Mevcut uygulamada kart limitine göre yüzde 20 ile yüzde 40 arasında değişen asgari ödeme oranları bulunuyor. Bu tutar ödendiğinde kart kapanmıyor ve gecikme kaydı oluşmuyor. Ancak borcun kalan kısmı, akdi faiz ve vergilerle birlikte bir sonraki aya devrediliyor.
AYLIK YÜK YILLIK KRİZE DÖNÜŞÜYOR
Uzman hesaplamalarına göre, kredi kartı borcunda aylık yüzde 4,5 civarındaki maliyet, yıl sonunda yüzde 54’e ulaşabiliyor. Bu da hiç yeni harcama yapılmasa bile borcun kendi kendine büyümesi anlamına geliyor. Asgari ödeme yapan bir tüketici, borcunu fiilen azaltmadığı gibi daha yüksek faizle karşı karşıya kalıyor.
BANKA POLİTİKALARI TARTIŞMA YARATIYOR
Bazı bankaların yapılandırma yerine tüketicileri daha yüksek faizli ihtiyaç kredilerine yönlendirdiği belirtiliyor. Bu durum, borçlunun kısa vadede nefes almasını sağlasa da uzun vadede borcun daha ağır bir yük haline gelmesine neden oluyor. Uzmanlar, bu uygulamaların borç sorununu çözmek yerine ötelediğine dikkat çekiyor.
YENİ DÜZENLEME ÇAĞRISI
Finans çevreleri, kredi kartı borçlarının sosyal bir soruna dönüşmeye başladığını vurguluyor. Asgari ödeme sisteminin yeniden düzenlenmesi, tüketici davranışlarını da kapsayan daha kapsamlı bir finansal yapılandırma ihtiyacına işaret ediliyor. Aksi halde, asgari ödeme alışkanlığının hem bankacılık sistemi hem de hane halkı ekonomisi için ciddi riskler doğurabileceği ifade ediliyor.




