Pol Pot: Ev hapsinde öldü…
Kurduğu ve yönettiği Kızıl Kmerler adlı radikal komünist hareket ile verdiği gerilla savaşı sonucu Kamboçya yönetimini ele geçirdi ve 1975-1979 yılları arasında yönetti. Kentlerde yaşayan milyonlarca insanı zor kullanarak köylere yerleştirerek çiftliklerde ve pirinç tarlalarında çalıştı. Yaklaşık 1.5 milyon insanın çekiç, balta ve kürekle öldürme emri verdi. İktidarda olduğu süre içinde 7 milyonluk Kamboçya nüfusunun 3 milyon 300 binini katletti. 1979'da devrilince Kamboçya'nın ormanlık bölgelerine kaçtı ve burada gerilla hareketine devam etti. 1997'de tekrar başkenti ele geçirmeye çalıştı ancak başarısız oldu. Bunun üzerine yandaşlarınca ömür boyu ev hapsine mahkûm edildi. 1998'de kimi iddialara göre kalp krizi nedeniyle, Kızıl Kmerler'in iddialarına göre ise intihar ederek öldü.
***
Alfredo Stroessner: Ülkesinden kaçtı, sürgünde öldü…
1954 ve 1989 yılları arasında Paraguay'ı yöneten askeri diktatör. Latin Amerika'da 20. yüzyılın en uzun süren diktatörlüğünü kurmuştur. 4 Mayıs 1954'te Başkan Federico Chavez'i devirdi. Ardından yalnızca kendisinin aday olduğu bir seçimle devlet başkanlığına geldi. Bir yandan kırsal kesimdeki yoksullar ile kent işçilerinin huzursuzluğunu yatıştırmaya çalışırken, bir yandan da büyük toprak sahiplerinin ve işadamlarının çıkarlarını kolladı. Meclisi ve mahkemeleri yandaşlarıyla doldurdu. Altı kez art arda başkan seçilmesini meşrulaştırmak için 1967 ve 1977'de anayasa iki kez değiştirildi. Rejim karşıtlarına ağır baskılar uyguladı. 1983 ve 1988'de iki kez daha devlet başkanlığına seçilen Stroessner, Şubat 1989'da bir askeri darbeyle yönetimden uzaklaştırıldı. Darbeden sonra bir sonraki on yedi buçuk yıl sürgünde yaşayacağı Brezilya'ya kaçtı. Ölümünden önce ülkesine dönmek istedi ama hükümet izin vermedi. 16 Ağustos 2006'da sürgünde öldü.
Slobodan Milosevic: Lahey’de yargılanarak öldü…
Eski Yugoslavya'nın ve Sırbistan'ın Devlet Başkanlığını yaptı. Balkan Kasabı lakabıyla anılan savaş suçlusu Slobodan Milosevic, Bosna'da gerçekleştirdiği vahşi katliamlarda 250 bin kişinin ölümüne neden oldu. Savaş suçlarının dışında hakkında birçok yolsuzluk suçlaması da vardı. Yenilmez olduğunu düşünen Milosevic, 'Beni mahvedemezler ve kıramazlar!' diyordu... 2000 yılında yapılan seçimler ve ardından patlak veren isyanla iktidarı kaybeden Milosevic, önce Belgrad Cezaevi'ne gönderildi. Ardından Haollanda'nın Lahey kentinde kurulan Savaş Suçları Mahkemesi'nde yargılandı. 11 Mart 2006'da savaş suçlarından yargılandığı sırada Lahey'de öldü.
İdi Amin: Ülkesine dönebilmek için yalvardı, sürgünde öldü…
1971-1979 arasında devlet başkanlığı yapmış olan Ugandalı asker diktatör. İdi Amin'in yönetimi sırasında politik baskı, etnik ayrımcılığın yanı sıra insan hakları ihlalleri yoğun şekilde gözlemlendi. Uluslararası gözlemciler ve insan hakları gruplarının tahminlerine göre, 100 bin ila 500 bin insan, İdi Amin'in yönetimde olduğu dönemde öldürüldü. Ekim 1978'de Tanzanya tarafından desteklenen Uganda Ulusal Kurtuluş Ordusu adlı gerillaların saldırıları başladı. Sonunda 13 Nisan 1979'da isyancı gerillalar başkent Kampala'ya ulaşmadan önce, ülke dışına kaçtı. İdi Amin, hayatının geri kalanında Uganda'ya dönmesine izin vermesi için Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni'ye yalvardı ancak Yoeri izin vermedi. Amin, 16 Ağustos 2003 tarihinde, Cidde'de, hastanede öldü ve Cidde Ruwais Mezarlığına gömüldü.
***
Hiç yenilmeyecekmiş gibi yaşayan ancak sonu ibretlik olan diktatörler…
Linç edilenlerden sürgüne gönderilenlere, idam edilenlerden intihar edenlere kadar tarihe kötü nam salan diktatörlerin bazılarını paylaştım.
Halkına zulm eden, kişisel menfaatlerini halkın aleyhine kullanan, başarısız savaşlar ve başarısız yönetimleriyle kendi sonlarını hazırlayan diktatörleri sadece halk değil, tarih de affetmez.
Daha önce de belirttiğim gibi; gereğini yapmazsan, gereğini yaparlar! Sağlıcakla kalın…