Azerbaycan rahmetli Cumhurbaşkanı, büyük fikir ve mücadele adamı Ebulfeyz ELÇİBEY Anıtkabir defterine şunu yazar: "Mustafa Kemal'in neferiyam."
Peki ELÇİBEY gibi bir adamın gururla neferi, askeri olduğunu söylediği Mustafa Kemal'in askeri olmak kimi, neden rahatsız eder?
Türk Milletinin evlatları hiç bir kimsenin değil de neden Mustafa Kemal'in askeri acaba?
Bakın, ATATÜRK'ÜN Hakimiyet-i Milliye gazetesindeki bir yazısından alıntılar:
"Ben yaşayabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirdiği takdirde insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet gereklerinden olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin de bu arzusundan vazgeçinceye kadar amansız düşmanıyım. Mesela, Harbi Umumi yerküre üzerinde infilak ettiği zaman, coğrafi vaziyet, tarihi vakalar ve siyasi dengenin zorlamaları karşısında tarafsızlığı muhafazaya imkân olmaması yüzünden Almanların bulunduğu zümreye dahil olduk. Almanlar memleketimize, ordumuza ve hükümetimize kadar girdiler. Bunların hepsini hoşgördük. Ama Almanlardan bazıları haysiyet ve bağımsızlığımızı ihlal eden vaziyet ve tavır almaya başladıkları dakikada en evvel ve hemen hiçbir kayıt ve şarta bakmaksızın ruhen ve fiilen isyan ettim. Bu isyanım yüzünden idi ki, Harbi Umumi'nin cereyanı içerisinde bir seneye yakın bir zaman bu hareketimin taraftarı olmayanlarla muhalif ve düşman vaziyette kaldım. Harbin neticesinin bizim için elemli olacağını tahmin ediyordum. İstanbul'da üç ülkenin bazılarıyla vuku bulan münasebetlerimde ve görüşmelerimde de bu fikirleri söylüyor ve diyordum ki; Harbe girmek ve harbe girdikten sonra Müttefikler zümresine dahil olmak bizim için zaruri idi. Çünkü bizi tarafsız bırakmazdınız. Rusya sizin tarafta idi. Mağlubiyetin tabii olan icapları elbette söz konusu olur. Ama milletleri bağımsızlığından mahrum ederek imha etmek, hiçbir vakit bu icaplardan sayılamaz. Mütareke zamanı (Mondros'tan sonra) görüldü ki hakikat, düşmanların bizi mutlaka imhaya karar vermiş olmalarında idi."
Bu gerçeği hepimiz de o günden beri görmüyor muyuz? Sevr nedir?
O halde bizi tamamen imha olmaktan kurtaran kadroların liderinin, başkomutanının askeri olunmaz da kimin askeri olunur? Türk Milletinin imha olmasını istemek değil midir Mustafa Kemal'in askeriyiz sözlerinden rahatsız olmak?