Kenevir Mucizesi-2

Kenevir tohumunun protein değeri çok yüksektir ve içindeki iki yağ asidi de doğada başka hiçbir yerde bulunmamaktadır.

 

Kenevirin üretimi soyadan bile daha ucuzdur.

 

Kenevirle beslenen hayvanlar, hormon takviyesine ihtiyaç duymaz.

 

Plastik ürünlerin tamamı, kenevirden üretilebilir ve kenevir plastiğinin doğaya dönüşmesi oldukça kolaydır.

 

Bir arabanın gövdesi kenevirden yapılırsa, dayanıklılığı çelikten tam 10 kat fazla olur.

 

Binaların yalıtımı için de kullanılabilir; dayanıklı, ucuz ve esnektir.

 

Kenevirle yapılan sabunlar ve kozmetik ürünler, suyu kirletmez; yani tamamen doğa dostudur. Amerika’da 18. yüzyılda üretimi zorunluydu ve üretmeyen çiftçiler hapse atılıyordu. Ancak durum şimdi tam tersi...

 

***

PEKİ, NEDEN YASAKLANDI?

W. R. Hearst, 1900’lü yıllarda Amerika’da gazete, dergilerin ve medyanın sahibiydi. Ormanları vardı ve kâğıt üretiyordu. Eğer kenevirden kâğıt yapılırsa, milyonlarını kaybedebilirdi.

Rockefeller, dünyanın en zengin adamıydı. Petrol şirketi vardı. Bio yakıt olan kenevir yağı da, elbette onun en büyük düşmanıydı.

Mellon, Dupont şirketinin ana hissedarıydı ve petrol ürünlerinden plastik üretmek için patente sahipti. Ve kenevir endüstrisi, onun pazarını tehdit ediyordu.

 

Sonra ise Mellon, ABD Başkanı Hoover’in hazine bakanı oldu. Bu bahsettiğim büyük isimler, yaptıkları toplantılarda kenevirin bir düşman olduğuna karar verdiler ve onu ortadan kaldırdılar. Medya aracılığıyla, marihuana sözcüğüyle birlikte keneviri, insanların beynine, zehirli bir uyuşturucu olarak kazıdılar.

 

Kenevir ilaçları piyasadan çekildi, bunun yerini bugün kullanılan kimyasal ilaçlar aldı. Kâğıt üretimi için, ormanlar katledildi. Tarım ilaçları ile zehirlenme ve kanser arttı. Ve derken dünyamızı plastik çöplerle, zararlı atıklarla donattık…

Alıntıdır…

 

Konuyla ilgili yorumları siz değerli okurlarımıza bırakıyorum.

 

Acaba sizler neler düşünüyorsunuz?