Olağanüstü bir kudret, acımasız hükümdarlar, kanlı suikastlar… \nYapımında 1 milyondan fazla işçinin öldüğü bir duvar... \nBu hikâye, Çin tarihinin en büyük hikâyesi. Korku, kan ve alın teriyle yazılmış bir hikâye. İnsanlığın bugüne kadar inşa ettiği en büyük, en zorlu yapı… Dünyanın 7 harikasından biri; Büyük Çin Seddi… \n\nBu hafta siz değerli okurlarımızla Çin Seddi’nin neden inşa edildiği, nasıl yapıldığı, yapımı sırasında insanların ne gibi zorluklarla mücadele ettiğini ve nasıl dünyanın 7’nci harikası olduğunu araştırıp, paylaşmak isterim.\n\nİşte muhteşem ihtişamı ve inanılmaz boyutlarıyla Çin Seddi…\n\nTÜRK VE MOĞOL BASKINLARINDAN KORUNMAK İÇİN YAPILDI\nTarih M.Ö. 221… Qin Shi Huang adında acımasız ama güçlü bir kral, çevresindeki tüm devletleri hâkimiyeti altına alarak kendi adıyla anılacak olan Birleşik Çin Devleti’ni kurdu. Çinliler ilk defa İmparator Qin Shi Huang sayesinde gelmiş ve ortak bir kültüre kavuşmuşlardı. Fakat bir sorun vardı! Yüzlerce yıldır çözülemeyen büyük bir sorun! Kuzeyliler…\nBozkırdan gelen sert, hızlı, gözü kara ve ne istediğini bilen atlılar. İyi okçular, Türk ve Moğol Kabileleri. Bir anda gelip her şeyi alıp gidiyorlar. Onlara dur diyebilecek bir güç yok. Çin İmparatoru Qin Shi Huang, ülkesinin çeşitli şehirlerine yapılan bu yağmaları önlemek, en azından yavaşlatmak için bir plan kuruyor. Büyük bir duvar inşa ettirme planı… İşte Çin Seddi’nin sistemli inşaatı böylece Türk ve Moğol baskınlarından korunmak için yapılmaya başlandı. Fakat o güne kadar dünya çapında yapılmış en büyük inşaat projesini hayata geçirebilmek için ne yeterli para, ne de yeterli organizasyon gücü vardı. Çin yeni bir devletti. Bu nedenle imparator acımasız bir planı ortaya attı. İnşaat hattı yakınında yaşayan bütün çiftçileri, ülkedeki mahkûmları, sürgün edilmiş olan tüm asilzade aileleri bu inşaatta çalışmaya zorladı. İlk duvarlar geleneksel Çin inşaatı usulünce sıkıştırılmış topraktan yapılsa da, inşaatta çalışan işçiler o kadar zor şartlarda hayatta kalmak zorundaydı ki; çölün sıcak güneşinde, karlı havanın dondurucu soğuğunda uzun ve ağır çalışma şartları altında birçoğu öldü. Çin Halkı için öylesine bir zulümdü ki, birçok Çinli bu baskıdan kurtulmak amacıyla Türk ve Moğol Kavimlerinin tarafına geçti. Ölenlerin ise devlet için abaküsteki sayılardan daha fazla önemi yoktu. \n\n***\n8 BİN 851 KİLOMETRELİK DEVASA BİR YAPI\nBugün bile Çin Seddi’nin inşaatında ölen Çinlilerin çektikleri acılardan dolayı birçok tapınak halen o günlerin acısını geleneklerinde, dualarında yaşatmaya devam ediyor. \n zamanında başlayan bu devasa proje, neredeyse 2 bin yıl boyunca aralıksız devam edecek ve 8 bin Qin Shi Huangİmparator 851 kilometre yan uzantılarıyla beraber de 21 bin kilometre uzunluğa erişecek. \nBiz ana hatta bakalım. Yani 8 bin 851 kilometrelik uzunluğa. Bunu şöyle düşünün; bir uçtan bir uca ülkemiz Türkiye bin 575 kilometre, yani neredeyse Türkiye’nin 6 katı uzunluğundaki devasa bir duvardan bahsediyoruz. Günümüzde ise yılda 50 milyon turist bu akıl almaz surları ziyaret ediyor. \n\nKudretli imparator Qin Shi Huang, öldüğü zaman kendine akıl almaz bir mezar yaptırdı. Böyle bir mezara Mısır Firavunları bile sahip değildi. Mezarın içinde binlerce heykel asker kralın sonsuz hayatında onun koruyuculuğunu yapıyor.
Terakota Ordusu olarak bilinen bu askerler bir ordunun tüm birimlerinden oluşuyor ve her biri gerçekçi bir sanat eseri. Bunun dışında kralın mezarına kendisiyle beraber gömülen birçok cariyesinin de özel bölümü var. Cariyeler henüz genç yaşta buraya gömülmek için zehir içmek zorunda bırakılarak öldürüldüler. Kralın mezarında cıvadan yapılan nehirler, yıldızları canlandıran tavan işlemeleri ve daha niceleri var. \n
\n
İmparatorun ölümünden sonra yaşanan taht kavgaları nedeniyle Çin yeniden zayıfladı ve Türk-Moğol Kabileleri ülkenin ortalarına kadar ilerlemeye başladı. Çin Seddi pek de işe yaramamıştı, hatta bozkır askerlerini yavaşlatmamıştı bile. Bu işgalleri önlemek için bu sefer de Çinililer evlilik bağı kurmayı planladılar. Birçok Çinli ve Türk prenses iki ülke arasındaki diplomatik evliliklerin bir parçası oldu. \n
\n
“EVİNE DÖNEN SARI KUĞU OLMAK İSTERDİM”\n
Çin’in şaşalı ve renkli şehir hayatından kopan prenseslerden biri bu durumu şöyle anlatıyor; “Ailem beni dünyanın uzak köşesinden biriyle evlendirip yabancı bir ülkeye gönderdi. Duvarları keçeden yapılmış yuvarlak çadır benim sarayım. Tek yiyeceğim kurutulmuş et, içeceğim ise kımız. Sürekli ülkemi düşünüyorum, kalbim parçalanıyor. Evine dönen sarı kuğu olmak isterdim.” \n
\n
Süreç içerisinde toplamda 20 farklı krallık Çin Seddi’ne eklemeler ve geliştirmeler yaptırdı. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, asla uğraşmamaları gereken bir adamdan vergi istediler. Bu adam tarihte yaşamış en büyük askeri deha olarak kabul edilen Moğol İmparatoru Cengiz Han. \n
Cengiz Han Çin Seddi’ni dört koldan aştı, Çin’in doğu kıyılarına kadar birçok yeri yakıp yıktı. Peki’ni yerle bir etti ve ülkedeki büyük zenginlikleri alıp geri döndü. Bir süre sonra da Moğollar Çin üzerinde uzun yıllar sürecek bir hâkimiyet kurdu. Kısaca Büyük Çin Seddi Orta Asyalı Kavimleri durduramamıştı. Hal bu ki bu duvar öyle zor yerlerden geçiyordu ki, bırakın buraya inşaat yapmayı, düşmanın bile bu dik uçurumları aşması neredeyse imkânsızdı. Düşünsenize; Çinli ustalar insanoğlunun aşmakta bile zorlanacağı yerlerden böylesine büyük bir duvarı nasıl da beceriyle geçirmişler, hayret doğrusu! (Devam Edecek…)\n
\n
KAYNAK: https://www.instagram.com/engindeniz_...