Reklamı Kapat

70'li yıllar (1)

Bu günkü genç nesil bilmez.

Yaşı 60 ve üzerinde olanlar hatırlar.

Bizim gençliğimizde Adana'da yaşamak zordu.

Hayat zordu, çocukluk zor, gençlik zordu.

Zordu doyasıya yaşayabilmek, ya da yaşadığını sanabilmek.

Bugünkü gençler gibi elimizde cep telefonları yoktu.

Yoktu birçoğumuzun evinde, çevirmeli telefonlar.

Değil sevgiliye nerede olduğumuzu, annemize babamıza da haber veremezdik geç geleceğimizi.

Günde 3 kez değiştirecek gömleğimiz, her gün bir başkasını giyeceğimiz ayakkabılarımız yoktu.

Dörtyolağzı ile Sular arasında tur atardık bazı günler.

Bazı günler de Kuruköprü ile Çocuk Parkı arasında.

Bir "Maviköşe" pastanemiz vardı, buluştuğumuz.

Bir "Kuyubaşı"mız, "Bohem"imiz vardı, Cumartesi'leri bir arada olmak için iple çektiğimiz.

Ara sıra "Kristal Palas"ta, "Ağba"da,"Erciyes"te özel gençlik çayları düzenlenirdi.

Oralarda buluşurduk sevgililerimizle, can dostlarımızla, arkadaşlarımızla.

Bizim dönemimizin gençlerinde ayrı bir olgunluk vardı.

Kızlarımızın gözünde "erkek avcılığı", erkeğin dilinde " kadın çığırtkanlığı" yoktu.

Şairin kelimelerle anlattığı "Sapsarı bir Sonbahar resminde Ağustos Güneşi" gibiydi sevdalarımız.

Bizim gençliğimizde aşklar, duvarlara değil yüreklere yazılırdı.

Ağaç gövdesinde beraber büyürdü, çizilen kalplerin içinde adımız.

Şimdiki gibi adım başında cafe'ler, pastane'ler, patiseri'ler yoktu.

Köhne sokak kuytularında, saçakların altında buluşurduk.

Asansörü olan 8-10 katlı binalarda, en üst kata çıkardık sevgililerimizle; bir ara yalnız kalıp öpüşebilir miyiz diye.

Ya yağmur taçlandırırdı, ya kavurucu Güneş'te renk değiştirirdi saçlarımız.

Çok ıslandık yağmurlarda, çok kavrulduk yakıcı Güneş'te.

Gözlerimiz takılı kalırdı, bir güzel bakışın kaçamağında.

Zordu o yıllar Adana'da, çok zordu.

Şimdiki gibi kredi kartları yoktu ceplerimizde.

Sevgiliden saklanırdık çoğu zaman, paranın yokluğundan.

Birbirimizden aldığımız borçlarla gazoz parasını denkleştirirdik.

Yoksa biz de bilirdik, sevgiliye kırmızı bir gül uzatmanın ne anlama geldiğini.

Sevdaya saygı duyulan yıllardı, bizim gençlik yıllarımız.

Asilik herkeste vardı; kızlarında, erkeklerinde.

Kimse kimseye yanlış yapmazdı.

Arkadaşın sevdiğine, yan gözle bakılmazdı.

Şarkılar aslını bulurdu gönüllerde.

Destansı sevgiler yaşanırdı; bizim gençliğimizdeki Adana'da.

"Filimsi" sevdalara özenirdik bazen.

Erkeklerimiz Ayhan Işık olurdu. Yılmaz Güney, Orhan Günşiray bazen.

Kızlarımız Belgin Doruk'a, Hülya Koçyiğit'e, Fatma Girik'e özenirdi.

Ulaşılmaz doruklara tırmanmaya çalışırdık, o filmleri izlerken.

Anlamlı sevdaların önünde eğilirdik.

Hiçbir zaman hasetlik etmezdik birbirini sevene.

Kıskansak, imrensek de, onların mutluluğuna gölge düşürmemeye çalışırdık.

(Devam Edecek)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ünsal Özdiker - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yüreğir Belediye Başkanı Olarak Kimi Görmek İstersiniz?
Tüm anketler