KAÇAMIYORSUN

                                          

Gerçekten kaçamıyorsun.

Yazı yazmaya oturuyorsun, yazı yazmayı düşünüyorsun bugünün şartlarında Filistin konsundan kaçamıyorsun.

Oysa, ülkemizin o kadar çok ve ağır sıkıntıları var ki, bir an önce çözülmeli ve hatta dün çözülmesi gerekirdi.

Hayat pahalılığı dayanılmaz boyutlara gelmiş, insanımızın ciddi bir kısmı yarınını göremez duruma gelmiş ama çözüm nerede ve nasıl olacak?

Emekliler adeta açlığa mahkûm edilmiş, ama gelecek için sözler veriliyor, inanılır gibi mi?

Kira konusu bugün çözülse yine önceden gelen kiracı-ev sahibi konularını çözmek neredeyse imkânsız durumda. Kira konusunun hemen derhal çözülmesi gerekir.

Bir savcı çıkıp diyor ki; çürüyoruz! Adliyede rüşvetsiz hiçbir iş bitmiyor diyor aldırış eden yok. Hani diyorduk ya, bir yiğit hakim-savcı yok mu gerçekleri söyleyecek. İşte çıktı ve açıkça gerçekleri söyledi ne oldu? Söylemesin mi diyorum. Hayır tam tersi bir çok başkaları da çıksın söylesin diyorum. Bu çürüme sadece Adliyede mi acaba?

Eğitim, tarım, hayvancılık vs.vs. İçinden çıkılmaz sıkıntılarımız var.

Bütün bu sıkıntıların ana kaynağının ülkemizde bulunan ve geçici geldiğini düşündüğümüz sığınmacılar olduğu kanaati toplumun büyük bir kesiminde oluşmuş, hem de farklı düşünenler arasında bile, ama çözüm yok.

Gençlerin ülkeye ve millete aidiyet duyguları maalesef törpüleniyor ve dışarı gitmek isteği ciddi boyutlara geliyor bu konuda hiçbir girişim yok.

Vesaire vesaire.

Bu gerçeklerimiz ve bunlar gibi daha bir çok gerçeklerimiz ortada dururken ve çözüm beklerken Filistin konusundan kaçamıyorsun. Yani, ülkenin gerçeklerini yazmak ve ülkenin sıkıntılarını mutlaka orta yere koymak şart, ama Filistin konusu her konunun üstüne çıkıyor.

Neden?

Çünkü, Filistin konusu artık, bütün insalığın konusu ve özellikle bölgemiz olması açısından da bizim de konumuz.

Evet, kabul ediyoruz, Hamas neden olduğunu bilmediğimiz bir biçimde saldırıyı başlattı ama ne olursa olsun bunun karşılığı İsrailin verdiği karşılık gibi olmamalı idi. Umarım, görüntüler basının abartması olsun.

Ne demek Hastane vurmak?

Ne demek bu kadar hesapsız, kitapsız karşılık vermek?

Yaklaşık iki seneneden beri Rusya-Ukrayna savaşı oluyor. Bu savaşta da binlerce insan öldü, milyonlarca insan yerlerinden oldu, ama bu kadar ağır bir sonuç görmedik.

İşin garip bir tarafı İsrail, bu kadar ağır maduriyete neden yol açıyor? Yani, dünyada içinde birazcık insanlığı olanların, yüreğinde birazcık merhamet taşıyanların Filistindeki siviller için vicdanının sızlamaması mümkün mü?  Normal şartlarda mümkün değil. Peki İsrail böylesine bir maduriyete neden yol açıyor? Sizce de biraz garip değil mi?

Bunun çeşitli nedenleri olabilir elbette. Ama en önemli nedenlerinden bazıları şunlar olsa gerek. İsrail, bu dünyada en güçlü benim, ben ne yaparsam yaparım ve kimse karışamaz diyor. İkincisi bu saldırıları düzenleyen İsrailliler insan olmayı hiş düşünmüyor.

Filistin sivillerine haklı olarak üzülüyor ve üzülmeye devam edeceğiz de....

Bu zengin Arap devletleri neredeler?

Bizlerin üzüldüğü bu durumlara neden arkalarını dönmüş durumdalar?

Ya bunlar bizim soydaşımızdır dur bakalım biraz, yeter neden demezler?

Mısır ve Lübnan Filistinlilere kapılarını kapattıklarını ilân ediyorlar, bu ne demek yahu!

Belki gözümüzden kaçan bir takım küçük, mahçup çıkışlar olabilir ama bu kadar ağır saldırı karşısında bu yeterli midir?

Düşünebiliyor musunuz?

Kıbrıs Türklerini, Rumlar vuracak ve biz de buradan seyredeceğiz. Bir takım eveleme geveleme ile vakit geçireceğiz.

Düşünebiliyor musunuz?

Ermenistan, Rusya destekli Azerbaycan Türklerine saldıracak biz de buradan seyredeceğiz?

Böyle bir durumu kabul etmek, içimize sindirmek bir Türk olarak mümkün mü?

Dünyanın neresinde bir Türk madur olursa burada hepimizin içi cız eder ve ne yapabiliriz diye derde düşeriz.

Nerede bu Arap Milleti?

Bu Arap devletleri ve bütün Arap milleti bu tarihî hezimet karşısında millî varlıklarını bundan böyle nasıl korumayı düşünüyorlar acaba?

Bu işin bir tarafı bir başka tarafı daha var. Nedir o? A-B-D.

Elbette biliyoruz ABD- Yahudi içiçeliğini. Elbette biliyoruz, ABD Emperyalizminin arkasındaki gücün Yahudi sermayesi olduğunu. Tamam da kardeşim, bu kadar ağır zulme ortak olursan, çok açık destek verirsen, bu kadar ağır zulmün tereddütsüz yanında olursan, bundan öyle demokrasi, insan hakları vesaire gibi yutturmacalarını nasıl ileri sürebileceksin?

Bizim bugüne kadar da zaten yutmadığımız yutturmacalarını bundan sonra kimlere yutturabileceksin?

Oraya, buraya demokrasi getirmek, diktatörleri insanlık adına yok etmek vesaire gibi içi boş müdahaleleri yapabilmek için dünyayı nasıl inandırabileceksin?

ABD, bilenlerin zaten bildiği sırrı ifşa etmiştir ve bu süreç ABD için hiç de iyi olmamıştır. Çünkü bu aşamadan sonra ABD artık insanlık, demokrasi, insan hakları vesaire gibi içi boş dolmalarını kimseye yediremez.

 Bölgemizde yaşanan bu ağır olayların bizimle de ilişkisi olduğu hepimizin bilgisindedir. Türkiyeyi yönetenler son derece soğukkanlı olmalı ve halkın duygularına kulak vermekle beraber tavırlar, kararlar önce kendi ülkemiz ve kendi insanımız için olmalıdır.

Üzüntüde de sevinçde de devlet yönetimi duygular ile, abartılar ile hareket edemez ve etmemelidir. Böyle bir katliamın ne başlamasında ve ne de yaşanmasında devlet ve millet olarak hiçbir sorumluluğumuz yoktur. Ama, bu bir insanlık dramıdır ve İsrailin geleceğe yönelik bir takım planları olduğunun göstergesidir. Bu gerçekler ışığında tavır ve kararlar belirlenmelidir. İsrail-Filistin meselesi olarak kalmayabilir.  

Hem Türkiye Türkleri olarak hem de devlet yönetimi olarak son derece dikkatli ve soğukkanlı bir biçimde olayları izlemeli ve takip etmeliyiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Altıparmak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.