EMEKLİNİN PARTİSİ YOK YA

 

   Emekliler sanki yük gibi lanse ediliyor ya, üstelik zam zamanı geldi mi, ağaların gönlünden kopanı verdik diyorlar ya, işte bütün bunlar emeklinin partisinin olmayışından oluyor.

Bu gün üretilmiş ne varsa…

   Yaşayan veya artık aramızda olmayan emekçilerin alın teriyle bu gün ne varsa üretilmiştir. Hatta tükettiğimiz her şeyde emekçinin payı vardır. Emekçi, emekli olunca ürettiği onca değer pul oluyor sanki.

Sadece emekli olunca üretimden gelen gücünü yitiriyor…

   Emeklinin sendikası yok. Üretici konumda değil diye sendika kuramıyor. Sendika kuramayınca dernek statüsünde STK olarak örgütlenebiliyor. Bu dernekler ne yazık ki emeklinin haklarını yeteri kadar savunamıyorlar. Siyasi partilerde dernek yöneticisi olarak söz sahibi olmaya çalışıyorlar. O büyük emekli kitlesi, iktidarın kıyakçılık yaparak ücretini arttırdığı kitleler muamelesi görüyorlar.

Tüik eliyle gasp edilen emekli hakları…

   Herkes soruyor, diyor ki ‘arkadaş sen bir hesap yaptın açıkladın, gel bu hesabı hangi kıstasa göre ve hangi verileri, nereden alarak bu neticeyi buldun gel açıkla’ diyor, kurumdan hiç ses çıkmıyor. Babasının çiftliği ya. Oysa çok önemli bir devlet kurumumuz. Yani halkın malı. Yani hepimize ait bir kurum ve yönetenler insanların hak gaspına sebebiyet veriyor. Ben olsam kurumun başında, bu şartlarda olmak istemem. Nedenine gelince kul hakkı yenmesine ben razı olamam.

Emeklilikte yaşa takılanlar vardı…

   Yıllarca mücadele edildi. Benim eşimde yaşa takılmıştı. Prim gününü de artırdılar ve eskisini tamamdı ama arttırdılar ve 900 gün daha lazımdı. Belirli yaştan sonra iş bulmanın ne kadar zor olduğunu bu ülkenin tüm insanları bilir ve tamamlayıncaya kadar çok sıkıntı çektik.

   Şunu anlatmak için bu konuya girdim. EYT’liler her yerde vardılar. Televizyonlarda, gazetelerde, hala üretimde çalışanlar, ayrıca binlerce işsiz kalmışlar vardı. Her yerde kamuoyu oluşturabildiler. Yakınları vardı, onlarda destek verdiler. Buna rağmen yirmi yıllık iktidar partisi, ancak onların oylarına ihtiyaç duyduğu bu seçimlerde, bu sorunu çözümlemeye karar verdi. Demek ki çözülebiliyormuş. Ama çözülmesinin gerekçesi, sadece onların demokrasimizin gereği olan oy haklarının gücüydü.

Emekliler oy güçlerinin neden farkında olamıyor?

   Çünkü ciddi bir örgütlenme bilinci yok. Dernekleri var ama ufak tefek işlerle uğraşıyorlar. Daha önce de yazmıştım, mesela Tüik ile ilgili yöneticilerine bu dernekler dava açmışlar mı? Açmışlarsa hukuk yolunu sonuna kadar götürmüşler mi?

   Neden benim maaşım asgari ücretin üstündeyken bu gün altına düştü diye sorgulamışlar mı?

   Bir önceki maaş ile bu gün verilen maaş miktarı, döviz bazında neden aşağı düştü diye sormuşlar mı? Maaş zammı daha yapılır yapılmaz kamu ödemelerine niye daha fazla zam yaptınız diye sormuşlar mı?

   Sormuşlarsa da iktidar partilerinin çok umurunda değil.

   Ana muhalefet, küçük muhalefet emekliye attılar tuttular, bu gün neredesiniz arkadaş. O parlamentoda emeklinin haklarını niye savunmuyorsunuz?

   Emeklinin partisi olsa, acaba bu Türkiye emeklisi kendi partisine oy verir mi? İşsizlerin de oyunu alıp, iktidar olmayı düşünebilir mi?

   Yoksa onlarda seçim yenilgisi sonrası koltuğa yapışıp kalan parti yöneticileri gibi, koltuk sevdalısı mı olurlar.

Çarpık ve ayrımcı zam politikası uygulanıyor…

   Emekliye yüzde 25 zam yapılıyor, hemen akabinde yapılan zammın çok üstünde fiyat artışları geliyor. Kamu gelirleri için yapılan zamlarla emekli zammının oranları insanı çileden çıkarıyor.          Memura seyyanen yapılan sekiz bin liranın makul bir karşılığı varsa, neden emekliye bu zam yapılmıyor. Yaşadığımız ortamda gelirlerimizin nasıl uçup gittiğini bizler çarşıda pazarda zaten görüyoruz.

   İktidar ortağı olmasına rağmen MHP genel başkanının emekliler için memurlara yapılan seyyanen zammın yapılması gerektiğini ve yüzde yirmi beşlik zammın yeterli olmadığını söylemesi biraz da olsa umudumuzu arttığını söylemem gerekiyor.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Acevit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.