KREDİLERİN TAKSİT VE FAİZLERİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI

Son günlerde bankalar tarafından kullandırılan kredilerin taksit ve faiz ödemelerinin yeniden yapılandırılmak suretiyle ötelendiği haberleri sıkça duyulmaya başlanmıştır. Esnaf, zanaatkar ve küçük işletmelerin kullandığı krediler ile başlayan uygulama, büyük işletmelerin hatta holdinglerin kredilerini de kapsar hale gelmiştir. Kredilerin yapılandırma haberlerini ilk duyduğumda, uygulamanın yerinde bir karar olduğunu düşündüğümü ifade etmek istiyorum. Ne var ki geçen süre içerisinde yapılandırma işlemlerinin genişleyerek daha ziyade kamu bankaları üzerinde yoğunlaşması, bir takım endişeleri de beraberinde getirmektedir.

Dünyada yaşanan salgının ilk etkileri özellikle hizmetler sektöründe hissedilmiş, dalgalar halinde diğer sektörleri de olumsuz etkilemiştir. Sektörlere göre oranları farklı olmakla birlikte, ciro düşmesi, bir kaç sektör hariç belirginleşmiştir. Ülkelerin yıllık büyümeleri sıfıra, hatta eksiye doğru gitmiştir. On yıldır ciddi büyüme sorunu yaşayan gelişmiş ülkelerin ekonomileri yıllarca sürme ihtimali olan durgunluğun içerisine düşmüştür.

Dünyanın salgın eksenli yaşadığı olumsuzluklardan ülkemizin de kaçınılmaz bir şekilde etkilendiği görülmektedir. 1980 yılından itibaren kademeli olarak dışa açık büyüme modeli uygulayan ekonomimizin, özellikle Avrupa kıtasındaki olumlu veya olumsuz ekonomik hareketlerden etkilenmesi gerçeğiyle yüzleştiği ortadadır. Dışarıdan gelen olumsuzlukla birlikte, ekonomimizin kendine özgü sorunlarının birleşmesiyle, enflasyon ve faiz oranları, döviz kurları, işsizlik gibi göstergelerde inanılmaz yükselmeler yaşanmaktadır. Değinilen ekonomik gelişmelerin sonucu olarak firmalar kullandıkları kredilerin ana para ve faizlerini ödemekte zorlanmaktadır.

Bankalar basit bir anlatımla tasarruf fazlası bulunanlar ile tasarruf açığı olanları buluşturur. İhtiyaçlarını gidermek veya yatırım yapmak isteyenlerin ihtiyacı olan parayı, tasarruf fazlası olanlardan alarak değinilen kesime verir. Kredi mekanizması böyle başlar. Tasarruf fazlası olanlara ödenen faiz ile parayı kullandırılanlardan alınan faiz farkı bankaların karını oluşturur. Bankaların sermaye ve benzeri öz kaynakları kullandırdıkları kredilere oranla önemsiz bir miktardır. Kredilerde asıl olan mevduat sahiplerinin paralarıdır. Bu nedenle bankaların varlıklarını devam ettirebilmesi için verdikleri kredileri vadelerinde faizleriyle birlikte geri almaları hayati derecede önemlidir. Geçmişte ülkemizin yaşadığı ekonomik sıkıntıların temelinde bu döngünün aksaması yatmaktadır. Devletin bankacılık sisteminin sağlığı için BDDK gibi kurumları hayata geçirmesinin nedeni budur. Kredilerin geri dönüşlerinin dikkatle takip edilerek, firmalara kredilerin ana para ve faizlerini zamanında ödemeleri için gerekli kolaylıkların devlet tarafından sağlanması gerekmektedir.

Saygılarımla