Bundan tam 8 yıl önce 2009 yılında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül “Emeğin istismarı, insan onuruna yakışmayan durumların doğması ve çalışma barışının bozulmasına yol açabileceği” endişesi ile meclise iade ettiği bir düzenleme vardı.
“Kiralık İşçi ve Esnek Çalışma”diye adlandırılan bu düzenleme, aradan 7 yıl geçtikten sonra bazı ilave ve çıkarmalarla iyileştirildikten sonra yeniden yasalaştı.
6 Mayıs 2016 tarihinde sabaha karşı TBMM Genel Kurulundan geçen yasaya, başta CHP olmak üzere, o zamanlar henüz “muhalefet olduğunu” unutmamış olan MHP’de, bu yasanın “Kıdem tazminatını fiilen yok edeceği, iş güvencesini kaldıracağı ve ihbar tazminatını tehlikeye sokacağı, fazla mesai, yan ödemeler, yıllık izin, toplu sözleşme ve grev haklarını zedeleyeceği gerekçesiyle itiraz ettiler.
Hükümet ise; aynı yasanın içerisine koyduğu cezaların “suistimallerden caydırıcılık” taşıdığını iddia ederek onu savundu.
Peki bu “caydırıcı” denen cezalar neler?
*Türkiye İş Kurumu’ndan izin almadan iş ve işçi bulmaya aracılık yapanlara, iş arayanlardan ücret alan veya onlardan herhangi bir biçimde menfaat sağlayanlara 20 Bin Tl’ye kadar para cezası uygulanacak.
*İstihdam bürosu kurma izni, titizlikle incelenerek verilecek.
*İş arayanlara ilişkin bilgilerin, iş ve işçi bulma faaliyetinden başka bir amaçla toplanması, çalışma izni bulunmayan yabancı işçi çalıştırıldığının tespit edilmesi halinde de iptal edilecek ve bu tür ceza alan kuruluşlara 3 yıl süreyle yeniden faaliyete geçme izni verilmeyecek.
*Kurumdan izin almamasına veya yetkisi iptal edilmesine rağmen, geçici iş ilişkisi düzenleyen kişi ve kurumlara 50 bin lira, suçun tekrarı halinde bunun 2 katı olan 100 bin lira, bu kapsamda hizmet alan işverenlere 20 bin lira,
*İş arayanlardan ücret alan veya herhangi bir biçimde menfaat sağlayan kişi ve kurumlara 20 bin lira,
*Geçersiz anlaşmaların herhangi birini düzenleyen özel istihdam bürosu ve geçici işçi çalıştıran işverene ayrı ayrı olmak üzere;
5 bin lira idari para cezası verilecek.
Yasaya konan bir yenilikle de “uzaktan çalışma” kapsam içine alındı.
Çağrı üzerine çalışma’ya eklenen uzaktan çalışma “İşçinin işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini, evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile iş yeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisi” olarak tanımladı.
Eklenen maddeye göre; uzaktan çalışmada işçiler esaslı bir neden olmadıkça salt iş sözleşmesinin niteliğinden ötürü emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamayacak.
Kanun yapıcı bu husustaki yasal sınırları da şöyle belirlemişti;
*10 ve daha az işçi çalıştıran iş yerlerinde bu sayı 5 işçiye kadar çıkabilecek
*İşveren, işten çıkardığı çalışanını, 6 ay geçmeden tekrar kiralayamayacak.
*İşletmenin iş hacminin öngörülemeyen ölçüde artması halinde, geçici işçi sayısı, toplam işçi sayısının dörtte birini geçemeyecek.
***
Aradan bir yılı aşkın süre geçti.
Bu konuda herhangi bir düzenleme yapıldığını duymadık.
Uygulama da görmedik.
Ayrıca yasanın doğruluğu da tartışılır.
O ayrı bir mesele.