KÜRT, ARAP, ALEVİ VS.

Son günlerde mezhepsel ve etnik terimler kullanmak moda oldu. ABD'nin hem ülkemizdeki büyükelçisi ve hem de Suriye sorumlusu olan zat - ki, ne kadar anlamlı değil mi bu iki görev birlikte - Osmanlı millet düzeni iyiydi ve Lozan yanlış oldu dedi ya. O'nun bu sözleri üzerine kimlikler yeniden gündem oldu.

Bakın,

Kim ne söylerse söylesin, kim ne yazarsa yazsın ve kim ne değiştirmek isterse istesin bu coğrafya Türk ülkesidir. Bunu ne abd, ne başka dünya gücü, ne Anayasa ya da ne başka bir durum değiştiremez. Elbette dünyaya egemen olmak isteyen güçler var, olacak ve hesapları, kitapları da olacak. Bu konuda anlaşıyoruz. Ama hiç bir hesap, kitap bozulamaz değil. Hesap, kitap yapanlar çok güçlü olabilirler. Bunlar dünya üzerinde hâkim unsurlar da olabilirler. Ama tekrar söylüyorum; hiçbir hesap bozulamaz değildir. Milli Mücadele döneminde İngiltere'nin kendisi dünya egemen gücü iken yanına bir de başka büyük güçleri de almıştı. Bu büyük güçler hesabını da tam yapıp Mondros ve sonra da Sevr ile bu topraklardan Türkleri atacaklarına değil hatta attıklarına inanmışlardı. Ne oldu? Bütün hesapları bozuldu. Demek ki bozulurmuş.

Hele bugün gelinen noktada öyle Alevi filan gibi kavramlarla Türk Milletini oyalamak artık mümkün değildir. Çünkü artık okuyoruz, araştırıyoruz ve bu işlerin sonucunda bütün konuları çok iyi biliyoruz. Tarihin dönem itibarı ile dayattığı mezhepsel ayrımların bu dönem için artık büyük oranda geride kaldığını biliyor, görüyor ve anlatıyoruz. Bu nedenle büyük oranda geride kalmış konuları tekrar etmeye gerek bile görmüyoruz.

Türk Milleti bütün unsurları ile bir bütündür. Bu bütünü parçalamak artık kolay değildir. Hele mezhep gibi gevşek bir zemin üzerinde ayrıştırmak çok zordur. Neden gevşek zemin diyorum? Çünkü İslâmın ortaya çıkışından çok sonra insanlar arasına girmiş böyle bir farklılık elbette gevşek bir zemin oluşturur. Bu konuda bir örnek verelim: Azerbaycan Türklerinin büyük çoğunluğu Şii'dir. Gerek bizim ülkemizde ve gerekse Azerbaycan Türkleri arasında bu durum hiç gündemde değil ve hatta her iki ülke insanlarının büyük çoğunluğu bunun farkında bile değil. İran'daki Türker’in çoğunluğu da Şii'dir. Ülkemizde kaç kişinin umurunda? Tarihin dayattığı Kan Kardeşliği ve Soydaşlık asıl olandır. Elbette biliyor ve kabul ediyoruz ki toplumsal dönüşümler, kişisel değişimler kolay değil ve hemen olmaz. Bu tür değişim ve dönüşümler zaman ister, mücadele ister.

Sonuç olarak şunu söylemeliyim ki, mücadeleye devam.