Kubilay olayı

23 Aralık 1930 günü ‘’Kubilay olayı’’ cereyan etmiştir. İzmir’in Menemen ilçesinde Laz İbrahim hoca ve Derviş Mehmet adlı yobazların kışkırtılmasıyla, Menemen’in 72 bin müslüman arap tarafından kuşatıldığı yalanından cesaret alan bir kalabalık yeşil bayraklar altında toplanarak ayaklanma istemiş, olay tam bir irtica hareketine dönüşmüştü. Öğretmen okulunu bitirip yedek subaylığını yapmakta olan Mustafa Fehmi Kubilay, genç bir öğretmeni gözleri dönmüş kalabalığın gazabından kurtarmak istemişti. Topluluğu korkutup dağıtmak için, mangasındaki askerlere zararsız manevra mermiler ile ateş emri vermişti. Ailer ellerinde öldürücü silah bulunmayan askerlere üstün gelmiş, 24 yaşındaki yaralı Kubilay’ı oradaki caminin musalla taşına yatırarak,başını kesmişler ve bu kesik başı yeşil bayrağın tepesine takarak sokaklarda gezdirmişler, ve bununla da yetinmeyerek Şevki ve Hasan adındaki 2 bekçimizi de şehit etmişlerdi. Daha sonra ordu birlikleri yetişmiş, şeriatçılar ve elebaşları cezalandırılmıştır.

Orgeneral Mustafa Muğla’lı kurulan askeri mahkeminin başkanıydı, kendisi babamın babasının askeri okulda hocasıymış. Sık sık ziyaretimize gelirdi, ilginç yanı rakıyı limonlu su ile içerdi, mert ve dürüst bir insadı. Demokrat parti iktidarda iken verilen bir önerge üzerine 33 vatandaşımızın Doğu’da öldürülmesi ile ilgili konuda sorumlu benim diyecek kadar dürüst bir insandı. Ankara tıp fakültesi Cebeci hastanesinde başhekimlik katında, hapsolmuştu, sonrada vefat etti. Dürüst, namuslu vatanperver bir insandı ruhu şad olsun. Menemen’de aradan bir kaç yıl geçtikten sonra bir tepeye Kubilay anıtı yapıldı şimdi orası bir ağaç cenneti.

İşin tuhaf yanı Kubilay hadisesinde başrolü oynayan kişinin Bülent Arınç’ın dedi oluşudur. Deniz Baykal’ın Bülent Arınç ile akraba olduğu sonraki yayınlarda belirtildi. Bunlar doğru mu, değil mi bilemiyorum, ama konuşulan gündem bu şekilde olup, dilerim yalandır.