Kara bir yıl oldu

Masada bırakılmış çay gibi gittikçe soğuyoruz hayattan. Dünya, son yıllarda iklim krizinin beraberinde getirdiği aşırı iklim olaylarıyla mücadele ediyoruz. 2023 bizim için kara bir yıl oldu. 6 Şubat deprem felaketi… Halen acısını çekiyoruz, 50 bin 783'vatandaşımız hayatını kaybetti, 107.204 yaralımız oldu. Böyle bir kara yıl yaşamayız inşallah bundan sonraki yıllarda.

Beklentilerimizin bizi ne kadar mutlu ettiği ya da ne kadar üzdüğü, beklediğimiz şeylere verdiğimiz önem ve değerle de ilgilidir. Beklediğimizin gerçekleşmesi ya da iyi bir sonuç bizi çok mutlu edebilir, sevindirebilir fakat daha kötü bir sonuç mutsuzluk verir. Aynen 6 Şubat depremi gibi depresyona girdik, halen de atlatamadık. Şimdi bizim 2024’ten ne beklentimiz olabilir?

Her yılsonu bir sonraki yıldan umutlanalım diyoruz, ama daha da kötü şeyler geliyor başımıza. Onun için, hayatın her zaman istediğiniz gibi olmasını beklemeniz hayal kırıklığına yol açabilir.

Son 3 yıla baktığımızda hayal kırıklığı… Adeta ‘Cehennemin provası’nı yaşadık.

2020 yılıyla birlikte hayatımıza giren Covid-19 virüsü çoğumuzun beklentilerini, umutlarını yok etti.

Covid-19 insanları eve hapsetti, 6 Şubat depremi ise sokağa hapsetti. Daha nasıl kara bir yıl demeyelim.

Sanırım çoğumuz 2023 yılının bitmesiyle her şeyin daha iyi olacağını düşünüyoruz. Çünkü 2023 yılında gerçekleşmemiş beklentilerimizin ve bu durumun bize getirdiği mutsuzluk hissinin yerini 2024 yılı için yeni oluşturduğumuz umutlarımızın, hedeflerimizin ve beklentilerimizin almasını istiyoruz.

Umut, olumlu gelecek beklentilerinin olumsuz gelecek beklentilerinden daha yüksek olmasıdır. Umutsuz olmamıza rağmen iklim krizinin, doğal felaketlerin ve savaşların yaşanmadığı bir 2024 olsun.