi olarak yayımlandı. Ardından da ulusal egemenliğe dayanan bir anayasa hazırlayarak monarşinin yetkileri sınırlandırıldı. Bu anayasa halk tarafından seçilecek bir parlamentonun Yasama ve Yürütme yetkilerini kralla paylaşmasını öngörmekteydi. Kanunları hazırlamak, bütçeyi tasdik etmek ve hükümetin icraatını kontrol etmek görevli meclisi verdi. Ayrıca İnsan ve Yurttaş hakları Bildirisi’nin esasları uygulamaya konuldu. Bir halk meclisini yürütme erkinini ele alması Fransa’da feodalite kurumlarını yıktı, yani derebeylikler lav edildi. Zaten halk yıllarındaki soylulara karşı öfke pek çok soylunun topraklarını bırakarak, diğer Avrupa ülkelerine kaçmalarına yol açmıştı. Fransa’daki bu gelişmeler tüm Avrupa açısından çok önemli sonuçlar doğuracak, sadece gelecek yılların değil yüzyılların da içsel dinamiklerini kökten değiştirecekti.

 

***

Avrupa’da herkes, feodel sınırlamadan kurtulan bir Fransa ekonomisinin büyük gelişme göstereceğinin, bununsa Fransa’yı uluslararası ticaret alanında rekabet edilmesi çok zor bir güç haline getirebileceğini ön görebiliyordu. Üstelik böylesi bir ekonomik büyümenin, eskisinden çok daha büyük bir Fransız askeri gücünü besleyebilecek durumda olması kuvvetle muhtemeldi. Öte yandan Fransa’da ortaya çıkan insan haklarından, eşitlikten ve özgürlükten yana bu düşünce hareketinin tüm Avrupa’ya yayılması ve mevcut monarşilerin geleceğini tehdit etmesi kaçınılmazdı. Tam da bu dönemde yurtdışına çıkan soylular, hala Fransa’da olan ve monarşinin temsilciliğini yapan krala mektup yazarak ihtilalcilere karşı ayaklanması ve gerekirse bunun için başka ülkelerden yardım almasına yönelik yalvardıkları bir mektup gönderdiler. Kral, yetkileri alınmış olsa bile hala vardı. Ancak geleceğinden endişe ediyordu ve devrimcilere karşı faaliyette bulunmak için çeşitli çalışmalara girişti. Bunların öğrenilmesi üzerine halkın krala olan inancı tamamen kayboldu. O ve ailesi tutuklandılar, vatana ihanetten yargılanarak 1793’de giyotinle idam edildiler.

 

***

Giyotin; Fransız İhtilali’nin en büyük sembollerinden biri…

Madem bu konuyu inceliyoruz, o halde giyotini de iyi tanımalıyız. İhtilalciler, yönetimi ele geçirince devrim karşıtlarını ya da suçluları idam etmek için yeni bir yöntem aramaya koyuldular. Onlara göre idam, daha insani olmalı ve az acı vermeliydi. Bu teklifi sunan kişi Joseph Ignace Guillotin adında bir doktordu. Giyotinin tam kâşifi o değildi, ancak giyotin onun soyadıyla anılmaya başlandı. Aletin kendi ismiyle anılması üzerine ailesi, hükümetten alet için bu ismin kullanılmamasını istemiş, sonundaysa soyadlarını değiştirmişlerdir.

Giyotin çok çabuk bir son getiriyor olmasına rağmen, halk arasındaki bir dedikoduya göre idam edilen kişi, kellesi vücudundan ayrıldıktan sonra birkaç saniye boyunca çevresini görmekte, olanları anlamakta, kısaca bilinci kapanmamaktadır. Bu nedenle en korkunç idam yöntemlerinden biri olarak da kabul ediliyor. Ne kadar ürkütücü öyle değil mi?

(Devam Edecek…)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Toytekin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yüreğir Belediye Başkanı Olarak Kimi Görmek İstersiniz?
Tüm anketler