Numune kayıp edildi

Talihsiz, bir bina..

Kadersiz, bir şifa yuvası..

Metruk ve atıl olmaktan başka bir işlevi olmayan kağıt üzerinde kaydı olmayan işletme.

Ben ve atalarım burada şifa buldular.

Kıbrıs’ta askerdim. Trafik kazası sonrasında, Adana Askeri Hastanesi’ne helikopter ile getirildim.

Plastik cerrahi olmadığı için hemen bitişiğindeki hastaneye nakledildim.

O gün, görevde olan yetkililere teşekkür ederim.

***

Babam en son burada tedavi gördü.

Prof. Dr. Esmeray Acartürk o zamanlar doçentti.

Babamın tıp adına yapılacak, hiçbir şey yoktu.

Esmeray hanımefendi, ‘Yapılacak hiçbir şey yok. Morfin tedavisine geçebiliriz ama hem kendi çile çeker hem de size eziyet verir. ‘ demişti . Hatta ‘Tanrıdan umut kesilmez ama ben bir dil altı vereyim. Sanırım, bir hafta içerisinde hastayı kaybedebiliriz’ sözleri ile çıkış işlemlerini yaptırmıştı.

Babam, 7 adet verilen ilacın birini içmedi ve Pazar günü öleceğine; cumartesi günü rahmetli oldu.

***

Yıllar sonra annem de aynı hastaneye kaldırıldı.

Arkadaşlarım, Dr. Mehmet Ali Ün Başhekim, Dr. Metanet Çulhaoğlu da Başhekim yardımcısıydı.

İcapçı Dr. Şahin Uğurlu idi.

Ellerinden gelenden fazlasını yaptılar, vade yettiğinden annem de rahmetli oldu.

Peki, neresiydi bu şifa yuvası.

Adana Numune Hastanesi.

***

Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi; 30 Ekim 1990 tarihinde Sağlık Bakanlığı onayı ile Adana Numune Hastanesi olarak hizmet vermeye başlamıştır. Hastane 10 Kasım 1995 tarihinde Adana Numune Hastanesi, Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak tescil edildi.

Ne oldu ise, bundan önce zaten olmuştu.

Çukurova Tıp Fakültesinin ilk binasıydı. Göze batıyordu. Çukurova Üniversitesine taşındı. Adı da Balcalı oldu.

Olanlar sonra Numune Hastanesine oldu.

Numune Hastanesi’nden taşındı. Adı da Balcalı oldu.

Olanlar sonra Numune Hastanesine oldu.

Numune Hastanesi’ni Yüreğir’ taşıdılar.

Yüreğir Devlet Hastanesi yıkıldı. Numune Hastanesi’ne taşındı.

Sağlık ta atılım başlatılmıştı !

Ayrık otu gibi Şehir Hastaneleri her yanımızı sardı.

Özeldi, yapanlara hasta kotası verilmişti. Armut, elma, karpuz gibi hastalar sayılıyordu. Verilen kota doldurulamıyordu.

Önlemler alınması gerekiyordu.

Bu kez ikinci defa Yüreğir Devlet Hastanesi taşındı.

Nereye mi ? Belliydi. Numune Hastanesi’ne..

Nakil işlemleri tamamlandı. TOKİ’ydi mal sahibi.

Numune Hastanesi’ne yer bulunamadı.

Doktorların çoğu Şehir Hastanesi’ne aktarıldı.

Tabelası indirildi, kayıtları bile silindi.

İlk binası duruyor.

Neye hizmet verdiğini yetkililer biliyor, başka bilen yok.

***

Delinin biri hastanenin bahçesinde dolaşırken inşaatçıların kullandığı el arabasını görmüş.

El arabası ile oynamak için ara ara gizlice alıp kaçıyormuş.

Bir gün yine gizlice alıp kaçmış. Ters çevirmiş ve sürmeye uğraşıyormuş.

Bunu gören doktor:

- Ne yapıyorsun sen? Öyle sürülmez, düzeltsene arabayı, diye seslenmiş.

Deli hemen cevap vermiş:

-Geçen gün senin dediğin gibi sürdüm. Akşama kadar kum taşıttırdılar. Enayi miyim ben !

***

Sağlık ta o kadar iyiyiz ki, arabayı ters sürmeye devam.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Çevik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 5 Ocak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 5 Ocak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 5 Ocak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 5 Ocak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.