Karboğazı Efsanesi

27 Mayıs 1920.

Karboğazı olayının başlamasının yıl dönümü.

O gün Fransızların Toroslar’daki tren yollarına ve Mustafa Kemal’in dahiyane fikri ile ileride Adana İl Merkezi’nin taşındığı Pozantı’ya hakim olmak amacı ile gönderdiği Bin kişilik Tabur’un Adana’ya dönüşü sırasında gerçekleşen savaşın başladığı gün.

İşin efsane tarafı çok güzel.

Bin kişilik Fransız taburu, Pozantı’dan Adana’ya dönerken yolunu şaşırır.

Önlerine çıkan çobandan Adana yolunu sorarlar.

Çoban “Ben sizi Adana yoluna götürürüm. Ancak avradıma haber vereyim” demiş.

Hemen evine giderek hanımına şöyle tembihlemiş:

“Ben bunları Karboğazı’na götüreceğim. Sen git Kuvvacı’lara haber ver, pusu kursunlar”

Bunun üzerine 44 kişilik Kuvva-i Milliyeci bir gurup, biraz ötede pusu kurarak beklemeye başlamışlar.

Karboğazı’na giden bilir.

Etrafı yüksek, ortası çukur, tabak gibi bir yer.

Boğazın iki tarafına 17’şer kişi, kaçışı engellemek için de Yılan Ovası tarafına 10 kişi mevzilenir.

27 Mayıs akşamı, yağmur çiseliyor..

Hava puslu

Fransızlar Karboğazına girince bir yaylım ateş.

Yukarıdan mermi yağıyor.

Yılan Ovası tarafına kaçayım derken 10 kişi ateşe başlar.

28 Mayıs sabahı bilanço şöyledir.

400 ölü,100 yaralı, 600 esir.

1 Binbaşı 23 subay 2 top, 8 makinalı tüfek, 13 kadana, 90 cephane yüklü katır ve bin tüfek.

Efsanenin gerçek tarafı şöyle;

Çoban dediğimiz Fransız’ların klavuzu kumcu Veli, çobanın avradı da Gülekli Hatice.

Senaryoyu da Hatice oluşturuyor.

Şöyle ki;

Fransızlar kararğahı kuracak yer arıyorlar. Yiyecek bir şeyler de lazım.

Gülekli Hatice’ye rastlıyorlar.

Hatice “Ben size yiyecek getiririm” diyor ve Kumcu Veli’ye “Sen bunları biraz oyala, sonra da Karboğazına götür” diyor ve Kuvvacılara haber veriyor.

Sonra da bin kişilik esir alınıyor.

Esirler Gülek köyüne götürülüyor.

Etli bulgur pilavı ile ayran ikram ediliyor.

Mustafa Kemal’in görevlendirdiği Yüzbaşı Sinan Tekelioğlu ile İbo Osman Karaisalı gelerek teslim alıyorlar.

Meşhur Ankara Anlaşması da bu sayede imzalanmıştır.

44 kişilik Kuvvacı’lardan tek yaralı dahi olmamış, Dünya kamuoyuna rezil olan Fransızlar kendi istekleri, ile Adana’yı terk etmişlerdir.