Reklamı Kapat

CHP NEREYE GİDİYOR?

Değişim tartışmaları arasında il kongrelerini tamamlamaya çalışan CHP de kurultay öncesi pek değişen bir şey görünmüyor.

Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik bunalım, sosyal çöküş, siyasal kirlenme kimsenin umurunda değil.

Osman Kavala’nın ömür boyu hapis cezası onanmış, gezi sanıklarının 15 er yıl hapis cezasına yapılan itirazlar reddedilmiş, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın mecliste görev yapması engellendiği gibi bir gece yarısı operasyonuyla vekilliği düşürülecekmiş.

Bir de üstüne üstlük TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve kimi destekçileri Hatay’dan Ankara’ya yürüyüşe geçmişler.

CHP yöneticilerinin bu kadar da rahatı bozulmaz ki canım.

Gündemdeki konulara ilişkin arada bir mecliste soru önergesi verip, bir basın açıklamasıyla vaziyeti idare etmek dururken şimdi nereden çıktı eylemli muhalefet yapmak.

Enis Berberoğlu için Ankara’dan İstanbul’a adalet yürüyüşü yapan Kılıçdaroğlu Can Atalay için niye sessiz kalır?

Aslında doğru olan Can Atalay serbest bırakılana kadar meclisi boykot etmek ama zaten böyle bir eylemi CHP yönetiminden beklemek mümkün değil de hiç olmazsa sembolik olarak bir günlüğüne meclis çalışmalarına katılmasanız ne olur?

Demokrasi mücadelesi; haksızlık, adaletsizlik size dokunduğu zaman mı yapılacak?

Yakında Sezgin Tanrıkulu için de vekilliğinin düşürülmesi için oylama yapılacak.

O zaman göreceğiz akla karayı!

“Ama o da biraz dilini tutsaydı!” Ya da” O da fazla oldu canım “türünden bahanelerle kendi vekillerine bile sahip çıkamayacaklar.

Sarı öküzü vermeye gör, bütün sürü elinden gider.

Yarın Kemal Kılıçdaroğlu’nun fezlekesini de getirirler meclise.

Bakalım o zaman ne yapacaksınız?

Yukarıda zihniyet neyse aynısı aşağıya doğru tüm örgüt birimlerinde devam eder.

Tayyip Erdoğan’ı tek adam olmakla suçlayan CHP de bütün il başkanları, tüm belediye başkanları tıpkı iktidar partisinde olduğu gibi tek adamlığa soyunmuşlar.

Kimin il, kimin ilçe başkanı olacağından tutun belediye başkanlarını ve meclis üyelerini de onlar belirliyor.

Parti içinde demokrasiyi uygulamayanların yarın ülke yönetiminde demokrasiyi hayata geçireceklerine vatandaş nasıl inansın?

Hiç kendimizi aldatmaya gerek yok.

Öyle duygusal kopuş falan değil, vicdan sahibi, demokrasiye inanmış gerçek partililer CHP’ den resmen kaçıyorlar.

Hepiniz tanık olmuşsunuzdur, kurultaya giden yolda ilk basamak delege seçimleridir. Aslında seçimlerin delegelerle değil tüm üyelerin katılımıyla yapılması daha doğru ve demokratik olanıdır.

Haydi bunu yapmıyordunuz hiç değilse mahallelerde koyun sandığı, delegeleri bari üyeler belirlesin. Delege ağalarının hazırladığı blok listelere oy vermesini istemek bile üyenin iradesine saygısızlıktır.

Devamında ilçe kongrelerinde oy kullanan mahalle delegeleri sözüm ona ilçe başkanı ve yönetimini, beraberinde de il delegelerini seçiyorlar!

Onlarda gidip il kongresinde ellerine tutuşturulan renkli listeleri sandığa atıyorlar.

Tüm bu yapılanlara demokrasi diyebilir misiniz?

Diyelim mevcut koşullar şimdilik başka türlüsüne imkan vermiyor.

Hiç değilse oyunu kurallarına göre oynayın.

Bulundukları görev ve statüyü kullanarak bu seçimlere de müdahale eden Belediye Başkanları ve Genel Merkez Yöneticileri, Milletvekilleri aslında doğrudan demokrasiyi katlediyorlar.

“Seç beni, seçeyim seni!” mantığıyla sürdürülen bu siyaset oyunuyla CHP de değişim nasıl gerçekleşecek?

Bırakın zihniyet değişimini, kişilerin değişimi bile öylesine zorlaştırılıyor ki, temiz siyaset yapmak isteyen idealist, yurtsever, demokrat insanlar CHP’ den uzak durmaya devam ediyorlar.

Bu pazar Muğla’da yapılan CHP İl kongresinde Büyükşehir Belediye Başkanının ısrarla desteklediği aday seçimi kaybetti.

Bu durumda seçim sonuçlarını bir güvensizlik oylaması olarak kabul edip Osman Gürün’ün yeniden başkan adayı olmaması gerekmez mi?

Muğla’da gerçekleşmese de kurultay delegasyonunda çoğunluğu mevcut yönetim taraftarları kazanırsa büyük olasılıkla Osman Gürün gibi, Altın Portakal Festivalindeki tavır ve basiretsizliğiyle 60 yıllık bir halk festivalini kadük hale getiren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı da yeniden aday gösterilecek.

Şimdi tüm bu olumsuzluklara rağmen Bodrum CHP İlçe yönetimi kongrede verdiği sözünün arkasında durmak gibi bir sorumluluk ve görevle karşı karşıyadır.

Gerek Belediye Başkanı gerekse meclis üyelerini bütün üyelerin katılımıyla CHP’nin gerçek sahipleri sandıkta seçmelidir.

Haydi Görev Başına…….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ayhan Ongun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yüreğir Belediye Başkanı Olarak Kimi Görmek İstersiniz?
Tüm anketler