Her bayram olduğu gibi bu yılda Kurban Bayramı öncesi bayramınızı kutlamak istedim.
Bildiğiniz gibi Bayramlar insan yaşamında unutulmayan hatıraların yer aldığı önemli günlerdir.
Hayatımızda birçok anıyı aklımızda tutamayız ama Bayram anıları belleğimizde yer eder
Hele hele çocukluk anıları, “Hep deriz ki; nerde o eski bayramlar…”
Aslında hatıralardır bize bu ayrıcalığı söyleten.
Ancak bu bayram vesilesiyle darda ve zorda kalan Müslüman kardeşlerimizi, dünyanın muhtelif yerlerinde büyük acı ve ıstırap yaşayan, zulme uğrayan mazlum ve mağdur kardeşlerimizi asla unutmamalıyız.
Onların yürek yakan durumlarına çareler üretmek, mazlumluklarını ortadan kaldırmak ve tekrar özgürlüklerine kavuşmaları için gayret göstermek Müslümanlar olarak hepimizin kardeşlik borcudur.
Kesilen her kurban, akan her kurban kanı, yüzyıllar boyunca inananlar olarak varlığımızın bekası için verdiğimiz kurbanları hatırlatmalı, yüreklerimizi bu ateşle yakmalı, önümüzü kuvvetli bir ışıkla aydınlatmalıdır.
Şunu da unutmamak lazım; Bayram demek, küskünleri barıştıran bir araya getiren bir vesiledir. Bayramlar, neşe ve sevinç günleridir. Toplum da paylaşmanın birlik ve beraberliğin artması anlamına gelir.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da Kurban Bayramı’na az bir süre kalmışken dini bayramlarımızın önemini ne kadar biliyoruz ve kıymet veriyoruz diye düşünür oldum. Kurban kesmenin ibadetleri yerine getirmenin şimdiki nesille baktığımız da çok önemsenmediği ve bu vazifeleri yerine getirmeyi bıraktığını görür olduk.
Şehrin ışıkları parlak görünebilir ama aynı apartmanda, aynı mahallede, aynı sokakta bayramda et kokusunu unutan aileler var.
O yüzdendir ki, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” hadisini unutmayalım. Çevremize bakalım yoksulların sesi olalım.