Kimse vazgeçilmez değildir..

Kendini tek zannetme, kendini olduğundan büyük görme… Hiç kimse vazgeçilmez değildir! Mezarlıklar kendini vazgeçilmez sanan insanlarla dolu.

Dünyayı ben yarattım, her şey benden sorulur, benden başkası bu işi bilemez havası, işleri geriye götürür, ileriye gidemeyiz.

Adana’nın plakası 01 plakası gibi 1 numara olması gerekirken, bir türlü gelişemiyoruz, neden? Herkes kendini vazgeçilmez zannediyor, tek olmak istiyor, benden başkası yönetemez zannediyor.  Bu ego genelde yönetenlerde görünüyor, ha kim üstüne alınır bilmiyorum ama okuyucularım yazdıklarının tıpkısı şu yöneticide mevcut diyordur içinden.

 

Ben yine yazdıklarımla bağdaşlarsan, bir fıkra paylaşmak istiyorum sizlerle.

 

Bir gün doktora, sürekli gerginlik ve tedirginlikten şikâyetçi olan bir hasta gelmiş. Yapması gereken çok işinin bulunduğunu, fakat kendisinin elindeki işleri yapmaya, işleri yetiştirmeye, işlerin ise beklemeye hiç tahammülü olmadığını söylemiş.

Doktor: Bu işleri başka biri yapamaz mı? Ya da bir başkası size yardımcı olamaz mı? Diye sormuş.

Adam: Hayır. Onları yalnız ben yapabilirim, benden başka hiç kimse yapamaz. Bütün işler bana bakıyor! Diye cevap vermiş.

Doktor: Sana bir reçete vereceğim. Bu reçeteyi aynen tatbik etmen gerekiyor! Diyerek, yazıp eline vermiş.

Adam reçeteyi eline alıp baktığında, hayretler içinde kalmış.

Reçetede, her gün en az iki saat işi bırakıp yürüyüş yapacaksın ve her haftanın yarım gününü bir mezarlıkta geçireceksin yazıyormuş.

Hasta adam: Yürüyüşü anladık ama neden mezarlık? Diye sormuş.

Doktor: Oraya gidip mezar taşlarına bakmanı istiyorum. Mezarlıklar, kendilerini vazgeçilmez zanneden insanlarla doludur. Sen de onlar gibi ölüp mezarlığa gömülünce, kendinden başkasının yapmasına imkân olmadığını sandığın işlerin, başkaları tarafından da yapılmaya devam ettiğini göreceksin, demiş.

Evet, bulundukları noktada kendilerini vazgeçilmez gören; problem çözmek yerine problemin bir parçası olduğunun farkına varmayan insanlar için de, doktorun reçetesi geçerli aynen değil mi?

Sen gittiğinde, birileri mutlaka vazgeçilmez sandığın o makamın boşluğunu hemen dolduracak, hiç merak etme…