KENDİNİ, BENLİĞİNİ AŞABİLMEK

Başlıktaki konu çok ama çok önemli bir konudur. Cümle basit gibi gelebilir, ancak biraz insan ruhu, biraz toplumsal değerler ve biraz da felsefi olarak baktığımızda ve değerlendirdiğimizde aslında insanın kendini, benliğini aşabilmesi o kadar önemlidir ki...

Kendini aşabilmek demek her şeyden önce bir insanın kendine rağmen düşünebilmesi demektir. Başka bir ifade ile benliğini aşabilmek demek kendine göre değil, kendinin dışında görebilmek demektir. Yine kendini aşabilmek demek kendine de dışarıdan bakabilmek demektir.

Toplumda kendini gösterme duygusu benliğini aşabilmek açısından oldukça önemlidir. Toplum ve topluluk elbette kişilerden oluşur, ancak varlığını oluşturan kişilerin görüş, düşünce, fikir ve tavırlarının tamamı değildir. Öyle olsa idi, toplum ve topluluk düşüncesi diye bir kavrama ihtiyaç, gereksinim olmaz idi. Toplum, topluluk fikri, düşüncesi, görüşü ve tavrı varlığını oluşturan bireylerin değerlerinin büyük oranda ortak fikir, düşünce, görüş ve tavrıdır. İşte bu noktada bireylerin benliklerini aşabilmeleri işi devreye girmektedir. Benliğini aşabilme konusu tam da toplum ve topluluk fikrinin oluşması gereken noktada önemini göstermektedir. Benliğini aşamamış, dolayısıyla kişiliğini tam bulamamış bireyler toplum ve topluluk fikirlerinin oluşmasında sapma yaratırlar. Bu durumda ortak fikir beyanında kargaşa olur, kavga olur. Burada kişilerin fikrini, düşüncesini, görüşlerini engellemek değil, aksine bireysel görüş, fikir ve düşüncelerin benliğini aşarak ortaya koyabilmeleri vurgulanmaktadır. Bireysel fikir beyan etme ve düşünme arzusu kişisel olarak kamuoyuna sunulabilir. Bu durumun anlaşıla bilirliği ortadadır. Ancak topluluk adına yapılacak açıklamalarda sapma olmaması beklenir. Kendini aşabilmek sadece toplum ve topluluk sapmalarına karşı gerekli değildir aslında. Günlük yaşantımızda da kendine rağmen tavır belirlemek belki de birçok ilişkileri çözmeye yarayabilir. Diğer bir ifade ile kendine rağmen düşünememek bireyin kendisine de zarar verebilir. Anlatmak istediğim konunun kişisel ve toplumsal boyutunun büyüklüğü nedeni ile biraz karmaşık olmasını elbette anlıyorum. Zaten bu nedenle çok sık işlediğim bir konu olmamaktadır. Ancak karmaşıklığı ve zorluğu yanında çok da önemli bir konu olması nedeniyle aslında belki de daha sık işlenmelidir. Çünkü bir çok toplantılarda kendini gösterme içgüdüsü ile sapmaların oluşmasına neden olan kişiler görmekteyiz. İşte tam da bu durum kendini aşamamanın örneklendiği bir durumdur.

Son söz: Kendin ol demek yeterli değildir. Kendin olurken toplum ve topluluk ölçülerini de gözeterek kendin ol demek esas olandır. Çünkü, toplumcu bakmazsak kendin olmak eksik kalır.