KURLAR ve ÇARPAN ETKİSİ

Son aylarda meydana gelen kur artışları, hemen hemen her türlü mal ve hizmetin fiyatını etkiler oldu. Kurlar, bilinmeyeni ve belirsizliği fiyatlıyor. Ne yazık ki durum sanıldığından daha ciddi bir gelişme seyrediyor. Halk tabiriyle, iğneden ipliğe her şeye zam geliyor. Her geçen gün, satın alma gücü düşüyor.

Riskli durumları genelde bir gerçekleşme oranı ile tanımlayıp, gerçekleşme halinde oluşacak muhtemel bir zararı hesaplamak mümkündür. Ancak bilinmeyene, belirsizliğe bir oran verebilmek imkan dışıdır. Onun için de muhtemel bir zarar tahmin edilemez, dolayısıyla karşı önlem de alınamaz. Bu durum dibi delik bir fıçıya benzer. İçine ne koyarsanız koyun, alttan dışarıya çıkacak, siz fıçıyı hiçbir zaman dolduramayacaksınız.

Peki, nedir Türkiye’nin karşılaştığı bilinmeyenler?

ABD ile bozulan ilişkilerin nereye varacağı bilinmiyor. Türkiye’den çelik ve alüminyum ithalatına uygulanan ek vergiler, kimi bakanların varlıklarının karşılıklı dondurulması,

F-35’lerin teslim edilmemesi hesap edilebilen, sonuçlarının öngörülebildiği konulardır. Çok etkilemez. Ancak Güneydoğuda ülkenin parçalanmasına yönelik faaliyet gösteren grupların ABD tarafından desteklenmesi, Türkiye’nin uluslararası kurumlardan kredi almasını engellemeye yönelik çabalar sonucu bilinmeyen aksiyonlardır. ABD, güya müttefikimiz…

Ancak yaptıkları ve uyguladıkları hiç te müttefikçe değil. Son aylardaki ekonomik baskıları da cabası.

Türkiye’nin Suriye ve Irak politikaları belirsizdir. Karar vericilerin retoriğine göre Hatay’dan İran sınırına kadar, tüm Güney sınırlar PKK’dan temizlenecek, Kandil’e bayrak dikilecektir. Böyle bir harekatın ne politik, ne de finansal sonuçları, bütçeye olan etkisi bu günden tahmin edilebilir. Askeri harekatların sonuçlarını, getirisini-götürüsünü öngörebilmek imkan dışıdır. Bu bağlamda Türkiye’nin NATO’dan çıkması halinde ülke güvenliğinin ne ölçüde sağlanabileceği önemli bir bilinmezliktir.

Türkiye bir eksen değişimi yaşayacak mı? ABD ve AB’den uzaklaşıp Rusya-Çin eksenine yanaşacak mı? Ülkenin ana ihracat pazarı AB’den politik olarak uzaklaşmak bu bölgeye gerçekleştirilen ihracatta ne gibi sonuçlara yol açacaktır? Örneğin Türkiye politik gelişmelerin sonucu olarak gümrük birliğinden ayrılmak zorunda kalır mı? Bu şartlarda büyük ölçüde kredi kullandığımız Avrupa ve Batı bankalarından açılan kredileri çevirmemizin ne ölçüde zora gireceği belirsizdir. Rusya ve Çin kesinlikle dünyanın satın alma gücü en yüksek olan batı pazarlarını kompanse edecek kapasitede değildir.

Mart ayından beri yaşadığımız onca piyasa çalkantısında, kimsenin ortaya çıkıp, aksiyonlarla bir tavır koymaması, nasıl bir önlem alınacağına ilişkin piyasaların tamamen belirsizlik içinde bırakılması, TL’nin değerini yılbaşından bu yana %50’nin üzerinde düşürmüştür.

Bilinmeyen fiyatlanamaz. O yüzden de faizler şurada durur, TL’nin değer kaybı burada durur diye tahmin de yapmakta oldukça güç. Öngörülebilirlik ve şeffaflık piyasa ekonomilerinin temel taşlarıdır. Ancak içinde bulunduğumuz koşullar, buna meydan vermiyor.

SON SÖZ:’’ BELİRSİZLİK, TÜM İŞKENCELERİN EN KÖTÜSÜDÜR.’’ *AlexandreDumas *