Kıyak Emeklilik!-2

İlk bölümde, ülkemizdeki emekli abilerimizin, amcalarımızın, dedelerimizin emeklilik günlerinin nasıl geçtiğini, ekonomik, psikolojik ne hallerde olduğunu kısmen anlatmaya çalışmıştım.

İkinci bölümde ise, ‘Diğer ülkelerde emeklilik nasıl oluyor acaba?’ sorusuna hep birlikte bakacağız.

Hadi başlayalım…

Yabancı ülkelerdeki emekliler;    

Öncelikle emekli olacak şahıs, bizimkiler gibi yas tutup, karalar bağlamıyor.

İlk etapta hak ettiği emekliliğin şerefine iş yerinde bayram havası vardır.

Çalışma arkadaşlarının, patronunun küçük bir sürprizi olur. İş bitiminde emekli abimiz için mini bir parti düzenlenir.

Eşek yüküyle almış olduğu tazminatı ve yine eşek yüküyle alacağı emekli maaşının tadını çıkarmak için sabırsızlanır şanslı emekli abimiz.

Şimdi bana, “Ee, canım onların yaşam standartları öyle!” diyebilirsiniz.

Ben de onu diyorum ya, ‘Neden bizim yaşam standardımız yokluk, yoksulluk, sefalet üzerine!”

Neyse, nerde kalmıştık?

Devam edelim…

***    

Emekliye ayrılan kişinin kafasında onlarca plan vardır.

İlk olarak klişe bildiğimiz olta takımı alınır, eskiyen arabanın yerine geniş bir araç alınır.

Ailesi, torun tombalak hafta sonları dağa bayıra çıkılır, pikniğe gidilir.

Evde öyle canı da sıkılmaz ha, çünkü cebinde parası vardır.

Paranın olduğu her evde huzur ve mutluluk vardır.

‘Nihayet emekli oldum’ diyen şanslı abimiz, emekliliğinin tadını çıkarır.

Olta takımıymış, araba değişmekmiş, oraya buraya gitmekmiş bunların hepsi devede kulak.

Emekli abimizin hayat arkadaşına, çocuklarına, hatta torunlarına büyük bir sürprizi vardır.

Aylar öncesinden planlamış olduğu yurtdışı seyahati için artık her şey hazırdır.   

Cepte para, mutlu mesut yurtdışı tatiline çıkılır.

Bilin bakalım, acaba o yurtdışı tatili hangi ülkeye?

Bildiniz, Türkiye…

Biz Türkoğlu Türklerin yolunu bilmediği, ismini dahi duymadığı, cennet vatanımızın her toprağını karış karış gezerler.

***

Filmlerde, dizilerde, belgesellerde gördüğümüz, Kapadokya’daki uçan balonlarda, emekli yabancı turistler vardır.

Bizim emeklilerimiz Antalya’ya, Bodrum’a, Alaçatı’ya, Çeşme’ye gidebiliyor mu?

Ülkemizin en güzel, en lüks tatil beldelerinde yabancı emekli turistler gezip tozuyor.

Peki, siz hiç Topkapı Sarayı’na gittiniz mi? Topkapı Sarayı’ndaki kalabalığın büyük çoğunluğunda elin emeklisi geziyor.

Ya da Karadeniz turuna çıktınız mı hiç?

Mesela Sümela Manastırı’nda yabancı emekliler fink atıyor.

Mavi tur, yeşil tur derken;

Hayat onlara güzel…

Bizim gariban emeklilerimiz de, televizyondan izler o yabancı emekli turistleri.

Öyleyse, emeklilerimizin yaşantısı ile eloğlu emeklisinin yaşantısını kıyaslayacak olursak,

Sizce hangisi ’Kıyak Emeklilik’ yaşıyor?