Kaybolup gitmeyin…2

Yazımın birinci bölümünde evliliğin kutsallığından ve evli çiftlerin hayatına müdahil olan yakın akrabaların rahatsız edici davranışlarına yer vermiştim.

İkinci bölümde ise, evliliğin ne kadar kıymetli ve ciddi bir mesele olduğu daha net anlayacağız.

Bu sefer ortalığı karıştıran, yuva yıkan akraba topluluğu yok!

Bu sefer, evliliğin olumlu ve olumsuz yönlerine bakacağız.

Yani gerçeklere...

İşte ilginizi çekeceğine inandığım o hikâye…

***

Evlenen bir çifte tavsiyelerde bulunan nikâh memurunun, nikâh öncesi çiftlere sözleri;

Memur evlenen çifte, “Evliliklerinizi başkalarının evlilikleriyle kıyaslamayın.

Peri masallarına aldanmayın, çünkü gerçek değil.

Mükemmeli aramayın, hiçbirimiz mükemmel değiliz.

Birbirinizin geçmişini sorgulamayın.

Adı üstünde geçmiş…

Eşinizin, sizin zihninizi okumasını beklemeyin, maalesef bunu hiç kimse yapamıyor.

İstediğiniz ya da istemediğiniz her şeyi açık açık söyleyin.

Konuşarak her şeyin çözülebileceğine inananlardanım.

Birbirinize yaşam alanı bırakın.

Evlendiniz diye her şeyi birlikte yapmak zorunda değilsiniz…” der ve bir hikâye üzerinden örnek verir;

“Çok bilindik bir hikâye vardır; Kirpiler eşlerine dikenlerinin boyu kadar yaklaşırlarmış. Bilirmiş ki çok yaklaştığında dikeni batacak, eşinin canı yanacak.

Siz de birbirinizin canını yakmamak adına, o yaşam alanını lütfen bırakın birbirinize.”

Nikâh memuru konuşmasının devamında;

"Evliliğinizi yaşarken birbirinizin üzerine hesaplar yapmayın.

Hesapsız yaşayın, haritalara bakmadan yol alın.

Lütfen ama lütfen birbirinizin sahibi değil, yoldaşı olmaya çalışın.

‘Her şey güzel olacak’ sözünü vermeyin, maalesef ki olmuyor.

Ama ola ki, ‘Her şey kötü olursa, ben yine senin yanındayım’ sözü çok daha kıymetli.

Bir de çok sevdiğim bir söz var;

“Ses yankısını duymazsa kaybolur gider ve insanda öyle’

Kulak verin birbirinizin söylediklerine, ne demek istediğinizi anlamaya çalışın.

Birbirinizin yankısı olun.

Kaybolup gitmeyin…” der ve noktayı koyar.

Ne güzel de anlatmış, öyle değil mi?

Sağlıcakla kalın…