İnsanoğlunun En Büyük Laneti: BÜYÜ! (2)

TARİHTE BÜYÜCÜLERE YAPILANLAR

Büyücüler, büyü yaptıkları insanların iradelerini yok etme gibi korkunç bir şeye yol açtıkları için, toplum tarafından her zaman korkularak bakılan insanlar olmuşlardır. Hatta büyü yaptıkları keşfedilen insanlara bu yüzden ağır cezalar vermişlerdir. Sürgüne yollama, idam etme, cadı diye düşünerek yakarak öldürme bunlardan bazılarıdır. Hatta insanlar büyücülerden o denli korkmuşlar ki çeşitli otlarla ilaç yapıp, hastalara şifa dağıtan kişileri bile büyücü diye düşünerek bu cezaları uygulamışlardır.

BİLİNEN BÜYÜLER

Çeşitli büyü yapma stilleri vardır. En bilineni küçük bir heykel ya da bebek üzerine kişiye yapılmak istenenlerin büyüsel formüllerle uygulanmasıdır. Orta çağdan kalma başka bir yöntem olan “şanlı el” ise asılan bir kimsenin elinin kesilmesiyle yapılırmış. Kesilen el kurutulur ve avucuna siyah bir mum konularak zehirlenmesi istenen insan için kullanılırmış. Bunun gibi birçok çeşidi bulunan büyüler amaçlarına göre 3’e ayrılmışlardır:

***

Ak büyü: Aşık olunan kişiyi kendine bağlamak, çiftlerin arasını düzeltmek, düşmanı dost yapmak, erkeği eve bağlamak amacıyla yapılır.

Kara büyü: Kişiyi bunalıma sokmak, kaza-belaya bulaştırmak, kişinin işlerinin ters gitmesine neden olmak, karanlık güçlerle iş birliği yapmak amacıyla yapılır.

Kırmızı büyü: Büyülerin en kötüsüdür. İnsanları öldürmek, akıllarını sakatlamak, intihara yol açmak, lanete bulaştırmak, ölülerle anlaşmak amacıyla yapılır.

BÜYÜ YAPANLARIN SONU…

Bu yazıyı yazmamın nedeni elbette insanları büyü ve büyücülüğe özendirmek değil. Yalnızca; özellikle köy-kasaba gibi mekânlarda hala bu tür uygulamalara girişenlerin aslında ne kadar tehlikeli bir işe bulaştıklarının farkına varmalarını istedim. Çünkü büyü yapan kişilerin bir büyüye maruz kalma olasılıkları normal insanlardan çok daha fazla. Yani bu demek oluyor? Büyüden kurtulmak, bu işe bulaşmaktan çok daha zor. Bunun sebebi yaratıcıdan istemek yerine, bu yola başvuranların bu sefer büyü onlara yapıldığında yaratıcıdan kendilerini korumasını istemelerinin saçma olmasıdır. Bu yüzden onlar bu işin haram olduğunu bilerek yaptıkları için bedelini ağır ödeyeceklerdir.13. yüzyılda yaşamış Arap hadis ve fıkıh bilgini İmam Nevevi de, “Sihir yapmak haramdır, büyük günahlardan olduğunda âlimler arasında ittifak vardır. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) sihir yapmayı yedi büyük günahtan biri saymıştır” demiştir. Dinimiz, büyünün her türlüsünü açıkça haram olarak nitelendiriyor. Çünkü büyü yapmak, arzu edilenleri Allah’tan istememek, Allah’ın iradesini yok saymaktır. Ki bu da açıkça şirktir. Ancak yapılan büyüyü bozmak için yapılan büyülerde bir sakınca olmadığı gibi, büyüye önlem almak için büyü öğrenmek de sakıncalı değildir.

***

Yine de bizim için en hayırlısı, büyünün hiçbir türlüsünü yapmayıp kendimizi dualarla korumamızdır.

Unutmayalım ki; biz iyinin yanında olup, doğru yoldan asla sapmazsak yolumuz hiçbir zaman bizi bataklığa çıkartmaz. Aman ha! Büyüden ve büyücülerden uzak durunuz…

Kaynak: http://kitabıneksiksayfaları.com/f/büyü-ve-büyücülük-tari̇hi̇