Acayip işler oluyor. Öyle işler oluyor ki, akıllara durgunluk veriyor. Kimin eli kimin cebinde, kim kimle beraber, kim kime karşı, belli değil. Kimsenin bulunduğu konumda garantisi yok. Kimsenin yarını hesaplama, yarını belirleme imkânı yok. Çünkü yepyeni bir rüzgâr gelip uçurabilir. Haklı haksız tartışması yok. Çünkü olaylar haklılığa, haksızlığa göre belirlenmiyor. Adalet istiyorum diye çırpınmanın çok yararı yok. Bütün bu acayiplikler particilik özelinde daha çok yürüyor. Particilik dışı meselesini ayrıca değerlendirebiliriz. Kendi iç huzurumuz bu biçimde darmadağın olmuşken, bir de sanki ülkemize abd tarafından vali olarak atanmış gibi bir acayip kişi de bizi bizden fazla düşünüyor. Barak denen abd temsilcisi nasıl yönetilmemiz gerektiğini bize öğretiyor. Bir ilgili ve yetkili kişi de çıkıp bir karşılık vermiyor. Bu adamın istenmeyen adam ilan edilmesi gerekirken bu da olmuyor. Ülkemizde kimsenin bulunduğu yerde garantisi yok derken boşuna demiyoruz elbette. Son zamanlarda yaşadıklarımızı görüyoruz. Ben isim vererek konuyu kişiselleştirmek istemiyorum. Zaten konu isim konusu da değil. Konu; bir anda birçok şeyin allak-bullak oluvermesi. Peki, bu kadar çok, bu kadar çabuk, bu kadar acayip allak-bullak oluvermenin nedeni nedir diye soruyor muyuz? Kendi içimizdeki bu acayip kargaşanın yanında bir de abd temsilcisinin sürekli söylediklerini birleştirdiğimizde bir anlam çıkmaz mı? Bizim içine düşürüldüğümüz bu acayip kargaşa ile bizi yönetir gibi davranan abd temsilcisinin sözleri tesadüf mü? Hiç de tesadüf değil. Peki, ne yapmak istiyorlar? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluş ilke ve felsefesinin kökünden değişmesi için içte ve dışta bir takım odaklar ellerinden geleni yapıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluş ilke ve felsefesinin temeli Milli Devlet'tir. İşte konu budur. Türk Milli Devleti'ni bozmak, en azından millilik özelliğini ortadan kaldırmak çabası içerisindeler. Peki neden? Bu bölgede güçlü bir Türk Milli Devleti, başta İsrail olmak üzere kimsenin işine gelmiyor. Hele bir de koskoca Türk Dünyası'nın göz bebeği Türkiye'nin varlığı, içeride ve dışarıda Türk düşmanlığı yapanların aklını oynatıyor. Yarı Milli Devlet olan İran'a karşı yenilen güçler, tam Milli olan Türkiye ile nasıl baş edebilirler? Bu gerçeği çok iyi gören egemen güçler, ülkemiz ve milletimiz ile sürekli uğraşmaktadır. Ne yapılırsa yapılsın istediği sonucu alamayan iç ve dış güçler için yapılacak son iş Anayasa kalmıştır. Anayasa'dan Milli Devlet özelliği ile ilgili maddelerin değişmesi, kaldırılması zorunluluğunu dayayanların son gayretleri budur. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluş ilke ve felsefesini ve kurucu irade olan Büyük Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK'Ü Türk Milleti'nin gönlünden silmenin mümkün olmadığı artık çok açık ve seçik bir biçimde ortaya çıkmıştır. Hatta her geçen gün, daha da güçlenen bir sevgi bağının olduğu çıplak gözle bile görülebilmektedir. Bu nedenle çeşitli oyunlarla Türk Milleti'nin gözü boyanarak gerekli işler yapılmak istenmektedir. Ama sonuç olarak şunu söylemeliyim ki; hiç bir güç, hiç bir değişiklik Anadolu Türkleri'nin gönlündeki Milli olma özelliğini, Büyük Başbuğ Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK sevgisini ve Türk Milleti'nin egemenliğini ortadan kaldıramaz. Türk Milleti'nin gözünü boyayarak yapılacak işler de kâğıt üzerinde kalır ancak. Herkes hesabını buna göre yapmalıdır. Çünkü Büyük Başbuğ Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ne diyor; "Bu memleket tarihte Türk'tü, hâlde Türk'tür ve ebediyen Türk kalacaktır."