KÖTÜ BİR ALIŞKANLIK KUMAR

Kumar; ortaya para konarak oynanan, talih oyunu. Çok eski çağlardan beri, hemen her yerde var olan, kötü bir alışkanlık. Dinimiz yasaklamış ama, dinleyen yok ki.

Her oyun oynayan kumarbaz olmaz, her içki içenin alkolik olmadığı gibi. Kumarbazlık, önlenemeyen bir tutku. Ya genlerde,yada kişinin psikolojisinde bir sorun olmalı.

Zengin olan birini hiç duymadım kumardan. Ama, tüm varlığını yitiren, hatta karısını bile kumara basan insanları da gördüm.

Kumarbaz, kazandıkça daha fazla kazanmak ister, ama olmaz. kaybettikçe de zararını çıkarmak için oynamaya devam eder ve de batar. Kumar masasını erkenden terk edebilen, aslında karlı sayılır.

Kumar insanları felakete, yoksulluğa, mutsuzluğa hatta intihara kadar götürüyor. Kumarbaz parasını, sağlığını ve zamanını özgürlüğünü hatta yaşamını bile kaybediyor.

Makineli, makinesiz kumar oynayanların içinde kazanıp, bırakabilen çok az. Pis, adi, hileli kumarhanelerde de her türlü dalavere dönüyor.

Yıllar önce Soğukoluk ta, vidolu bir tavla oyunundaki yüksek paraları görünce şaşırmıştım.

At yarışları, horoz-köpek dövüşleri, kafesteki boks müsabakaları. Spor toto-loto, zar vekağıt oyunları da değişik kumar tipleri. En kötüsü, bazı kumar oyunlarının arkasında, mafyanın mevcut oluşu.

Bizde lüks otellerdeki kumarhaneler kapatılınca, bu iş Kıbrıs’a, Bulgaristan’a ve Rusya’ya kaydı. LasVegas ve bazı Amerikan şehirleri tam bir kumar cenneti.

Kumarbazlar için her konu, bir kumar. Otoların plakaları, geçenlerin kadın veya erkek oluşu, cebindeki para destesinin tekliği, çiftliği vs.

Zevk için oynanan oyunlarda bile, yenilenler, tahammülsüz. Ayrıca karışanlara da, reaksiyon gösteriliyor. Kumar değil ama oyun, zevk için oynanmalı, öfkelenmek için değil. Bunu yapamayacak olanlarda, oynamamalı.