\n \nARTIK OLACAKLARIN FARKINDAYDI, ZAMANI TÜKENİYORDU\nİşte böyle acısını içine atan Murat Göğebakan, uzun tedavi sürecinin ardından hastaneden çıktı. Ancak aldatıldığı için hem maddi, hem de manevi olarak zayıflamıştı, borçlar da birikmişti. Bu yüzden hastaneden çıkar çıkmaz müzik çalışmalarına başladı, eşinden de boşandı. 2011’de ‘Aşıklar Yolu’, Mart 2012’de ‘Aşkın Gözyaşları’ adını verdiği albümünü çıkardı. Moralinin iyi olması gerekiyordu, hiç üzülmemesi lazımdı. Ancak yaşadıkları buna izin vermiyordu. Yuvası dağılmış, borç içerisinde kalmış ve sağlık durumu da ciddiydi. Çok geçmeden 2013 yılında hastalığı yeniden nüksetti. Hastaneye yeniden yatırıldı, çünkü bu kez gardı düşmüştü hastalık karşısında. Üzgün, kederli, belli etmese de biraz da kızgındı. Kendi değimiyle kanseri bir kez yenmişti, ama ihaneti yenemiyordu, unutamıyordu. Öylece devam edemiyordu hayata. Röportajlarında eski eşine laf söylememeye dikkat etse de, acısını saklayamıyordu. Yeniden bir aşka başlayacak ne takati, ne de zamanı vardı. Siyasete, gündelik politik olaylara pek girmese de kayıtsız da değildi. 2014’de dönemin başbakanı Erdoğan için ‘Uzun Adam’ şarkısı yazıp besteledi. Erdoğan da bunu karşılıksız bırakmadı, evinde ziyaret etti. Hastalık giderek ağırlaşıyordu. Lösemi artık teninde, yüzünde kendini belli ediyordu. Tekrar hastaneye kaldırıldı, artık olacakların farkındaydı, biliyordu, zamanı tükeniyordu. \n \nGÖĞEBAKAN, 31 TEMMUZ 2014’DE ARAMIZDAN AYRILDI\nAnnesine bir vasiyeti vardı. Anne Hatice Göğebakan; “Biliyordu öleceğini, biliyordu! Anne, bayramdan sonra ben gideceğim diyordu. Beni Adana’ya götürün, doğduğum topraklara götürün anne dedi. Son dileği benden o oldu evladımın.”\n24 Temmuz’da durumu ağırlaştı, hastaneye kaldırıldı. 7 gün sonra da bu dünyadaki çilesi sona erdi. 31 Temmuz 2014’de 45 yaşında ebediyete göç etti. Vasiyetinde istediği gibi Adana’da doğup büyüdüğü topraklara defnedildi. Murat Göğebakan’ın cenaze töreninde konuşan annesi; “Biliyor musunuz? Ben Ramazan Bayramını kutlamıyorum. Çünkü oğlum bayramın üçüncü günü vefat etti.”\nÖlümü tüm sevenlerini yasa boğsa da, en büyük acı yine ailesi, oğlu ve anne-babasına kalmıştı. Zaten tüm anne-babaların en büyük sınavı değil mi evlat acısı! Anne Hatice Göğebakan hem üzgün, hem kızgındı. “Oğlum kanseri yendi, ama ihaneti yenemedi” diyordu. Bir de borçları yüzünden çok yıprandığını söylüyordu. Anne Hatice Göğebakan; “Biliyor musunuz? Benim oğlum ikinci kemoterapiyi kabul etmedi. Benim oğlum kanserden kurtuldu, ihanetten ikinci defa hasta oldu.” \n \nKİMSENİN AHI KİMSEDE KALMIYOR!\nMurat Göğebakan’ın Adana’da başlayan çileli yaşamı, İstanbul’da sona erdi. Çoktan kabullendiği ölümü onu 45 yaşında alıp götürdü. Ancak kimsenin ahı kimsede kalmıyordu. Tarihler 6 Kasım 2020’yi gösterdiğinde tüm Türkiye Murat Göğebakan’ı bir kez daha hatırladı. 11 yıl evli kaldığı, kalbini çürüten sevdası, eski eşi Sema Bekmez şeker komasına girerek ibretlik bir şekilde 51 yaşında yaşamını yitirdi.\n \nMurat Göğebakan, şarkıları yaşayarak yazıp söylüyordu. Sahnelerde adeta kendinden geçiyordu. Modern bir aşık edasıyla söylüyordu. Belki de bu yüzden o şarkıları bu kadar çok sevildi, bu kadar çok beğenildi. \n \nYaşadığı olaylar nedeniyle Murat Göğebakan’ın hikayesi son zamanlarda kanserle ihanet kelimeleri arasında sıkıştırılıyor. Aslında, bu usta sanatçıya biraz da haksızlık. Çünkü o, bunlardan ibaret olmayan, daha fazlasını hak eden bir müzik adamıydı. \nEvet, sonu yürek burkan, kederli bir sondu! Ancak tüm bunların yanında o bir sanatçıydı ve geride sadece bu acıklı hikâyeleri değil, yıllardır eskimeyen nice eserler ve 14 albüm bıraktı. 90’lı yıllarda hediye ettiği ilk şarkısı hala dillerde ve yıllar geçse de eskimeyecek. \n \nMurat Göğebakan son konserinde kendisi için orada olan insanlara son sözü olarak bakın neler demiş; “Olur da bir daha görüşebilirsek nasip, görüşemezsek sizden rica ediyorum ‘hakkınızı helal edin… ‘ Ben o sandalyeye de hakkımı helal ettim.”\nHakkımız helal olsun, mekânın cennet olsun güzel insan Murat Göğebakan… \n \n
KAYNAK: https://www.instagram.com/ByAlada/